WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/402 E.  ,  2023/3967 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1799 E., 2022/1959 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı (sanıklar ve suça sürüklenen
çocuk için mağdure ...'e yönelik), müstehcenlik (sanık
... için mağdureler ... ve ...'ya yönelik, suça
sürüklenen çocuk ... için mağdure ...'e yönelik)
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Suça sürüklenen çocuk ... hakkında müstehcenlik suçu yönünden verilen beraat hükmünün 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kurulan diğer hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Zonguldak 3 Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2022 tarih ve 2021/174 E , 2022/203 K. sayılı kararı ile sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 43 üncü maddesi uyarınca 25 yıl hapis cezası, sanık ... hakkında aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci ve 62 inci maddeleri uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası, müstehcenlik suçundan ise sanık ... hakkında mağdureler ... ve ...'ya yönelik eylemleri nedeniyle aynı Kanunun 226 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi ve 43 üncü maddesi uyarınca mağdure sayısınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuk ...'in atılı müstehcenlik suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 01.11.2022 tarihli ve 2022/1799 Esas, 2022/1959 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Eksik ve hatalı inceleme ile karar verildiğine, hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, kabul anlamına gelmemekle birlikte zincirleme suça ilişkin hüküm ile 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanamayacağına ve saire ilişkindir.

B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdur beyanlarının aşamalarda çelişkili olduğuna ve dosya kapsamına göre hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

C. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Cinsel istismar suçu yönünden dosyada sanığın cezalandırılmasına yeter somut delil bulunmadığına, mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna ve saire ilişkindir.

D. Sanık ...'ın Temyiz İstemi
Tutarsız ve aşamalarda çelişkili mağdure beyanları ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.

E. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuk ... hakkında unsurları oluştuğu halde müstehcenlik suçundan beraat kararı verilmesinin yasalara aykırı olduğuna ve kurun lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
"Kolluk tarafından 21/12/2020 tarihinde tanzim edilen ihbar tutanağında; 21.12.2020 tarihinde saat 16:45'te Zonguldak Çocuk Şube Müdürlüğüne gelen ... Kız Anadolu İmam hatip Lisesi'nde görevli rehber öğretmen- psikolojik danışman ... *** gelerek okulunda 9.sınıf öğrencisi olan **** TC Nolu 2006 doğumlu ... *** isimli çocuğun 20.12.2020 tarihinde kendisine "özel durum var müsait olduğunuzda yarın görüşebilir miyiz?"diyerek mesaj attığını, kendisinin de 21.12.2020 tarihinde 14:10 da görüntülü konuşma randevusu verdiğini ancak çocuğun görüntülü konuşmayacağını belirttiğini ifade etmiştir. ... Hanım; 21.12.2020 tarihinde saat 14.10 da görüşmeye başladıklarını, görüşmede ...'in kendisine yaşını hatırlamadığı ve okula gitmediği bir dönemde babaannesinin evinde bulunan ismini vermediği akrabası tarafından evin alt kısmında tecavüze uğradığını, olay sonrasında annesinin kendisini tek gördüğünü ancak annesine bir bilgi vermediğini,
Sonrasında babası ile yolcu otobüsünde seyahat ettikleri esnada otobüsün arka kısmına oturmak istemesi ile babasının arkadaşının yanına oturduğunu, tünelde ortamın kararması ile babasının arkadaşının kendisinin cinsel organına oturttuğunu ve dokunduğunu, bu durum karşısında ses çıkararak babasının yanına gittiğini ancak ailesine bir bilgi aktarmadığını, olay sonrasında babasının eve geldiği bir gün otobüste çığlık atma sebebini sorması üzerine durumu anlattığını ancak konunun kapandığını ifade etmiştir. ... Hanım; ...'in kendisine yaşadığı olayları anlatmasının ardından anne ve babası ile aynı odada uyudukları esnada annesi ve babasının birlikte olduklarına şahit olduğunu ve durumun kendisini olumsuz etkilediğini eklemiştir.
... Hanım; iki sene öncesinde instagram üzerinden 22-23 yaşlarında olduğunu öğrendiği Sevim isimli bir şahıs ile tanıştığını, şahsın başta kız olduğunu sanmasına rağmen sonrasında erkek olduğunu ve kendisinin annesinin yeğeni olduğunu ve karşı köyden olduğunu gördüğünü, şahıs ile konuşmaya alıştığından dolayı iletişimi kopartmadığını, şahsın kendisinden fotoğraf ve video istediğini, kendisi ile iletişimi kopartmamak adına yolladığını, sonrasında ise kendisinin istememesine rağmen fotoğraf ve videolarının köye yayılması ile tehdit edildiğinden birlikte olduklarını, ikinci görüşmelerinde şahsın fotoğraf ve videoları sildiğini beyan ettiğini, bu tehditlerin sık ve süreklilik haline geldiğini, son olarak kendisini engellediğini,
Daha sonrasında yeğeni olarak belirttiği bir kişinin kendisine mesaj attığını, kendisi ile birlikte olmadığı taktirde kendisini para ile satacaklarını ifade ettikleri, sonrasında kişinin abisi ... ***'ye mesaj attığını, ancak abisini de tehdit ettiklerini (fotoğraf ve videoları etrafa dağıtmak ile tehdit), abisinin hesabı engellediğini, konunun bu şekilde kapandığım son üç gün içerisinde de babasının kendisine kötü davrandığını, online derslere girmesini engellediğini, şiddet içerikli davranışlar sergilediğini ve demir sopa ile dövmekle tehdit edildiğini, kurum bakımına alınmak istediğini ancak evine gelecek görevlilerden çekindiğini, çevrede oturan kişilerin görmesini ve öğrenmesini istemediğini bu sebeple sivil ekiplerin gelmesini istediğini beyan ettiğini ifade etmiştir. ... Hanım tüm konuşmanın ekran görüntülerini aldığını ve rızası ile Müdürlüğümüze teslim edeceğini ifade etmiştir.
Adli Tıp Şube Müdürlüğü' nün 22/12/2020 tarihli raporunda;
... ***'nin 22.12.2020 tarihinde tarafımızca yapılan muayenesinde; 2006 doğumlu, Beycuma’nın köyünde anne, baba, babanne, büyükbaba ve abisi ile yaşadığı, Zonguldak İmamhatip Lisesi'nde 9. sınıfa gittiği, derslerinin genel olarak iyi olduğu, 8. sınıftayken takdir aldığı, not ortalaması olarak sınıfta 1. olduğu, lise giriş sınavlarına daha önceden internet üzerinden tanıştığı Kayseri’de olduğunu bildiği ... *** adlı erkek arkadaşını düşündüğü için çalışamadığı ve bu yüzden sınavda düşük puan aldığını beyan etti. Bildiği bir hastalık yok, sürekli kullandığı bir ilaç yok, alkol sigara kullanımı yok.
