WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/408 E.  ,  2023/3367 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1599 E., 2022/267 K.
SUÇ : Çocuğun sarkıntılık suretiyle cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.kNiğde 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2021 tarihli ve 2019/71 Esas 2021/327 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun sarkıntılık suretiyle cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fırkasının (d) bendi ile 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 23.02.2022 tarihli ve 2021/1599 Esas, 2022/267 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik yapılan istinaf başvurularının kabulü ile kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fırkasının (e) bendi uyarınca beraatine dair karar verilmiştir.

3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2023 tarihli Tebliğnamesinde sanık hakkındaki hükmün "onanması" yönünde görüş bildirilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Özetle
Sanığın eylemlerinin cinsel amaç içerdiğine, sanığın aşamalarda dosyaya yansıyan delillere göre çelişkiler içeren ve suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, olay sırasında sınıfta ve mağdurenin yakınında oturan özellikle tanıklar ...., ...., .... ve ....'nin beyanlarının mağdurenin aşamalarda değişmeyen kendi içinde bütünlük arz eden beyanlarını doğrular mahiyette olduğuna, mağdurenin aşamalarda sanığın elini bacağına koyduğunda kısa süreli sıktığını net bir şekilde ifade ettiği, yukarıda belirtilen tanıkların da mağdurenin beyanlarında geçen fiziksel temas içeren eylemleri fark ettikleri kadarıyla gördüklerini belirtip ifade ettikleri, beyanların birbirlerini tamamlayıcı mahiyette olduğu ve mağdurenin anlatımını desteklediğine, yine tanıkların, sanığın özellikle kız öğrencilere daha samimi davrandığı, elini omuzlarına attığı, sarıldığı, saçlarını okşadığı, ellerini tıpışladığı, erkek öğrencilerle fazla ilgilenmediği şeklinde anlatımda bulunduklarına, mağdurenin kendisine yönelen eylemlerin cinsel amaç taşıyıp taşımadığını bilebilecek durumda olduğu ve olaydan sonra yaşadığı üzüntü ile birlikte aynı gün intikalin gerçekleştiğine, eylemlerin sanığın son ders saatinde öğrencileri serbest bıraktıktan ve öğrencilerin dikkatlerin öğretmen üzerinde bulunmadığı esnada ani ve kesik hareketlerle aşama aşama gerçekleştirilmiş olması gözetildiğinde, eylemlerin böyle bir ortamda gerçekleştirilme kolaylığı bulunduğu, bu hususun sanık lehine yorumlanmaması gerektiğine, bedensel temasın gerçekleştiği vücut bölgelerinin bir öğretmenin öğrenci ilişkisinde normal ve kabul edilebilir bir durum olmadığı, tüm bu hususlar dikkate alındığında sanığın normal öğretmen-öğrenci ilişkisi dışına çıkan yukarıda açıklanan eylemlerini cinsel amaçla gerçekleştirdiği ve öğretici nüfuzunu kötüye kullanarak sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunun tüm unsurlarıyla oluştuğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlere ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Özetle
Mağdurenin anlatımı doğrulayan tanık beyanları da dikkate alındığında sanığın mahkûmiyeti gerektiğine, suçtan kurtulmaya yönelik sanık savunmasına itibar edilmemesi talebine ilişkindir.

