WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/3694 E.  ,  2023/6476 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1164 E., 2022/1630 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi

Mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurenin velayet hakkına sahip annesinin şikayetçi olmaması nedeniyle mağdureye tayin edilen temsil kayyımının da sanıktan şikayetçi olmaması ve davaya katılmak istememesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.

Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.06.2021 gün ve 2020/331 Esas, 2021/253 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 11.11.2022 tarihli ve 2021/1164 Esas, 2022/1630 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca duruşma açılmaksızın İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.03.2023 tarihli ve 2023/20424 sayılı, katılan Bakanlık vekili ile mağdure vekilinin temyiz istemlerinin reddi görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdurenin beyanlarının yargılama aşamalarında değişmediğine, mağdure beyanlarının müşteki ifadesi, tanık beyanı ile uzmanlık raporu ile doğrulandığına, beraat kararı verilmesinin usul, kanun ve hakkaniyete aykırı olduğuna yönelik olduğu görülmüştür.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın mağdurenin öz dedesi olduğu, mağdurenin müracaat tarihinde ... ... Ortaokulunda 8. sınıf öğrencisi olduğu, 2017 yılı eylül ayı içerisinde sanığın, cinsel saikle mağdurenin arkadan beline sarıldığı şeklinde olayın kabul edildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılmaksızın yapılan incelemede aşamalarda sanığın atılı suçlamayı kabul etmemesi, sanıkla mağdure arasında yaşanan ve başkaca tanığı bulunmayan olayda, anne ve ablasının mağdure ile ilgili beyanları kapsamında, mağdurenin iddialarını sanığın savunmaları

üzerinde tutmanın ve böylelikle mahkumiyet hükmü vermenin hukuka aykırı olduğu, maddi vakıanın sübutunun somut, şüpheden uzak yeterli ve kesin delillerle ortaya konamadığı değerlendirmesiyle sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurun velayet hakkına sahip annesinin şikayetçi olmaması nedeniyle mağdureye tayin edilen temsil kayyımının da sanıktan şikayetçi olmaması ve davaya katılmak istememesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
1. İlk Derece Mahkemesince sanığın mağdure çocuğa yönelik atılı suçtan mahkumiyetine dair hükümle ilgili istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince sanığın müsnet suçu işleyip işlemediği hususunda yapılacak değerlendirmenin delil takdirine ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği ve bu husustaki değerlendirmenin aynı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanık hakkında beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Katılan Bakanlık vekilinin atılı suçu işlediğine ilişkin sübuta yönelik temyiz sebebine yer verdiği anlaşılmakla Tebliğnamedeki temyiz isteminin reddine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Mağdure Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 11.11.2022 tarihli ve 2021/1164 Esas, 2022/1630 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.10.2023 tarihinde karar verildi.