Cinsel istismar olayı ile ilgili olarak görüşmede, 7-8 yaşlarındayken annesinin akrabası olan 20'li yaşlardaki ... adındaki kişinin kendisini evin bodrumuna götürdüğü ve ağzını kapatıp kucağına oturttuğu, cinsel organını kendi cinsel organına soktuğunu gördüğü fakat canının acımadığı ve kan görmediği, yine aynı dönemde babasıyla birlikte bindiği minibüste yer olmadığı için oturduğu babasının arkadaşının kucağında iken bu kişinin eliyle kendi cinsel bölgesini ellediği, sonra babasına bağırarak adamın kucağından indiği, babasına korktuğu için bunu o zaman söyleyemediği,
2 sene önce instagramdan tanıştığı ... *** (20-22 yaşlarında)ile arkadaş oldukları, ...’a göğüslerini ve cinsel bölgesini gösteren çıplak fotoğrafını attığı, bunudan sonra ...’ın kendisini fotoğraflarını yayarım diye tehdit ettiği, fotoğraflar yayılmasın diye onun istediklerini yaptığı ve 2018 Temmuz- Ağustos aylarında 2-3 kez ilişkiye girdikleri, ilkinde o bölgede kan gördüğü ve canının çok yandığı, her seferinde ...’ın cinsel organını kendi cinsel organına soktuğu, arkadan da yapmaya çalıştığı fakat kendisinin kabul etmediği için yapamadığı, ağzına da sokmaya çalıştığı, fakat kendisinin bunu kabul etmediği, prezervatif kullanma durumu olmadığı, her seferinde dışarı boşaldığı, 2020 de tahminen Nisan-Mayıs aylarında ... (22-23 yaşında) adındaki kişi ile 2 kez ilişkiye girdikleri, bu kişinin de her seferinde dışarı boşaldığı ve prezervatif kullanmadığı,
Haziran 2020 de ... *** adındaki kişi ile 1 kez ve Temmuz 2020’de de ... adındaki kişiyle 2 kez cinsel ilişkiye girdiği, ...'in de kendisini fotoğraflar ile tehdit ettiği, en son Eylül 2020 de de ... ***’in kendisini fotoğraflar ile tekrar tehdit ettiği için 1 kez ilişki yaşadığı, bunlarda da ön bölgeden ilişki olduğu ve dışarı boşaldıkları, bu kişilerden hiçbirinin cinsel ilişki öncesinde kendisini darp etmediği veya zor kullanmadığı, silahla korkutma durumu olmadığı, hepsinin köyde köprü altında veya ormanlık açık alanda olduğu, son olarak da internet üzerinden tanıştığı Samsun’da olduğunu bildiği ... *** adındaki bir kişiye çıplak fotoğraflarını attığını ifade etti. Cinselliğe dair bilgisi sorulduğunda, küçükken anne babası ile aynı odada yattıkları dönemde kendisinin uyumadığı fakat anne babasının uyudu zannederek odanın ışığını açtıkları ve cinsel ilişkiye girdikleri, yorganın altında kıpır kıpır hareket ettikleri, kuzenlerinin de bu konuları konuştukları için cinsel ilişkinin ne olduğunu küçük yaşta öğrendiğini beyan etti. 9-10 yaşlarında 4. sınıftayken ilk adetini görmüş. Genel olarak adetleri düzensizmiş. Son adetini 3 hafta önce görmüş.
Yapılan Adli Psikiyatik Muayenede; Özbakım iyi, ajite görünümde ses tonu ağlamaklı, duygudurum depresif, duygulanım uygun, sanrı varsanı tariflemiyor, suicid düşüncesi yok. Temel renkleri bildiği, devlet büyüklerini (Cumhurbaşkanı-... ...) bildiği basit matematik hesaplarını(5+7=12, 20-7=13, 5x5=25) bildiği, gün ay yıl kavramlarını bildiği, deyim sorulduğunda (damlaya damlaya göl olur) “azar azar birikir” olarak ifade ettiği, benzerlik farklılık sorulduğunda (kuş ile uçak arasında) farklılık “biri küçük biri büyük”, benzerlik “uçarlar” olarak belirttiği görüldü. Kent EGY testinde IQ: 93 bulundu. Çocukta akıl hastalığı veya akıl zayıflığı düşünülmedi.
FM: tahminen 150-155 cm boylarında 50 kg ağırlığında yaşında gösteren kız çocuğu, göğüs ve pubik kıllanma tanner evre 4. Haricen vücutta darp cebir izine rastlanmadı.
İç beden muayenesinde; labium majus ve minuslarda, vulva çevresinde travmatik bulgu görülmedi. Hymenin anüler yapıda ve fehvasının yaklaşık 2,5 cm olduğu, saat 3 ve 7 hizasında kaideye inen eski yırtıkları olduğu, diğer bölgelerde de hymenin alçak kenarlı olduğu görüldü.

Anal muayenede; anal mukozada ekimoz, fissür gibi akut tarvmatik lezyon görülmedi.Mağduresi bulunduğu "Çocuğun Cinsel İstismarı" olayına ilişkin olarak yürütülmekte olan soruşturma kapsamında; TCK. 103 maddesi kapsamında cinsel yönden istismara uğrayıp uğramadığı, vücudunda cinsel istismara uğradığı yönünde herhangi bir iz veya emare bulunup bulunmadığı, bu şekilde bir cinsel istismar fiiline maruz kalmış ise bu fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulmak suretiyle gerçekleşip gerçekleşmediği, akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği, gelişiminin yaşı ile uyumlu olup olmadığı hususlarında raporun düzenlenmesi istenen Ergin kızı 2006 doğumlu ... *** adına kayıtlı adli tahkikat evrakı ve muayene bulguları birlikte değerlendirildiğinde;
1-Kişinin yapılan harici beden muayenesinde yeni oluşmuş herhangi bir travmatik lezyon izlenmediği, fiziksel gelişiminin yaşıtlarıyla uyumlu olduğu,
2-Hymenin (kızlık zarı) intakt olmadığı (bakire olmadığı), saat kadranına göre 3 ve 7 hizasında vajen kaidesine kadar ulaşan eski yırtık saptandığı, dolayısıyla 10 (on) günden daha eski tarihte en az bir kez organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle vajinal yoldan ilişkiye girdiğine dair tıbbi bulgu olduğu,
3- Anal muayenede; kişinin anal yönden bir saldırıya uğradığına dair bulgu olmadığı, ancak anal yolla ırza geçme sonrası görülmesi beklenen ekimoz, mukoza veya sfinkter yırtığı gibi travmatik değişimlerin kişinin yaşı, fizik gelişimi, olay sırasında penis girişini kolaylaştırıcı kaygan madde kullanımı ile hile, tehdit ya da rıza gibi nedenlerle direncinin kırıldığı durumlarda anal sfinkterin çok büyük travmatik değişim olmaksızın penisin girişine müsait olacak şekilde genişleme yeteneğinin bulunmasının da tıbben mümkün olduğu dikkate alındığında, yapılan muayenede herhangi bir özellik görülmemesinin doğal olduğu, eldeki bulgulara göre kişinin anal yoldan ırza geçilip geçilmediğinin ayrımının yapılamadığı,
4-Adli Psikiyatrik Muayene bulgularına göre çocukta, çocukluk dönemi psikiyatrik sendrom arazı veya zeka geriliği tespit edilmediği, zihinsel gelişiminin yaşıtlarıyla uyumlu olduğu, beyanlarına itibar edilmemesi için tıbben bir nedenin olmadığı,
5- Cinsel yolla bulaşan hastalıklar açısından çocuğun bir Pediatri (Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları) Uzmanı tarafından takiplerinin yapılmasının uygun olduğu" belirtilmiştir.
