9. Ceza Dairesi 2023/3946 E. , 2023/3351 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; katılan Bakanlık vekilinin sunmuş olduğu temyiz dilekçesinde gerekçeli olacak şekilde temyiz nedenlerine yer verilmediği anlaşılmıştır.
Sanık müdafileri ile katılan mağdure vekilinin temyiz istemleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 27.03.2019 tarihli ve 2019/2232 Esas sayılı iddianamesi ile çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2019 tarihli ve 2019/122 Esas, 2019/366 Karar sayılı kararı ile sanığın zincirleme şekilde sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle birinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gözetilmek suretiyle hak yoksunluklarına ve tutuklulukta geçen sürenin cezadan mahsubuna karar verilmiştir.
3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 08.07.2021 tarihli ve 2020/463 Esas, 2021/1250 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafileri, katılan, katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun ile değişik 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümleleri, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gözetilmek suretiyle hak yoksunluklarına ve tutuklulukta geçen sürenin cezadan mahsubuna karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.03.2023 tarihli ve 9-2023/22420 sayılı, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin reddi, sanık müdafileri ve katılan mağdure vekilinin temyiz sebepleri yönünden ise onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri
Bölge Adliye Mahkemesince yeterli incelemenin yapılmadığı, katılan mağdurenin annesinin arkadaşı olan ... hakkında açılan soruşturmada alınan ifadesinde açıkça kendisine kimsenin dokunmasının olmadığını belirttiği, katılan mağdurenin annesiyle arasının iyi olduğuna aynı zamanda annesinden korkması nedeniyle sanığın eylemlerini annesine anlatmadığına dair beyanlarının kendi içerisinde çelişkili olduğu, dosya içerisinde yer alan görüntülerin açıkça bir baba - kız şakalaşması ve oyun oynaması boyutunda kaldığının bilirkişi raporuyla tespit edildiği, katılan mağdurenin ve annesinin hem kendi içlerinde hem de birbirleriyle çelişen soyut beyanları, taraflar arasındaki yoğun husumetin varlığı, katılan annenin sanığın erkek arkadaşı olan ...'i şikayet etmesinin ardından sanık hakkında şikayetçi olduğu, katılan mağdurenin beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini gösterir sosyal inceleme raporu, dosya içeriğinde yer alan fotoğrafların katılan anne tarafından bizzat kalabalık etkinliklerde uzun zaman önce çekildiği, sanığın üzerine atılı eylemlerin yabancıların günlük hayatında selamlaşma ve sevme göstergesi olduğu, sanığın da uzun yıllar yabancı kültürden etkilendiği dolayısıyla bu tarz yaklaşımlarının cinsel saik taşımadığı, kabul anlamına gelmemek üzere suçun oluşmuş olduğu ihtimalinde dahi sanığın üzerine atılı eylemlerin sarkıntılık düzeyinde kaldığı, sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin soyut gerekçelerle uygulanmadığı, suç tarihindeki belirsizliğin sanığın lehine yorumlanarak eylemlerinin 6763 sayılı Kanun değişikliğinden önceki döneme denk geldiği ve bu sebeple sanık lehine olan kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği hususları değerlendirilerek kararın bozulmasına ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın üst sınırdan cezalandırılmasına ilişkindir.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın üst sınırdan cezalandırılmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Çekya vatandaşı olan ve olay tarihlerinde on iki yaşından küçük katılan mağdurenin annesi ile sanığın evli oldukları, sanığın katılan mağdureyi evlat edindiği, katılan mağdurenin sanığın bir iki yıl boyunca göğüslerini kıyafeti içinden sıktığını, dudağından öpüp dilini ağzına soktuğunu, kucağına oturttuğunu iddia ettiği, sanığın iddiaya konu eylemleri gerçekleştirdiğini kabul ettiği ancak cinsel saiki olmadığı, söz konusu eylemlerin katılan ve annesinin kültüründe sevgi göstergesi olarak kabul edildiği yönünde savunmada bulunduğu, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde katılan mağdurenin ana hatları ile tutarlı beyanları ve iddiasını daha ileri götürmemesi nedeniyle iftira atmadığının sabit olduğu, katılan annenin arkadaşı ...'in katılan mağdureye yönelik cinsel eylemde bulunduğu iddiası ile başlatılan soruşturmada katılan mağdurenin kimsenin kendisine karşı cinsel dokunması olmadığı yönündeki beyanının sanıkla ilgili olmadığı, bilirkişi raporundaki görüntülerde sanık ile katılan mağdurenin öpüştüklerinin sabit olduğu, sanığın da bu hususta ikrarının bulunduğu, eylemin niteliği gereği cinsel amaç aranmayacağı, katılan mağdurenin diğer akrabaları ile olan fotoğraflarında cinsel olarak yorumlanabilecek dokunmaların olmaması nedeniyle sanığın katılan ve annesinin kültüründe böyle durumların normal olduğuna dair savunmasının yerinde görülmediği, görüntülerde zor ve baskı olmadığı anlaşılmış ise de katılan mağdurenin yaşı gereği rızasının geçersiz olduğu, sanık eylemlerin gizli olmadığı savunmasında bulunmuş ise de bu durumun eylemin niteliğini ortadan kaldırmayacağı, söz konusu fotoğraflarda sanığın cinsel bölgelerini gerekmediği halde katılan mağdureye dokundurduğunun görüldüğü, çeşitli tarihli hasta epikriz raporlarında katılan mağdurenin beyanları ile uyumlu yaralanmaların bulunduğu, yine raporlarda katılan mağdurede anksiyete başladığının tespit edildiği, yaşanmayan bir olay nedeniyle böyle bir rahatsızlık oluşmasının düşünülemeyeceği, annesinin katılan mağdurenin psiklojisinin bozulduğuna ve kendisine zarar verme eğiliminde olduğuna dair beyanları, katılan mağdurenin beyanlarına itibar edilebileceğine ilişkin raporlar, katılan annenin bu hususları ilk defa boşanma aşamasında dile getirmesinin suçun oluşumu etkilemeyeceği zira ilk olarak sanığın katılan annenin arkadaşı ... hakkında suç duyurusunda bulunduğu dikkate alınarak suç tarihindeki belirsizlik nedeniyle sanık lehine değerlendirme yapılmış, eylemlerin 6763 sayılı Kanun değişikliği öncesinde, 6545 sayılı Kanun değişikliği sonrasında gerçekleştiği sonucuna varılarak sanığın zincirleme şekilde sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde sanığın tevil yollu ikrarı, katılan mağdure ve annenin beyanları, bilirkişi raporu dikkate alınarak görüntülerde sanığın katılan mağdureyi selamlaşma şeklinde masumane olarak öpmediği, sahilde şezlong üzerinde, çay bahçesinde, tatil esnasında dahi kucağına oturtarak dudağından öptüğü, bu nedenle sanığın eylemlerinin ani ve kesik hareketler niteliğinde bulunmadığı, yine sanığın son eyleminin katılan mağdurenin dördüncü sınıfının ilk döneminde gerçekleşmesi nedeniyle 6763 sayılı Kanun değişikliği sonrasına denk geldiği sonucuna varılmış, bu doğrultuda sanığın suç işleme kastı, kişilik özelliği, suç konusunun önem ve değeri nazara alınarak temel ceza alt sınırdan belirlenmek suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin ve Sanık Müdafilerin Temyiz İstekleri Yönünden
1. İntikalin sanığın eylemlerinden yaklaşık iki yıl sonra gerçekleştiği, katılan annenin erkek arkadaşı olan ...'in katılan mağdureye yönelik cinsel eylemlerinden dolayı başlatılan soruşturmada katılan mağdurenin kimsenin kendisine yönelik cinsel eylemi olmadığı yönündeki anlatımları ile annesinin etkisi altında olduğuna ve beyanlarına itibar edilemeyeceğine dair sosyal inceleme raporu, boşanma aşamasında olan katılan anne ile sanık arasında yoğun husumet bulunması, sanığın katılan mağdureye yönelik dudağından öpme, kucağına alma ve dokunma eylemlerine ilişkin görüntülerin ev ortamında üçüncü kişilerin bulunduğu zamanlarda çekilmiş olması, dosya içerisinde katılan annenin de katılan mağdureyi dudağından öperken çekilmiş fotoğrafın mevcut oluşu, sanığın telefonunda yapılan incelemede suç unsuruna rastlanmaması ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; katılan annenin bu fotoğrafları önceden görmesine rağmen eylemlerin cinsel amaçla gerçekleştiği şeklinde nitelendirmediği ve aile kültürünün bu şekilde oluştuğu anlaşıldığından, sanığın savunmasının aksine eylemlerini cinsel saikle gerçekleştirdiğine dair katılan mağdurenin soyut iddiasından başkaca şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, REDDİNE,
B. Katılan Mağdure Vekili ve Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B-1) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 08.07.2021 tarihli ve 2020/463 Esas, 2021/1250 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.
Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!