9. Ceza Dairesi 2023/3618 E. , 2023/4576 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan ve düzeltilerek esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ve sanıklar ... ..., ... ve ... haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan gerçekleştirilen yargılama sonucunda verilen beraat kararlarıyla ilgili istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ve düzeltilerek esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (g) bentleri uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Sanıklar haklarında bozma üzerine çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.07.2017 tarihli ve 2016/285 Esas, 2017/282 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c) Sanıklar ... ..., ... ve ... haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine,
Karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesi kararının katılan mağdure vekili, katılan ..., katılan Bakanlık vekili ve sanık ... ile müdafileri tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 24.10.2017 tarihli ve 2017/2024 Esas, 2017/2144 Karar sayılı kararı ile sanıklar haklarında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... ve sanık ... ile müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Anılan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararı ilgili tüm taraflara tebliğ edilmiş, sadece katılan Bakanlık vekili ile sanık ... ve müdafii tarafından temyiz edilmiştir.
3. Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 03.05.2018 tarihli, 2018/578 Esas, 2018/3332 Karar sayılı ilamı ile özetle Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.07.2017 tarihli ve 2016/285 Esas, 2017/282 Karar sayılı hükümleriyle ilgili katılan Bakanlık vekilinin de istinaf istemi bulunduğu halde bu taleple ilgili inceleme yapılmadan karar verilmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 19.06.2018 tarihli ve 2018/1533 Esas, 2018/1190 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ..., ... ve ... haklarında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ..., katılan Bakanlık vekili ile sanık ... ve müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine, karar verilmiştir.
5. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 19.06.2018 tarihli ve 2018/1533 Esas, 2018/1190 Karar sayılı kararının katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ile sanık ... ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 03.05.2018 tarihli, 2018/578 Esas, 2018/3332 Karar sayılı ilamı ile özetle katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği ve sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmedilen cezanın miktar ve türüne göre temyizi mümkün olmadığı ve katılan mağdure vekilinin İlk Derece Mahkemesinin 11.07.2017 gün ve 2016/285 Esas, 2017/282 sayılı kararına yönelik istinaf başvurusu üzerine hükümleri değiştirmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine dair 24.10.2017 gün ve 2017/2024 Esas, 2017/2144 sayılı Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmemesi nedeniyle bozma sonrası hükümlerde değişiklik yapmayan Bölge Adliye Mahkemesinin 19.06.2018 gün ve 2018/1533 Esas, 2018/1190 Karar sayılı hükümlerini temyize hakkı bulunmadığı gerekçesiyle hükümlere ilişkin temyiz istemlerinin reddine, sanık ... ile müdafiinin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik ise bozma kararı üzerine dosyanın gönderildiği Bölge Adliye Mahkemesi tarafından söz konusu maddenin amir hükmü uyarınca duruşma açılarak ilgililere bozmaya karşı diyecekleri sorulduktan sonra bozmaya uyulması ya da direnme hükmü kurulması gerekirken duruşma yapılmaksızın dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir
6. Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 02.07.2020 tarihli, 2020/922 Esas, 2020/2897 Karar sayılı kararı ile;
Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 03.05.2018 tarihli, 2018/578 Esas, 2018/3332 Karar sayılı ilamı ile bozma ve temyiz istemlerinin reddi yönündeki kararına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.01.2020 günlü, 14- 2018/75243 sayılı itiraznamesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları gereğince katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin reddi kararıyla sınırlı şekilde itiraz etmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ileri sürülen itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
7. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.11.2022 tarihli, 2020/(kapatılan)14-323 Esas, 2022/706 Karar sayılı Kararı ile; özetle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı kabul edilerek katılan mağdure vekilinin temyiz hakkının bulunduğu belirtilerek katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin reddine ve sanık ... yönünden kurulan hükmün bozulmasına ilişkin kararların kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararda ayrıca ''Yargıtay Ceza Genel Kurulunun istikrar kazanmış uygulamalarına göre bir hüküm bozulmuş olmakla tamamen ortadan kalkacağından, mahkemelerce direnme kararı verilirken CMK'nın 230, 231 ve 232. maddelerine uygun yeni bir hüküm kurulmasının zorunludur. CMK'nın 230 ve 232. maddeleri uyarınca, aynı Kanun'un 223. maddesine göre hükmün ne olduğu herhangi bir tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmeli, bozulmakla tamamen ortadan kalkan ve infaz yeteneğini yitiren önceki hükme atıf yapılmasıyla yetinilmemeli, onandığı takdirde başka bir kararın varlığını
gerektirmeden infaza esas alınabilecek nitelikte yeni bir hüküm kurulması gerektiği hususuna dikkat edilmelidir.''