Tanık Sıla *** karakolda alınan beyanında; 2019 yılında mağdurun yanına gelerek ... *** isminde bir sevgilisinin olduğunu, bu kişinin caminin yakınında bir yerlerde kızlığını bozduğunu ifade ettiğini, zorla ve rızası ile olduğuna dair herhangi bir şey söylemediğini ifade ettiği,
Tanık ... *** karakolda alınan beyanında; mağdurun ... *** ile bir dönem sevgili olduğunu, mağdurun ... ***' e fotoğraflar attığını sonra ...' ın bu fotoğrafları ailene ve köydeki insanlara gösteririm diye tehditte bulunduğunu anlattığını, sonra da ... *** ile köprü altında ve ormanlık alanda ilişki yaşadığını kendisine anlattığını, sonra da Ereğli'li olan Bolu ilçesinde yaşayan 10 yaş büyük biriyle yolun altında bulunan samanlıkta ilişkiye girdiklerini sonra da bu kişinin dönüş yolunda kaza yaptığını öğrendiğini, bu kişinin kendisine internet paketi yüklediğini, ... *** ile sevgili olduklarını ve onunla da ilişki yaşadıklarını ancak nerede yaşadıklarını anlatmadığını, sevgili olan şahısların kardeşine hediyeler aldıklarını söylediğini, anlattığı şahıslardan ... ***' in kendisini birkaç defa arayarak kardeşinle beni buluştur yoksa kardeşine ait fotoğrafları yayarım diye tehdit ettiğini ifade etmiştir.
Tanık Reyhan *** karakolda alınan beyanında; o dönemde mağdurun okulunda vekil öğretmenlik yaptığını, 2019 yılının ikinci döneminde sosyal medya üzerinden tanıştığı biriyle görüştüğünü bu kişi ile cinsel birliktelik yaşadığını ağlayarak anlattığını, bu sırada isim telaffuz edip etmediğini hatırlamadığını, ancak kendisinin hayal kurduğunu düşündüğünü ifade ettiği anlaşılmıştır.
Tanık ... *** kollukta alınan beyanında; ... *** isimli şahısla 2019 yılı Aralık ayında instagram üzerinden arkadaş olduk, kendisi bana arkadaşlık isteği göndermişti, bende kabul ettim ve bu şekilde arkadaşlığımız başladı, kendisiyle yüz yüze hiç görüşmedim, bazen telefonla bazen de instigram aracılığıyla yazıştık, İlk tanıştığımız zamanlar ... bana yaşının 18 olduğunu söyledi, sonra beni annesiyle ve abisiyle telefonda tanıştırdı. ... ile yaklaşık 2,5 -3 ay konuştuk. Meryemin abisi bana Meryemin yaşının 13 olduğunu söyledi, bende bunu öğrenince ... ile olan irtibatımı kestim, Kendisiyle de bir daha görüşmedim. Meryemle görüştüğümüz dönemlerde kendisini ... *** isminde birinin tehdit ettiğini bana söyledi ve benden ... la konuşmamı istedi, bana Yaşarın numarasını verdi, ... ı aradım ve Meryemi tehdit etmesi halinde kendisini Polise şikayet edeceğimi söyledim, o da tamam, bir daha olmaz dedi. ... in bana ... ile olan yazışmaları gönderip göndermediğini hatırlamıyorum, şu an telefonumda ... ile ilgili hiç bir şey yoktur. Benim bu konu ile ilgili bildiklerim bundan ibarettir" demiştir.
Tanık ... *** yargılama sırasında talimatla alınan beyanında: "Ben ... *** ile 2019 yılınan Aralık ayında instagram adlı sosyal paylaşım sitesinde arkadaş olduk, konuşmaya başladık, ilk başta bana 18 yaşında olduğunu söyledi, sonrasında 13 yaşında olduğunu öğrenince ben kendisiyle irtibatı kestim, ... *** beni tehdit ediyor diye bana anlatmıştı, istediklerimi yapmazsan fotoğraflarını ailene atarım diye tehdit ettiğini anlattı, bende ...'ı arayarak bu yaptığının yanlış olduğunu ...'i tehdit etmemesi gerektiğini söyledim, ... bana bunları yanlış hatırlamıyorsam 2020 yılının Şubat ayında anlatmıştı. Müşteki ... bana ... isimli bir şahıstan bahsetmedi, ...'le arkadaşlığımı 2020 yılının Mart ayında bitirdim, sonrasında ...'in numarasını ve hesaplarını engelledim, yaklaşık 3 ay önce ... beni başka bir numaradan arayarak seni tanık olarak yazdırdım diye haber etti, biz ... ile başka bir şekilde görüşmedik, ... ...'la olan yazışmalarının ekran görüntüsünü bana atmıştı, ancak şuanda ne yazdığını hatırlamıyorum, telefonumu değiştirdiğim içinde o fotoğraflar silindi." demiştir.
Mağdura ait telefon üzerinde yapılan inceleme sonucunda tanzim edilen 29/03/2021 tarihli inceleme raporunda; 20/12/2020 tarihinde mağdurun kendi cinsel organına ait fotoğrafı çektiği (rapor sayfa 16), resim 5 (sayfa 17 kendi selfisini çektiği) mağdurun Cumhuriyet savcılığında alınan ikinci ifadesinde bu resimleri ... ***' e gönderdiğini ifade ettiği anlaşılmıştır.
