9. Ceza Dairesi 2023/3947 E. , 2024/4919 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/349 E. 2023/33 K.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğini reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle:
İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmesi ve sanık müdafiince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, belirlenen tarihte müdafinin yerinde görülen talebine istinaden duruşmalı yapılan değerlendirmede dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi kararı ile atılı suçtan verilen mahkumiyet kararının sanık müdafii, mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 22.06.2022 tarihli ve 2022/3576 Esas, 2022/6454 Karar sayılı kararı ile mağdure vekilinin temyiz isteminin reddi ile kapalı yargılamada hüküm kurulması nedeniyle hükmün bozulması üzerine İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.01.2023 tarihli ve 2022/349 Esas, 2023/33 Karar sayılı kararı ile sanığın mağdurenin öz babası olup, 2009 yılından başlayarak 27.11.2010 tarihine kadar, önceleri mağdurenin vücudunu ve göğüslerini okşamak suretiyle, daha sonra ise cinsel organını mağdurenin cinsel organına sokmak suretiyle birçok kez cinsel ilişkide bulunduğu, mağdurenin babası olması nedeniyle sanığa karşı koyamadığı ve sanığın mağdureye para vererek onun bu olayı annesine ve başkalarına anlatmasını engellediği kabul edilerek beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 3, 6, 43/1, 53, maddeleri uyarınca 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sübuta, ikrar sebebiyle mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, mağdurenin çocuğunun sanığa ait olduğunu gösteren delil bulunmadığına, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, tanık beyanlarıyla ve raporla desteklenmediğine, mütalaanın somut delile dayanmadığına, takdiri indirim nedeni uygulanmamasının hukuki dayanaktan yoksun olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat ve lehe hükümlerin uygulanması talebine ve sair hususlara ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanık hakkında alt sınırdan ceza verilmesinin hatalı olduğuna, usul ve kanun aykırı olan kararın sanık aleyhine bozulması talebine ve sair hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince 5237 sayılı Kanun'un 103/,2,3,6, 43/1,62 maddeleri uyarınca verilen 18 yıl 9 ay hapis cezasının Dairemiz tarafından bozulması üzerine yapılan yargılamada meşruhat bulunmayan duruşma gününü bildirir tebligat yapılan sanığın duruşmalara katılmamasına rağmen bozma öncesi hükümde sanığın aleyhine olacak şekilde 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uygulanmayarak 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de;
5237 sayılı Kanun'un 103/2 ve 103/3. maddeleri uyarınca belirlenen 18 yıl hapis cezasının, mağdure hakkında alınan rapora göre ruh sağlığının bozulması nedeniyle aynı Kanun'un 103/6. maddesi gereğince tespit edilecek cezanın 5237 sayılı Kanun'un 49/1. maddesi uyarınca hükmedilen cezada 20 yıla kadar hakkaniyetli bir artırım yapılması gerektiği gözetilmeyerek anılan madde işlevsiz bırakılıp yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan Bakanlık vekili, sanık müdafiinin temyiz istekleri ile sanık müdafiinin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunması yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!