Şeklindeki tespite yer verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Özetle
Sanık ...'e verilen cezanın düşük olduğuna, iyi hal indirimi yapılmasının yasal olmadığına diğer sanıkların cezalandırılması gerektiğine, kararın bozulması istemine ilişkindir.
B. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle
Eylemin 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesi kapsamında kaldığına, mağdure anlatımlarının şüpheli olduğuna, beyanlarını çürüten delillerin tartışılmadığına, yaralanmanın ilişkiden sonra gelişen tartışma sırasında oluştuğuna, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığına, kararın bozulması istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
''Katılan mağdur ... *** ile sanık ... ***'nün aynı yurtta oda arkadaşı oldukları, sanık ...'ın ...'nun erkek arkadaşı olduğu, sanıklar ... ile ...'ın ise balıkçılık yapmaları nedeniyle birbirlerini tanıdıkları, 02.10.2016 tarihinde ... ile ...'nun ... ile ...'i tanıştırdıkları, 03.10.2016 günü saat 18:00 sıralarında ...'in ... ile buluştuğu ve işyerine götürdüğü, burada oturdukları, saat 21:00 sıralarında işyerinden kalktıkları, ... İlkokulunun orada ... ve ... ile buluştukları, ...'in istemi üzerine yemek için Anemon otele gittikleri, burada alkol aldıkları, saat 23:10 sıralarında ...'nın yurda gitmek istediğini söylediği, ...'nın ısrarla gitmek istediğini söylemesine sinirlenen ...'in elinde bulunan bardaktaki birayı ...'nın üzerine savurduğu, kısa bir süre sonra masadan kalktıkları, aracın yanına geldiklerinde ...'in eli ile aracın arka camına vurup kırdığı "Siz kimsiniz lan" diye bağırdığı, araca bindikten sonra ...'in adli emanetin 2016/1245 sırasında kayıtlı bıçağı eline alarak ...'ya gösterdiği ve "Yeter lan beni katil etmeyin" diyerek ...'yı korkuttuğu ve yurda gitmek istemesini önleyerek yanında kalmasını sağladığı, daha sonra bir marketten viski alarak hıdırlık mevkiine gittikleri, burada viskiyi içtikten sonra Polat Otele geldikleri, otel kamera kayıtlarına göre Polat Otelin lobi kısmında ...'ya karşı sanık ...'in zor kullandığı görülmüyor ise de; ancak sanık ...'in bu zamana kadar ki davranışlarıyla mağdur ...'nın üzerinde psikolojik baskı kurduğu ve mağdur ...'yı fevri hareketleri ile sindirdiği, otele girme anına kadarki mağdur ...'nın beyanlarının, sanık ...'nun kollukta alınan ilk beyanı ile örtüştüğü,
Otel görevlisi olan sanık ... ... ***'ın ... ve ...'nun kimliklerini almadan ve kayıt yapmadan iki oda verdiği, ...'nın ...'ya kendisini yanlız bırakmamasını söylediği, ...'nun da ...'e "Kızın yaşı 16 ona dokunma" dediği, ...'in ...'ya "Beni yatır sonra ...'nun yanına gidersin" diyerek odaya götürdüğü odaya girdikten sonra ...'in ...'nın üzerine saldırıp kıyafetlerini çıkartmaya başladığı, ...'nın karşı koyması üzerine zorla yatağa yatırdığı, bunun üzerine ...'nın bağırmaya başladığı, ...'nın bağırmasını önlemek için ...'in ...'nın boğazını sıktığı, odadan gürültüler gelmesi üzerine sanık ...'nın telefon ile odayı aradığı, telefon görüşmesi sırasında ...'in yine bağırmaması için ...'nın boğazını sıktığı, ...'nın yapılan adli muayenesi sonucunda boğazında sıkmaya bağlı kızarıklık tespit edildiğine dair rapor düzenlenmiş olduğu, ...'in telefon görüşmesinden sonra vajinal yoldan ve daha sonra anal yoldan olmak üzere organ sokmak suretiyle ...'ya cinsel istismarda bulunduğu,
Mağdur ...'nın olayla ilgili anlatımlarının dosyanın safahatı sırasında değişmediği, ilişki sırasında boğazının sıkılması iddiasının doktor raporuyla desteklendiği, ayrıca sanık ...'nın beyanlarında gürültü gelmesi nedeniyle olay yeri olan otel odasını telefonla aradığını beyan ettiği, bu şekilde sanık ...'in ...'ya karşı otel odasında nitelikli şekilde ve zor kullanmak suretiyle cinsel istismar eylemini gerçekleştirdiği ve bu süre zarfında mağdureyi zor kullanarak alıkoymak suretiyle çocuğa yönelik cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği, iddia, sanık ...'in kaçamaklı ikrarı, katılanlar şikayeti, sanık ...'nun, katılan ...'nın beyanlarını destekleyen beyanları, adli rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; sanık ...'in, çocuğun cinsel istismarı suçundan eylemine uyan T.C.K.nun 103/2, 62/2, 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, cebir, tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçundan eylemine uyan T.C.K.nun 109/2, 