Aynı raporun 23. Sayfasında mağdur ...' in kimliği tespit edilemeyen bir şahısla whatsap yazışmalarının bulunduğu, bu yazışmalarda özetle, karşı tarafın "yarın akşama kadar düşün cevabını ver yarın akşam sizin köy izler, bilmesin gerek yok grscz, bnd resm slcm herks kendi yoluna, yarın akşama kadar düşün cvbnı ver yarın akşam sizim köy izler." (resim13-15), Resim 16-21 de ise, karşı tarafın son kez cinsel ilişkiye girmek istediği, aksi takdirde ailesinin ve köyün videoları izleyeceğini ifade ettiği, son kez ilişkiye girerlerse görüntüleri yanında sileceğini söylediği görülmüştür. Mağdur Cumhuriyet Savcısı huzurunda alınan ikinci ifadesinde bu mesajların ...' ın gönderdiği ve kendisinin erkek arkadaşına gönderdiği mesajlar olduğunu ifade etmiştir.
Raporun 31 ve 32. Sayfalarında ... *** ile ... isimli şahsın arasındaki 22/12/2020 tarihli mesajlaşmaların bulunduğu, ... isimli şahsın " Kızda şikayetçi olmuş, beni rahatsız ediyorlar diye, ... zaten muhabbeti çoktan kesmiş, kız ...' in ismini de vermiş, abisi de ... konuşalım bir diye numarasını istiyor, çocuğun başı belaya gidecek yoksa, senin bana bu kızın numarasını bulman lazım "dediği, ...' ın ise "ben bir yıldır konuşmuyorum kızla ben de ne numarası var ne de hesabı " diye cevap verdiği ...' in de " ailesinden birinin numarası var mı, bu ...'da kızla konuşmuş " dediği görülmüştür.
Sanık ... *** hakkında Körfez Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen şantaj soruşturması kapsamında, sanığın başka bir kadından çıplak resimlerini istediği, kabul edilmemesi üzerine arkadaşlarına ve çocuklarına atmakla tehdit ettiğinden bahisle cep telefonunun mahkememizdeki yargılamaya konu olaydan sonra el konulduğu ve telefon üzerinde inceleme yapıldığı, bu inceleme sonucunda dosyamızla ilgili herhangi bir suç unsurunun bulunmadığı anlaşılmıştır.
Mağdurun mernis doğum tutanağının incelenmesinde; mağdurun Zonguldak Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi' nin 26/10/2006 tarih ve 2290 sayılı raporuna istinaden nüfusa kaydedildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucunda; Sanık ... *** Yönünden;
Sanığın mağdurun annesi olan Yeter ***' nin dayısının oğlu olduğu, olay tarihi olan 2018-2019 yıllarında taraf beyanlarından anlaşılacağı üzere sanığın kendisini bayan olarak tanıttığı sosyal paylaşım sitesi üzerinden sanığın arkadaşlık teklif etmesi üzerine tanıştıkları ve görüşmeye başladıkları, bu görüşmelerde sanığın yargılama sırasında alınan " ...buna rağmen bana çıplak fotoğraflarını attı" şeklindeki ikrarı ile mağdurun beyanlarından anlaşılacağı mağdurun sanığın isteği üzerine kendisine ait çıplak resim ve videoları sanığa gönderdiği,
İlerleyen süreçte mağdurun evden kaçarak sanıkla buluştuğu, mağdurun soruşturma aşamasında ÇİM' de alınan beyanlarında bir kez ilişkiye girdiklerini söylemesine rağmen, olayın ortaya çıkmasına sebep olan ve öğretmenine gönderdiği mesajlardan, mağdurun ATK Şube Müdürlüğü tarafından yapılan muayenesindeki beyanlarından, yargılama sırasındaki beyanlarından ve sanığın kaçamaklı savunmalarından (sanık iki kez demiştir) anlaşılacağı üzere, birden fazla kez cinsel ilişkiye girdiklerinin sabit olduğu, sanığın aşamalarda alınan savunmalarında, mağdurun kendisini 17 yaşında olarak tanıttığını ifade ettiği, sanığın ilk celsede ikinci kez buluşmalarından sonra mağdurun yaşını yaşını 13-14 olarak söylediğini ifade etmesine rağmen üçüncü celsede 14-15 olarak söylediğini ifade ettiği, sanığın bu beyanlarına bakıldığında suçtan kurtulmak için farklı beyanlarda bulunduğunun anlaşıldığı gibi mağdurun aşamalardaki tüm açıklamalarında ilk buluşma dışındaki ilişkilerin sanığın çıplak fotoğraflarını yayacağından bahisle tehdit etmesi üzerine gerçekleştiğini ifade ettiği, dosya içerisinde bulunan dijital metaryal inceleme raporunun 23. Sayfasında bulunan ve sanık tarafından kabul edilen bu yazışmalarda özetle, karşı tarafın "yarın akşama kadar düşün cevabını ver yarın akşam sizin köy izler, bilmesin gerek yok grscz, bnd resm slcm herks kendi yoluna, yarın akşama kadar düşün cvbnı ver yarın akşam sizim köy izler." (resim13-15), Resim 16-21 de ise, karşı tarafın son kez cinsel ilişkiye girmek istediği, aksi takdirde ailesinin ve köyün videoları izleyeceğini ifade ettiği, son kez ilişkiye girerlerse görüntüleri yanında sileceğini söylediği görülmüştür." şeklindeki gönderdiği mesajların sanığın mağduru tehdit ettiğinin anlaşıldığı, bu tehdit olayını tanık ... ***'ın ve SSÇ ...'in yargılama sırasındaki beyanlarıyla da doğrulandığı, hatta ...'in sanık ...'ı arayarak bu yaptığının yanlış olduğunu ifade ettiği, mağdurun tehditle ilişkiye girdiğine ilişkin beyanlarının yukarıda belirtilen mesajlaşmalardan ve beyanlarından anlaşıldığından, mağdurun da ifade ettiği üzere ilk ilişki dışındaki cinsel ilişkilerin rıza dışında tehdit ile gerçekleştiği, ayrıca bu mesajlardan sanığın mağdurun gerçek yaşını öğrenmesi üzerine görüşmek istemediğine ilişkin savunmalarının da gerçeği yansıtmadığının anlaşıldığı, yaşının küçük olduğunu öğrendikten sonra görüşmeyi kestiğini söyleyen bir kişinin daha sonra bu mesajları atmasının hayatın olağan akışına aykırı oluğu, sanığın kabul edilmeyen savunmasına göre dahi 15 yaşından küçük olduğunu bildiği mağduru cinsel ilişki için tehdit ettiğinin ortada olduğu,