C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın atılı sıçu işlediğine, dokunma eylemlerinin cinsel saikle gerçekleştirildiğinin sabit olduğuna, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine, tanık beyanlarının mağdurenin anlatımlarını doğruladığına, sanığın teşdiden ve takdiri indirim nedenleri uygulanmadan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Mahkemece, katılan mağdurenin aşamalarda istikrarlı ve inandırıcı, tanıklar ...., ...., ...., .... ve ....'nin anlatımları ile desteklenen beyanlarına göre, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi öğretmeni olarak görev yapan sanığın ders esnasında katılan mağdurenin yanına gelerek eli ile katılanın bacağını sıkmak, daha sonra elinin katılanın eli ile avuç avuca gelecek şekilde ve parmaklar iç içe girmiş vaziyette 2-3 dakika kadar tutmak suretiyle üzerine atılı sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği maddi vakıa olarak kabul edilmiş, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmemiş, sanığın hukuki süreç başlığı altında yer alan şekilde mahkumiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
1. Sanığın Niğde Güzel Sanatlar Lisesinde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni olarak görev yaptığı, katılan mağdurenin ise aynı okulda öğrenim gördüğü, olay tarihinde sanığın mağdurenin bulunduğu sınıfta dersinin olduğu, bu sırada mağdurenin yanında sınıf arkadaşı ...'un oturduğu, yine sıranın ön ve yan taraflarındaki sıralarda ise mağdurenin tanık olarak dinlenen sınıf arkadaşlarının bulunduğu, sınıfın çoğunluğunun orada toplanmış olduğu, bu durum içerisinde ve ders esnasında sanığın en arka sırada oturan mağdurenin yanına geldiği, mağdurenin kafasını kendisinin karın bel bölgesine doğru çekip bastırdığı, mağdurenin çekilip sanıktan bırakmasını istemesi üzerine mağdureyi bıraktığı ve hemen sonrasında mağdurenin iki yanağını eli ile sıktığı ve "baba" kelimesini söyletmek istediği, mağdurenin ise bu durumdan rahatsız olarak söylemediği, sanığın mağdurenin yanından ayrılıp sınıftaki bir kısım başka öğrencilerle ilgilendikten sonra yine mağdurenin bulunduğu yere gelip yanına oturmasından sonra elini mağdurenin omzuna doğru attığı, elini kısa süreli mağdurenin bacağına koyduğu ve mağdurenin yan tarafında bulunan tanık ...'un yanına yaklaşması üzerine mağdurenin elini tutup kendi bacağının üstüne koymasından sonra mağdurenin sanığın hareketlerinden rahatsızlık duyup şarj aletini alma bahanesiyle ayağa kalktığı, sanığın da mağdurenin elini halen tuttuğu bir vaziyette ayağa kalkmasının akabinde mağdurenin elini bıraktığı kabul edilmiştir.
2. Eylemin gerçekleşme biçiminin kabulünde mağdurenin ve olaya ilişkin görgü tanıklarının beyanları esas alınmıştır. Soruşturma aşamasında her ne kadar mağdurenin anlatımında sanığın bacağına elini koyduğunu söyledikten sonra uzmanın sorusu üzerine sanığın elini bacağını koyduğunda biraz sıktığını ifade etmiş ise de, olayın diğer kısımlarını mağdurenin beyanları ile uyumlu şekilde aktaran görgü tanıklarının bu yönde bir ifadeleri bulunmadığı, diğer yandan birden fazla vücut bölgesine temasa ilişkin olarak yalnızca anılan temasla ilgili kabulün eylemin bütünlüğü ve gerçekleşme şekli içerisinde cinsel saikin tespitinde tek başına sonuca da tesirli olmadığı görülmüştür.
3. Somut olay, sanığın cinsel saikle hareket edip etmediğinin belirlenmesine ilişkindir. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede;
Yukarıda kabulü yapılan eylemlerde sanığın hareketleri mağdurenin cinsel bölgelerine yönelmemiştir. Olay kalabalık sınıf ortamı içinde, sınıfın tenha ve/veya başkalarının görmesini engelleyecek veya zorlaştıracak bir kısmında gerçekleşmemiştir. Tam tersine mağdurenin hemen yanında başka bir sınıf arkadaşının, yine oturdukları sıranın hemen ön ve yan taraflarında diğer sınıf arkadaşlarının bulunduğu, yine mağdurenin Çocuk İzlem Merkezindeki ifadesinin çözümüne göre sınıfın çoğunluğunun toplanmış olduğu yerde, herkesin her şeyi görmesinin mümkün olduğu ve esasen tanık beyanları ile de sabit olduğu üzere bir çok kişinin gördüğü ve şahitlik ettiği bir ortam içinde gerçekleşmiştir. Bedensel temasa konu vücut bölgeleri, temasın mahiyet ve derecesi de nazara alındığında, bahse konu bu ortam ve şartlar içinde bir kişinin cinsel saikle hareket ettiğinin kabulü yaşamın olağan akışına uygun düşmemektedir. Keza Yargıtay 9. Ceza Dairesinin ilâmları da aynı doğrultudadır. Sanığın olayın öncesine, genel davranış biçimine, buna bağlı olarak sanığın kişiliğine ilişkin kabullerin ise olay anına ilişkin amacının tespitinde ölçü olarak alınması ve olaya sirayet ettirilmesi hukuken mümkün değildir.
4. Dosya kapsamına göre, eylemlerin gerçekleştiği vücut bölgeleri, gerçekleşme şekli ve olayın meydana geldiği yer itibarıyla sanığın cinsel saikle hareket ettiği hususu şüphede kalmıştır. Olay bütünüyle ve maddi alemde gerçekleşen şekliyle mağdurenin hassasiyetini önemsemeyen sanığın öğretmen öğrenci ilişkisinin ve mesleğinin gereklerine uygun hareket etmemesi sonucu mağdurede gerçekleşen rahatsızlık ve iritasyonun bir yansıması olarak ortaya çıkmıştır. Keza mağdure de rahatsızlığını dile getirerek olayı intikal ettirmiştir. Bu haliyle disiplin soruşturmasını gerektirir ve bu konuda disiplin soruşturması da yapılarak sanık hakkında karar verilmiştir.
