WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/3861 E.  ,  2023/3966 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki
KARAR : Direnme

Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.01.2023 tarihli ve 2022/238 Esas, 2023/11 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 09.02.202 tarihli ve 2021/25790 Esas, 2022/1084 Karar sayılı bozma kararına karşı direnme kararı verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 6763 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesiyle değişik 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 6763 sayılı Kanun’un 38 inci maddesiyle 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10 uncu maddesi uyarınca yapılan incelemede;

Mahkemece verilen direnme kararının; bozma öncesi karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir

olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sincan Cumhuriyet Başsavcılığının 12.07.2013 tarihli iddianamesi ile sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Sincan 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.12.2013 tarihli ve 2013/12 Esas, 2013/110 Karar sayılı kararıyla sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bu hükmün 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

3. Sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediğinin ihbarı üzerine Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.06.2016 tarihli ve 2016/66 Esas, 2016/231 Karar sayılı kararıyla hükmün açıklanmasına karar vererek, sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü madde gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesi'nin 28.01.2021 tarihli ve 2020/10809 Esas, 2021/616 Karar sayılı kararıyla hükmün "...Sanığın eyleminin suç tarihi itibarıyla lehine olup 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı TCK’nın 104/1. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturup, öngörülen cezanın üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1/c bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,.." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Bozma üzerine Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.06.2021 tarihli ve 2021/114 Esas, 2021/218 Karar sayılı kararıyla sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü madde gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

6. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.02.2022 tarihli ve 2021/25790 Esas, 2022/1084 Karar sayılı kararıyla hükmün "...Mahkemece bozma öncesi gerçekleştirilen yargılama sonucunda verilen ilk mahkumiyet kararlarının temyiz incelemesinde hükümden sonra 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemenin ardından 7188 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1/c bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğundan bahisle kararın bozulması üzerine söz konusu ilama uyan mahkemece esasen ceza miktarı itibarıyla sanığın lehine olan basit yargılama usulünün tatbiki suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması,..." gerekçesiyle oy çokluğuyla bozulmasına karar verilmiştir.

7. Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.01.2023 tarihli ve 2022/238 Esas, 2023/11 Karar sayılı kararıyla önceki kararında direnilmesine karar vererek, sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü madde gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

8. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.03.2023 tarihli ve 9-2023/21858 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mahkemenin delilleri yanlış değerlendirdiğine, kanun maddelerini yanlış uyguladığına, sanığın lehine olacak hükümleri uygulamadığına, eksik araştırma ili karar verdiğine, müşteki ile mağdurenin şikayetlerinin devam edip etmediğinin tespit edilmediğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemenin Kabulü
1. Dosya kapsamı, dosyanın geldiği aşama, sanığın üzerine atılı iddianamede belirtilen sevk maddesi, yapılan yargılama sonucu değişen suç vasfı uyarınca cezalandırılmış oluşu, yüz yüzelik ilkesi, maddi gerçeğe ulaşmak için tarafların dinlenmelerinin zorunluluğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ihbarı üzerine hükmün açıklanmış oluşu, yargıda hedef süre usul ekonomisi uyarınca takdiren 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde düzenlenen basit yargılama usulü uygulanmamıştır.

2. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; mağdure ile sanık arasında duygusal ilişki bulunduğu, olay tarihinde mağdurenin kardeşi ... ile birlikte sanığın yanına gittiği ve birlikte gezdikleri, daha sonra mağdurelerin evlerine gitmeyerek sanıkla birlikte sanığın ailesine ait evin bulunduğu binanın sığınağına gittikleri ve burada uyumak için yattıkları, burada mağdurenin rızası ile sanık ile cinsel ilişkiye girdiği, her ne kadar mağdure sanığın zorla kendisi ile ilişkiye girdiğini beyan etmiş ise de, yanında kız kardeşi olduğu halde bağırıp duyurmaması ve karşı koymaması, eylem üzerinden üç gün geçtikten sonra şikayetçi olması hususları göz önüne alındığında ailesinin baskısı ile bu şekilde beyanda bulunduğu kanaatine varıldığı, sanığın zorla mağdure ile ilişkiye girdiği hususunda kesin delil elde edilmediği, mağdurenin olay tarihinde on beş yaşından büyük on sekiz yaşından küçük olduğu anlaşılmakla, suçtan kurtulmaya yönelik sanık savunmasına itibar edilmeyerek, sanığın sabit olan eyleminin bu hali ile, 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu kabul edilmiş, reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan aynı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca cezalandırılmasına suçun işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak takdiren altı ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın duruşmalardaki saygılı tutum ve davranışları lehine indirim sebebi kabul edilmekle aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanığa kasten işlemi olduğu suçtan dolayı verilen hapis cezasına muhkumiyetin kanuni sonucu olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı da gözetilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının uygulanmasına, sanığın olumsuz kişiliği, suçun işlenmesindeki özellikler ve tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle hakkında aynı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddelerinin takdiren uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Mahkemenin gerekçesinde ilk kararında bulunmayan yeni gerekçelere yer vermediği ve önceki gerekçeyi daraltmadığı, söz konusu hükmün direnme mahiyetinde olduğu anlaşıldığından Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

2. 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemenin ardından 7188 sayılı Kanun'un geçici beşinci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas, 2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun'u 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici beşini maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması ve ceza miktarı itibariyle sanığın lehine olan basit yargılama usulünün tatbiki suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması nedeniyle mahkemenin direnme kararı yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.01.2023 tarihli ve 2022/238 Esas, 2023/11 Karar sayılı direnme kararı yerinde görülmediğinden, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 09.02.2022 tarihli ve 2021/25790 Esas, 2022/1084 Karar sayılı bozma kararının, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,

07.06.2023 tarihinde karar verildi.