Sanık ve müdafiinin, rıza ile gerçekleşen ilişkide mağdurun yaşını büyük söylediğini iddia ettikleri, mağdurun hastane doğumlu olması sebebiyle doğum tarihinin doğru olduğu, dolayısıyla mağdurun suç tarihi olan 2020 yılı ve öncesinde henüz 15 yaşından küçük olduğu, tıp alanında uzmanlaşmış, insan biyolojisi ve fizyolojisini herkesten daha iyi bilebilecek olan ATK Uzmanı tarafından suç tarihinden sonra 22/12/2020 tarihinde yapılan muayenede mağdurun fiziksel gelişiminin yaşıtlarıyla uygun olduğunu raporladığı, suç tarihinin rapor tarihinden daha önce olması sebebiyle muayene tarihinde dahi 15 yaşından küçük olan mağdurun muayene tarihinden önce 15 yaşından daha büyük göstermesinin mümkün olmadığı, dosya içerisinde bulunan dijital inceleme raporundaki mağdura ait resimler, mağdurun ÇİM' de alınan ifade sırasındaki görüntüsü dikkate alındığında fiziksel görünümünün yaşından büyük göstermediği, orta zekalı olan bir insanın mağdurun yaşını bilebileceği, bunun dışında sanığın mağdurun annesinin öz kuzeni olduğu yani akraba oldukları, her ne kadar sanık İstanbul'da yaşadığını beyan etmişse de sanığın hayvan alım satımı için mağdurun evine gidip geldiğinin mağdurun annesinin beyanı ile anlaşıldığı, sanığın da mağdurun evine gidip geldiğini kabul ettiği, her iki tarafın da hemfikir olduğu üzere mağdura sosyal medya üzerinden arkadaşlık isteği gönderen ilk kişinin de sanık olduğu, hayatın olağan akışında sosyal medya üzerinden tanıdık kişilere arkadaşlık isteği gönderildiği, sanığın kollukta alınan beyanında da mağduru 2018 yılında mağdurun yaşadığı köyde hayvan alım satımı yaparken görmesi üzerine sosyal medya üzerinden eklediğini ifade ettiği, sanığın, tüm bunlara rağmen mağdurun yaşını bilmemesinin mümkün olmayacağı, TCK 30 maddesinde belirtilen hatanın kaçınılmaz esaslı bir hata olması gerektiği, hayat tecrübeleri, sosyal ilişkilerine göre gerçek durumu bilebilecek durumda ve buna rağmen sadece sözle hareket edilirse burada esaslı hatadan bahsedilmesinin mümkün olmayacağı, kaldı ki, yukarıda anlatıldığı şekilde mağdurun yaşını öğrendikten sonra ilişkiye girmediğini söyleyen sanığın, daha sonra ilişki için tehdit mesajları göndermesi sebebiyle bu savunmalarının kendisini suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun açık olduğu,
Bu şekilde sanığın 2020 yılı ve öncesinde (2018 yılında tanıştıklarının anlaşılmasına göre 2018-2020 yılı içerisinde bilinemeyen zaman dilimi içerisinde) birden fazla kez 12-15 yaş aralığında bulunan mağduru tehdit etmek suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği sabit görüldüğünden sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığın üzerine atılı suçu aynı suç işleme kararı kapsamında değişik zamanlarda işlemesi sebebiyle TCK 43/1 maddesi uyarınca cezasının 1/4 oranında artırım yapılmıştır. Sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni olarak kabul edildiğinden TCK 62/1 maddesi uyarınca cezasından 1/6 oranında indirim yapılmıştır.
Sanığın mağdur ile 2020 yılı yaz aylarında mağdurun çıplak olduğu halde görüntülü konuştuğu bu şekilde cinsel taciz suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanığın suçlamayı kabul etmediği, yanında olduğu ifade edilen SSÇ ...' in de mağdurenin bu beyanlarını doğrulamadığından sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak inandırıcı kesin net delil elde edilemediği anlaşılmakla; yüklenen fiilin sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle beraatine karar verilmiştir.
Sanığın mağdureyi cinsel birliktelik için zorladığı, buluşmazlarsa görüntüleri ailesine ve köye izleteceğini söylediği, mağdurenin bu beyanının dijital inceleme raporunda tespit edilen yazışmalarla sabit olduğu gibi tanık ... ***' ın beyanlarının da mağdurun beyanlarını desteklediği, mağdurenin alınan beyanlarında bu yazışmadan sonra sanıkla cinsel ilişkiye girdiğini ifade etmesi, tehdit suçunun cinsel istismar suçunda ağırlaştırıcı neden olup TCK 103/4 maddesinde düzenlenmesi karşısında şantaj suçundan ayrıca hüküm kurulmasının mümkün olmadığından hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mağdurenin alınan beyanlarında sanığa çıplak resimlerini gönderdiğini ifade ettiği, sanığın da alınan savunmalarında bu hususu doğrulayarak mağdurun kendisine çıplak resimleri gönderdiğini ve hatta kendisinin de ona gönderdiğini ifade ettiği, dijital inceleme raporunda da sanığın mağduru bu görüntüleri yaymakla tehdit ettiğinin anlaşılması, sanık hakkında TCK 226/1-a ve TCK 226/3-1.cümle maddesi kapsamında açılmış bir kamu davası bulunmadığından; mağdureye çıplak resimlerini göndermesi şeklindeki eylem sebebiyle TCK 226/1-a maddesi uyarınca; mağdurenin çıplak resimlerini göndermesini sağlamak şeklindeki eylemi sebebiyle TCK 226/3-1.cümle uyarınca karar kesinleştiğinde gereğinin takdir ve ifası için suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında mağdur ... ***’ye yönelik cinsel amaçla çocuğu hürriyetinden yoksun kılma suçundan karar kesinleştiğinde gereğinin takdir ve ifası için suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir.