109/3-f, 109/5, 62/1, 53/1, 63, maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş, yine sanık ...'in otele gelmeden önceki katılan mağdur ...'ya, araç içerisinde bıçak göstermekten ibaret eyleminin ise, dava açılan çocuğa karşı cinsel istismar ve çocuğa yönelik cinsel amaçla, cebir, tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından bağımsız ayrı bir silahla tehdit suçunu oluşturabileceği, bu suçtan ise iddianame ile açılmış bir dava bulunmadığından karar kesinleştiğinde soruşturmasının yapılması için silahla tehdit suçundan suç duyurusunda bulunulması gerektiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar, sanık ... *** hakkında, çocuğun cinsel istismarı ve cebir, tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından eylemine uyan T.C.K.nun 103/2, 103/4, 39/2-c, 53; 109/2, 109/3-b, f, 37/1, 53; Maddeleri uyarınca cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de; sanığın tüm aşamalardaki istikrarlı beyanları ile, üzerine atılı olan suçlamaları kabul etmediği, her ne kadar katılan ...'nın kimlik kontrolünü yapmadan otele kabul etmiş ise de; sanık ...'in üzerine atılı olan suçları işleyeceğinden haberdar olduğuna ve suç kastı ile hareket ettiğine dair katılanın iddiasından başka, mahkumiyet için yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı yeterli delil elde edilemediğinden C.M.K.nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine,
Her ne kadar, sanıklar ... *** ve ... *** hakkında, çocuğun cinsel istismarı ve cebir, tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından eylemine uyan T.C.K.nun 103/2, 103/4, 53; 109/2, 109/3-a, b, f, 37/1, 53; maddeleri uyarınca cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de; sanıkların tüm aşamalardaki istikrarlı beyanları ile, üzerine atılı olan suçlamaları kabul etmedikleri, sanık ...'in, katılan ...'ya yönelik atılı eylemleri gerçekleştireceğini bildiklerine ve eylemlerine iştirak ettiklerine veya yardım ettiklerine dair dosya içerisinde katılan ...'nın beyanından başka delil bulunmadığı, kaldı ki sanık ...'nun, sanık ...'e otel odasına çıkmadan önce "Kızın yaşı on altı ona dokunma" şeklinde uyarıda bulunduğu, bu beyanın da sanık ...'in beyanları ile desteklendiği, sanık ...'nun atılı eylemlere iştirak veya yardım iradesi olmuş olsa idi böyle bir uyarıda bulunmasının hayatın olağan akışına da aykırı olacağı, sanık ...'ın ise suç işleme iradesine ilişkin etkin bir eyleminin de bulunmadığı, böylece sanıkların üzerlerine atılı olan suçları işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı yeterli delil elde edilemediğinden C.M.K.nun 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.''
Şeklindedir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilmesi mümkün olan dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteminin Sanıklar Haklarında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ve sanıklar ... ..., ... ve ... haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan gerçekleştirilen yargılama sonucunda verilen beraat kararlarıyla ilgili istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ve düzeltilerek esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (g) bentleri uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlendiğinden katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir
B. Katılan Mağdure Vekili ile Sanık ... ve Müdafiinin Sanıklar Haklarında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 03.05.2018 gün ve 2018/578 Esas, 2018/3332 karar sayılı ilamıyla Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 19.06.2018 tarihli ve 2018/1533 Esas, 2018/1190 Karar sayılı kararının bozulması karşısında, istinaf ilamının ortadan kalkması nedeniyle dava konusu uyuşmazlık hakkında Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılacak yargılamada yeni hükümler kurulması gerekirken yazılı şekilde İlk Derece Mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi daha önce karara bağlandığından bu konuda yeniden karar verilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanıklar Haklarında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar Haklarında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekili ve sanık ... ile müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 19.06.2018 tarihli ve 2018/1533 Esas, 2018/1190 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!