9. Ceza Dairesi 2023/3748 E. , 2023/3607 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; katılan Bakanlık vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı 16.12.2022 tarihli dilekçe ile süre tutum dilekçesi ile temyiz ettiği gerekçeli kararın tebliği üzerine gerekçeli temyiz dilekçesi vermediği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci
maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2019 tarihli ve 2017/377 Esas, 2019/627 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 61 birinci maddesinin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2019 tarihli ve 2017/377 Esas, 2019/627 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 11.03.2020 tarihli ve 2020/308 Esas, 2020/661 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafi ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Kapatılan 14. Ceza Dairesinin 22.06.2021 tarihli ve 2020/4964 Esas, 2021/4449 Karar sayılı kararı ile özetle sanığın beyanında belirtilen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile tanık sıfatıyla dinlenilmesi ve mağdurenin beyanlarına istinaden, katılan annenin duruşmaya celbi sağlanarak mağdure beyanlarının sorulması gerektiğinden bahisle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2022 tarihli ve 2021/406 Esas, 2022/516 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının c bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 61 birinci maddesinin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
6. Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2022 tarihli ve 2021/406 Esas, 2022/516 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının f bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin soyut beyanı dışında somut delil olmadığına, mağdurenin iftira attığına, sanık hakkında atılı suçlardan beraat kararları verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak cezalar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Süre tutum dilekçesi ile usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın mağdurenin üvey babası olduğu ve mağdureyi kendi nüfusuna aldığı, sanığın yaşı küçük mağdureye yönelik suç tarihleri arasında göğüslerine ve cinsel organına dokunduğu cinsel organını mağdurenin cinsel organına soktuğu eylemelerin birden fazla kez devam ettiği, tehdit ettiği, mağdurenin katılan anneye olaylardan bahsetmesi ve tartışmaları üzerine sanığın mağdureyi senin yüzünden oldu diyerek darp ederek bağladığı mağdurenin bu eylemden sonra intikali gerçekleştirdiği olayda; dosya kapsamında bulunan deliller;
Mağdurenin aşamalarda alınan beyanları,
Katılanın aşamalarda alınan beyanları,
Sanığın aşamalarda alınan savunmaları,
Mağdure hakkında aldırılan adli raporlar,
Mağdure ve sanık arasındaki HTS kayıtlarından ibarettir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Bakanlık vekilinin süre tutum ile verdiği temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği, gerekçeli karar tebliği üzerine 1 haftalık yasal süreden sonra da gerekçeli temyiz dilekçesini vermediğinin anlaşılması karşısında, katılan Bakanlık vekilinin vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık Müdafii ile Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümlerde, olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalarda tutarlı beyanları, mağdure beyanlarını doğrulayan adli raporlar ile katılan anlatımları, sanığın savunması nedeniyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde
herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, REDDİNE,
B. Sanık Müdafii ile Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2022 tarihli ve 2021/406 Esas, 2022/516 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!