Sanık ... *** yönünden;
Sanığın mağdur ...'e yönelik eylemleri açısından; Mağdurun soruşturma aşamasında alınan beyanlarında sanıkla rızası ile Haziran 2020 tarihinde cinsel ilişkiye girdiğini ifade ettiği, yargılama sırasında alınan beyanlarında ise, ilişkiye girdiği tarihi hatırlamadığını ancak o dönemde 13 yaşında olduğunu ifade ettiği, sanığın alınan savunmalarında ise 2019 yılı ... ayında mağdurla ilişkiye girdiğini söylediği ancak mağdurun soruşturma aşamasında ÇİM' de ve ATK Şube Müdürlüğü' nde eylemin Haziran 2020 tarihinde gerçekleştiğini ifade etmesi, yargılama sırasında ise tarihi hatırlamadığını söylemesine rağmen " İlk ... ile cinsel birliktelik yaşadım. Sonrasında sırası ile ..., sonra ... ve sonra ... ile cinsel birliktelik yaşadım." şeklinde beyanlarda bulunduğu, dosyaya sunulan 20/01/2021 tarihli analiz raporuna göre mağdurun sanık ... ile görüşme kayıtlarının tümünün 2020 yılı içerisinde olduğu, bu aşamada sanık ... ile mağdurun ilişkisinin 2020 yılı içerisinde olması sebebiyle sanık ...'ın eyleminin 2020 yılı içerisinde gerçekleştiğinin açık olduğu, sanık her ne kadar mahkememizin son celsesinde kendisinden önce ... ile mağdurenin cinsel ilişkiye girdiğini bilmediğini ifade etmişse de, sanığın mahkememizin ilk celsesinde yapılan sorgusunda ve soruşturma aşamasındaki ifadesinde diğer sanık ...'ın kendisinin dayısı olduğunu ve mağdurun ... ile ilişkiye girdiğini kendisine söylediğini, yani sanığın mağdurun kendisinden önce ... ile cinsel ilişkiye girdiğini bildiğini beyan ettiği, mahkememizin son celsesindeki bilmediğine yönelik beyanının suçtan kurtulmaya yönelik olarak değerlendirildiği, sanık ...'ın eylemlerinin 2018-2020 yılları arası olduğu gözetildiğinde ve mağdur, sanık ... ile birlikteyken sanık ... ile birlikte olmadığına, arada 2020 yılında ... ile birlikte olduğuna göre sanık ...'ın mağdur ile 2019 yılı içerisinde birlikte olmadığının sabit olduğu buna göre sanığın suç tarihinde 18 yaşından büyük olduğu, dolayısıyla TCK 31 maddesi hükümlerinin uygulanma ihtimalinin bulunmadığı,
Sanığın mağdurun yaşını 15-16 olarak bildiğini savunmasına rağmen mağdurun hastane doğumlu olması sebebiyle doğum tarihinin doğru olduğu, dolayısıyla mağdurun suç tarihi olan 2020 yılında henüz 15 yaşından küçük olduğu, tıp alanında uzmanlaşmış, insan biyolojisi ve fizyolojisini herkesten daha iyi bilebilecek olan ATK Uzmanının suç tarihinden sonra 22/12/2020 tarihinde yapılan muayenede fiziksel gelişiminin yaşıtlarıyla uygun olduğu raporladığı, suç tarihinin rapor tarihinden daha önce olması sebebiyle muayene tarihinde dahi 15 yaşından küçük olan mağdurun muayene tarihinden önce 15 yaşından daha büyük göstermesinin mümkün olmadığı, dosya içerisinde bulunan dijital inceleme raporundaki mağdura ait resimler, mağdurun ÇİM' de alınan ifade sırasındaki görüntüsü dikkate alındığında fiziksel görünümünün yaşından büyük göstermediği, orta zekalı olan bir insanın mağdurun yaşını bilebileceği, mağdurun annesinin beyanına göre sanığın mağdurun annesinin teyzesinin torunu olduğu yani sanık ve mağdurun akraba oldukları, sanığın kovuşturma aşamasındaki savunmasında mağdurla yüzük takma aşamasından döndüklerini ifade ettiği, sanığın nişanlanma seviyesine geldiği kız arkadaşının yaşını bilmemesinin mümkün olmadığı, bunun yanında, mağdur ile aynı ilk okul ve orta okulda eğitim gördüğünü ve kendisinden küçük olduğunu bilen, 2005 ve 2007 tarihli iki kız kardeşi olan, bu kız kardeşlerinin yaşına göre sınıflarını bilen/bilebilecek olan sanığın 2020 yılı Eylül ayı itibariyle liseye başlayan mağdurun suç tarihinde 15 yaşından küçük olduğunu bilmemesinin mümkün olmadığı, TCK 30 maddesinde belirtilen hatanın kaçınılmaz esaslı bir hata olması gerektiği, hayat tecrübeleri, sosyal ilişkilerine göre gerçek durumu bilebilecek durumda ve buna rağmen sadece (savunmaya göre) sözle hareket edilmesi halinde burada esaslı hatadan bahsedilmesinin mümkün olmayacağı, kaldı ki mağdurenin de alınan beyanlarında ısrarla doğru yaşını söylediğini ifade ettiği, mağdurun aşamalardaki sanıklarla ilgili tüm beyanlarının toplanan delillerle desteklenmesi karşısında bu beyanına da itibar edilmesinin gerektiği, ayrıca ifadelerinde rızası ile ilişkiye girdiğini söyleyen mağdurun, sanığa iftira atmasının yani yaşını saklamasını gerektirir bir hususun bulunmadığı, sanık ve mağdurun bir kere ilişkiye girdiklerine yönelik tutarlı beyanları karşısında sanığın 12-15 yaş aralığında bulunan ve rıza açıklama ehliyeti bulunmayan mağdura karşı organ sokma suretiyle cinsel istismar suçunu işlediği sabit görüldüğünden cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni olarak kabul edildiğinden TCK 62/1 maddesi uyarınca cezasından 1/6 oranında indirim yapılmıştır.
Sanık hakkında mağdur ... ***’ye yönelik cinsel amaçla çocuğu hürriyetinden yoksun kılma suçundan karar kesinleştiğinde gereğinin takdir ve ifası için suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir.
Sanığın mağdur ...' ya yönelik eylemleri açısından;
Sanığın suç tarihi olan 2020 yılı içerisinde henüz 15 yaşını tamamlamamış mağdur ile arasında gönül ilişkisinin bulunduğu, dosya içerisinde bulunan dijital inceleme raporu ve ekindeki CD' den anlaşılacağı üzere, sanığın mağdur ile 27/09/2020- 02/10/2020 tarihleri arasında farklı zamanlarda whatsapp üzerinden yazıştıkları, bu yazışmalarda sanığın cinsel duygularını tatmin amacıyla sözler söylediği "yorganın altına sokardım seni, öptüm her yerini, göbeğini öperim sonra yukarı çıkarım, ...evlenmeden önce sahip olmak istiyorum sana... Pntolununu çıkarıyorum.. " şeklinde devam eden mesajlar göndermek suretiyle cinsel tacizde bulunduğu, aynı görüşmeler içerisinde sanığın mağdura 27/09/2020 ve 02/10/2020 tarihinde kendi cinsel organının resmini gönderdiği, mağdurenin de 02/10/2020 ve 01/10/2020 tarihinde göğüsleri açık şekilde resmini gönderdiği, 27/09/2020 tarihinde ise mağdurun cinsel organının açık şekilde resmini gönderdiği anlaşılmıştır.