5. Ancak ceza yargılaması açısından sanığın bu eylemlerini cinsel arzularını tatmini amacıyla gerçekleştirdiğinin her türlü şüpheden uzak bir şekilde ispatlanması gerekir. Yer, zaman, ortam ve tarif edilen eylemler itibarıyla sanığın cinsel saik kastı belirlenmelidir. Cinsel saikin varlığı, sanığın eylem esnasında kendi iç dünyasında ortaya çıkan iradesinin ne olduğunun belirlenmesinden ibaret şekilde tespit olunmalıdır. Bu belirleme ise, sanığın hareketlerinin mağdurede oluşturduğu iritasyondan bağımsız olarak bedensel temasın gerçekleştiği vücut bölgeleri, eşlik eden sözler, olayın gerçekleştiği yer gibi objektif kriterler birlikte nazara alınarak yapılmalıdır.
6. Bu kapsamda olay değerlendirildiğinde; bedensel temasın gerçekleştiği vücut bölgeleri, hareketlerin sergileniş biçimi ile mahiyet ve derecesi, olayın meydana geldiği yer ve zaman, bedensel temasa eşlik eden sözlerin niteliği ve tüm dosya kapsamı birlikte nazara alındığında sanığın mağdureye cinsel saikle temas ettiğine, bu suretle atılı suçu işlediğine dair mağdurenin beyanları dışında mahkûmiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak kati ve yeterli delil elde edilemediği gözetilmeden, ilk derece mahkemesince sanığın beraati yerine yazılı şekildeki gerekçelerle mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan, sanık müdafii, katılan mağdure vekili ile katılan kurum vekilinin istinaf talepleri bu itibarla yerinde görülerek ilk derece mahkemesinin mahkûmiyete dair hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fırkası uyarınca kaldırılmasına, üzerine yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle aynı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
1. Olayın intikal şekli ve zamanı, katılan mağdurenin istikrarlı, tanık anlatımları ile doğrulanan beyanları nazara alındığında, mağdurenin öğretmeni olan sanığın ders esnasında sınıf içerisinde en arka sırada oturan mağdurenin yanına giderek ayakta iken önce katılan mağdurenin başını kendi karın bölgesine doğru bastırması, mağdurenin istemesi üzerine bırakması, hemen sonra mağdurenin iki yanağını eli ile sıkarak dudakları büzüşen mağdurenin 'Baba' demesini istemesi, ardından mağdurenin yanına oturarak elini omzuna atması, elini mağdurenin bacağına koyarak hafifçe sıkması, mağdurenin sıra arkadaşı tanık ....'nin yanına yaklaşması üzerine mağdurenin elini parmakları kenetlenir şekilde tutarak kendi bacağının üzerine koyması, mağdurenin sanığın eylemlerinden rahatsız olduğunu gören sınıf arkadaşı tanık ....'nin şarj aletinde bir sorun olduğunu bahane ederek mağdureyi çağırması ve mağdurenin tanık ....'nin yanına gitmek üzere kalkması üzerine sanığın eylemlerinin son bulması şeklinde fiziksel temas içeren eylemlerin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesinden dolayı sarkıntılık düzeyinde kaldığı, sanığın eylemlerini aşama aşama gerçekleştirmesi, mağdurenin sanığın eylemlerinden kaynaklanan rahatsızlığının diğer öğrenciler olan tanıklarca da fark edilir düzeyde olması ve ancak tanığın müdahalesi ile eylemlere son vermesi, sanığın ise mağdurenin yanına oturup elini omzuna attığını soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan savunmasında kabul etmesi, mağdurenin öğretmeni olan sanığın gerçekleştirdiği kabul edilen eylemlerin dersle ve öğretmen öğrenci ilişkisi ile bağdaşmayıp, eylemlerin niteliği ve temas edilen vücut bölgeleri itibarıyla cinsel duygularını tatmin amacına yönelik eylemlerin sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin esastan reddi yerine mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak beraat hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Bozma sebeplerine göre Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan mağdure ve Bakanlık vekilleri ile Bölge Adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 23.02.2022 tarihli ve 2021/1599 Esas, 2022/267 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdîren Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.05.2023 tarihinde karar verildi.