9. Ceza Dairesi 2023/3929 E. , 2023/3793 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1789 E. 2022/1898 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 12.04.2022 tarihli ve 2022/3277 Esas numaralı iddianamesiyle sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.10.2022 tarihli ve 2022/177 Esas, 2022/547 Karar sayılı kararıyla sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 28.12.2022 tarihli ve 2022/1789 Esas, 2022/1898 Karar sayılı kararıyla 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın suç işlemediği iddiasında olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına yöneliktir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında teşdiden ceza verilmesine, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası hükmünün uygulanması gerektiğine, zincirleme suçtan yapılan arttırımın daha fazla olması ile vekalet ücretine hükmedilmesi taleplerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. İlk Derece Mahkemesince, iddia ve savunma, tanık ve katılan beyanları, katılan çocuğun çocuk izlem merkezindeki beyanı, anüste skar izi tespit edilen muayene raporu, CD inceleme tutanağı ve CD görüntüleri, Adli Görüşme Değerlendirme Raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın metruk bir binada suç tarihinde on iki yaşından küçük katılan çocuğu ön tarafına almış durumda, her ikisinin de alt tarafındaki kıyafetlerin dizlerine kadar inik vaziyette olduğu ve sanığın katılanı çocuğun anal kısmına cinsel organı sokmak suretiyle istismar ettiğinin net bir şekilde görüldüğü, sanığın da bu eylemini kabul ettiği, görüntü kaydının incelemesinde sanığın katılan çocuğu istismar ederken kayda alan kişilerin aralarında gülüştükleri, sanığın da onları görmesine rağmen eylemini sürdürdüğü, tehdit edildiğine dair bir sözlü ifadenin dahi geçmediği,
2. Katılan çocuğun sanığın bahse konu son eyleminden önce de yine kendisine yönelik nitelikli cinsel istismar eyleminde bulunduğunu, kırık eski bir evde sanığın kendisine “sana 10 milyon para vereyim” diyerek her hafta dokunduğunu belirttiği, sanık her ne kadar bu suçlamayı kabul etmemiş ise de mağdur çocuğun ifadesinin birbiriyle uyumlu ve istikrarlı olduğu, kendisine yönelen eylemin niteliğini tam olarak kavradığı ve detaylı bir şekilde anlattığı, yer, zaman ve kişi hususunda herhangi bir tereddüt yaşamadığı, katılanın annesinin sanığı çocuğun yanında birkaç kez gördüğünü belirttiği, yine mahalleden de çocuğun istismar edildiğine dair duyumların olduğu nazara alınarak sanığın bu eylem yönünden de suçtan kurtulmaya yönelik beyanına itibar edilmeksizin her iki eylemi de gerçekleştirdiğinin maddi vakıa olarak kabul edildiği görülmüştür.
3. Sanık hakkında alt sınırından uzaklaşmayı gerektirir neden bulunmadığından başlangıçta temel hapis cezasından uygulama yapılmış, sanığın eylemini tehdit ile gerçekleştirdiğine dair delil olmadığı, tanıklarında bu yönde beyanları olmadığı anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmamış, sanığın 01.01.2022 tarihinde ve bu tarihten önce tam olarak belirlenmeyen bir vakitte cinsel istismar eylemlerini gerçekleştirdiği kanaatine varılmış, sanık eylemini bir suç işleme kararının icrası kapsamında farklı tarihlerde birden çok kez gerçekleştirdiğinden cezasından takdiren dörtte bir oranında arttırım yapıldığı anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı ve gerekçelerin içeriklerine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesi de yerinde olduğundan, hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçede açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 28.12.2022 tarihli ve 2022/1789 Esas, 2022/1898 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!