Sanığın suç tarihinde henüz 15 yaşından küçük olan mağdurla yaptığı görüşmelerde mağdura kendi cinsel organının resimini göndermek suretiyle TCK 226/1-a maddesi ile TCK 105 maddesindeki cinsel taciz suçunu işlediği, bu görüşmede ve devam eden görüşmelerde cinsel duyguları tatmin amacıyla farklı tarihlerde konuşmalar yaptığı, sanığın cinsel organının resmini göndererek müstehcenlik suçu ile ile cinsel taciz suçunu birlikte işlediği, buna göre TCK 44 maddesi uyarınca ağır olan cinsel taciz suçundan sorumlu tutulmasının gerektiği, sanığın görüşme kayıtlarının içeriğinde farklı tarihlerde bu suçu işlemesi sebebiyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının gerektiği anlaşıldığından cinsel taciz suçundan TCK 105/1-2.cümle,105/2-d,43 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir. Cinsel taciz suçuna konu görüntülerin içeriğinin sanığın cinsel organı olması ve bu görüntülerle birlikte mağdur ile telefonda sanal cinsel ilişki yaşaması nazara alındığında sanığın suç kastının yoğunluğu nedeniyle cezasında teşdit yapılmıştır.
Sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni olarak kabul edildiğinden TCK 62/1 maddesi uyarınca cezasından 1/6 oranında indirim yapılmıştır.

Sanığın suç tarihi itibariyle kasıtlı bir suçtan mahkum olmadığı, yargılama sürecinde dosyaya ve duruşma zabıtlarına yansımış olumsuz bir davranışının bulunmadığı ve sanığın sabit görülen cinsel taciz suçu yönünden aynen iade ya da tazmin sureti ile giderilebilecek zarar bulunmadığı, sanığın geçmişine göre aksine kanaat oluşturacak bir neden bulunmadığından sanığın yeniden suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat hasıl olduğu ve mahkememizin 14/06/2022 tarihli celsesinde hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına muvafakat ettiği anlaşıldığından sanık hakkında verilen hükmün CMK'nin 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Sanığın, mağdure ile yaptığı cinsel içerikli görüşmelerde mağdurun kendisine 01/10/2020 - 02/10/2020 - 27/09/2020 tarihli göğüsleri açık şekilde çekilmiş resimleri ile cinsel organını açık şekilde resimleri göndermesini sağlamak suretiyle, müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları, temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen kişileri kullanmak suçunu işlediği, bu suçu farklı zamanlarda işlemesi sebebiyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının gerektiği anlaşıldığından sanığın TCK 226/3-1.cümle,43 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni olarak kabul edildiğinden TCK 62/1 maddesi uyarınca cezasından 1/6 oranında indirim yapılmıştır.
Sanığın ...'ya yönelik eylemi açısından; suç tarihi olan Ağustos 2020 tarihinde on beş yaşından büyük olan mağdurla telefonla görüntülü ve yazılı olarak görüştükleri, bu görüşmede tarafların birbirlerine cinsel duyguları tatmin amacıyla sözler söyledikleri, birbirlerine cinsel organlarının resimlerini gönderdikleri, mağdurun 15 yaşından büyük olması sebebiyle rıza açıklama ehliyetine sahip olması sebebiyle cinsel taciz suçunun oluşmayacağı, ancak mağdurun henüz 18 yaşından küçük olması sebebiyle, yapılan bu görüşmelerde sanığın 18/08/2020 tarihinde kendi cinsel organının resmini göndermek suretiyle TCK 226/1-a maddesinde tanımlanan müstehcenlik suçunu işlediği sabit görülerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni olarak kabul edildiğinden TCK 62/1 maddesi uyarınca cezasından 1/6 oranında indirim yapılmıştır.
Sanığın suç tarihi itibariyle kasıtlı bir suçtan mahkum olmadığı, yargılama sürecinde dosyaya ve duruşma zabıtlarına yansımış olumsuz bir davranışının bulunmadığı ve sanığın sabit görülen müstehcenlik suçu yönünden aynen iade ya da tazmin sureti ile giderilebilecek zarar bulunmadığı, sanığın geçmişine göre aksine kanaat oluşturacak bir neden bulunmadığından sanığın yeniden suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat hasıl olduğu ve mahkememizin 14/06/2022 tarihli celsesinde hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına muvafakat ettiği anlaşıldığından sanık hakkında verilen hükmün CMK'nin 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Yine sanığın mağdurla yaptıkları 18/08/2020-19/08/2020 (devam eden) tarihindeki görüşmelerde cinsel konuşmalar sırasında sanığın mağdurenin gögüslerinin ve cinsel organının fotoğrafını göndermesini sağlamak suretiyle, 21/08/2020 tarihindeki görüşmede mağdurun çıplak fotoğrafı ile cinsel organını ellediği sıradaki fotoğrafını göndermesini sağlamak suretiyle müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları, temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen kişileri kullanmak suçunu işlediği, bu suçu farklı zamanlarda işlemesi sebebiyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının gerektiği anlaşıldığından sanığın TCK 226/3-1.cümle,43 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir. (görüntüler dijial inceleme raporunun ekindeki CD içerisinde mevcuttur)
Sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni olarak kabul edildiğinden TCK 62/1 maddesi uyarınca cezasından 1/6 oranında indirim yapılmıştır.
Sanığın, kimliği tespit edilemeyen ancak yabancı olduğu anlaşılan bir kız ve erkek çocuğunun çıplak resimlerini kaydettiğinin dijital inceleme raporundaki 34 nolu fotoğraftan anlaşıldığı, görüntülerdeki iki kişinin çocuk olduğunun çok açık olması sebebiyle rapor alınmasına gerek bulunmadığı anlaşıldığından sanığın TCK 226/3-2.cümle maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni olarak kabul edildiğinden TCK 62/1 maddesi uyarınca cezasından 1/6 oranında indirim yapılmıştır.
Sanığın suç tarihi itibariyle kasıtlı bir suçtan mahkum olmadığı, yargılama sürecinde dosyaya ve duruşma zabıtlarına yansımış olumsuz bir davranışının bulunmadığı ve sanığın sabit görülen müstehcenlik suçu yönünden aynen iade ya da tazmin sureti ile giderilebilecek zarar bulunmadığı, sanığın geçmişine göre aksine kanaat oluşturacak bir neden bulunmadığından sanığın yeniden suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat hasıl olduğu ve mahkememizin 14/06/2022 tarihli celsesinde hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına muvafakat ettiği anlaşıldığından sanık hakkında verilen hükmün CMK'nin 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Suça Sürüklenen Çocuk ... ile ilgili olarak; Mağdurun aşamalarda alınan tüm beyanlarında, SSÇ ile 2020 yılı içerisinde ormanlık alanda iki kez rızası ile cinsel ilişkiye girdiğini ifade ettiği, sanığın da 2020 yılının yaz aylarında ailesinin yanına geldiğinde ...'in kendisinden ...'ın telefonundaki resimleri silmesi konusunda yardım istemesi ile iletişime geçtiklerini ifade ettiği, bu şekilde SSÇ'nin mağdure ile tanışmalarına yönelik beyanını doğruladığı, SSÇ'nin mağdurla cinsel ilişkiye girdikleri iddialarının hiç birini kabul etmediği, sanığın mağdur ile aralarındaki süreklilik arz eden telefon görüşmelerini ise sanık ...'ın yaptığını iddia ettiği ancak; telefon görüşmelerinin gece vakti olması karşısında sanığın savunmaları hayatın olağan akışına aykırı olduğundan suçtan kurtulmaya yönelik olarak değerlendirildiği, mağdurun hakkında hüküm verilen sanıklarla ilgili tüm açıklamalarına bakıldığında, mağdurun tüm beyanlarının başka delillerle desteklendiğinden anlatımlarına itibar edilmesinin gerektiği, mağdurun suça sürüklenen çocuğa iftira atmasını gerektirir herhangi bir nedeninin bulunmadığı, bunun yanında sanık ...' ın dijital inceleme raporunda ... isimli şahısla yaptığı telefon görüşmelerinde ; ... isimli şahsın "Kızda şikayetçi olmuş, beni rahatsız ediyorlar diye, ... zaten muhabbeti çoktan kesmiş, kız ...' in ismini de vermiş, abisi de ... konuşalım bir diye numarasını istiyor, çocuğun başı belaya gidecek yoksa, senin bana bu kızın numarasını bulman lazım "dediği, ...' ın ise "ben bir yıldır konuşmuyorum kızla ben de ne numarası var ne de hesabı diye cevap verdiği " ...' in de " ailesinden birinin numarası var mı, bu ...'da kızla konuşmuş" şeklindeki yazışmaların da mağdurun beyanlarını desteklediği anlaşıldığından suça sürüklenen çocuğun 12-15 yaş aralığında bulunan ve rıza açıklama ehliyeti bulunmayan mağdura karşı aynı suç işleme kararı kapsamında değişik zamanlarda organ sokma suretiyle cinsel istismar suçunu işlediği sabit görüldüğünden cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu aynı suç işleme kararı kapsamında değişik zamanlarda işlemesi sebebiyle TCK 43/1 maddesi uyarınca cezasının 1/4 oranında artırım yapılmıştır. Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 15-18 yaş aralığında olması sebebiyle TCK 31/3 maddesi uyarınca cezasından 1/3 oranında indirim yapılmıştır. SSÇ'ye verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni olarak kabul edildiğinden TCK 62/1 maddesi uyarınca cezasından 1/6 oranında indirim yapılmıştır.
Olay tarihinde henüz 15 yaşından küçük olan mağdur ile cinsel birliktelik amacıyla farklı tarihlerde ormanlık alanda buluşup cinsel ilişkiye girme şeklindeki eylemde, mağdurun yaşı itibariyle rıza açıklama ehliyetinin bulunmadığı, eylemin de hukuka uygun bir eylem olmaması sebebiyle atılı hürriyetten yoksun kılma suçunun oluştuğu, bu suçun da aynı suç işleme kararı kapsamında değişik zamanlarda gerçekleştiği anlaşıldığından cezalandırılmasına karar verilmiş, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 15-18 yaş aralığında olması sebebiyle TCK 31/3 maddesi uyarınca cezasından 1/3 oranında indirim yapılmış, SSÇ'ye verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni olarak kabul edildiğinden TCK 62/1 maddesi uyarınca cezasından 1/6 oranında indirim yapılmıştır.
SSÇ’nin mağdur ile 2020 yılı yaz aylarında mağdurun çıplak olduğu halde görüntülü konuştuğu bu şekilde cinsel taciz suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, suça sürüklenen çocuğun suçlamayı kabul etmediği, yanında olduğu ifade edilen sanık ...’ın da mağdurenin bu beyanlarını doğrulamadığı anlaşıldığından sanığın atılı suçu işlediğine dair şüphe hasıl olmuş olup sanığın üzerine atılı cinsel taciz suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak inandırıcı kesin net delil elde edilemediği anlaşıldığından yüklenen fiilin sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle beraatine karar verilmiştir.
Her ne kadar SSÇ hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal ve müstehcenlik suçu hakkında kamu davası açılmışsa da SSÇ’nin üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak inandırıcı kesin net delil elde edilemediği anlaşıldığından yüklenen fiilin sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle beraatine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Vekalet Ücreti İstemi Yönünden
Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.

B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Müstehcenlik Suçu Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

C. Sanıklar ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Haklarında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
İlk derece mahkemesince sanıkların hata iddialarının detaylı olarak tartışıldığı ve sanık ... yönünden mağdure ...'le cinsel ilişkiye yeniden girebilmek için sanığın da kabul ettiği yazışmalarda bu hususta mağdureyi tehdit ettiğinin anlaşıldığı , Bölge Adliye Mahkemesi ile İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar ve suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.

D. Sanık ... Hakkında Müstehcenlik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, ilk derece mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Oluşa ve kabule göre sanığın suç tarihlerinde on beş ve on altı yaşlarında olan mağdureler ... ve ...'nın kendisine cep telefonundan gönderdikleri çıplak resimleri telefonunda depolaması şekilde sübuta eren eylemlerinden dolayı 5237 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 226 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi gereğince hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Müstehcenlik Suçu Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 01.11.2022 tarihli ve 2022/1799 Esas, 2022/1959 Karar sayılı kararında sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafileri, sanık ... ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

C. Sanık ... Hakkında Müstehcenlik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 01.11.2022 tarihli ve 2022/1799 Esas, 2022/1959 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.06.2023 tarihinde karar verildi.