WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/3342 E.  ,  2023/6936 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/517 E., 2022/694 K.
SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Düşme, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27.05.2013 tarihli, 2013/5356 Esas sayılı iddianamesiyle, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır.

2. Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2014 tarihli, 2013/222 Esas, 2014/430 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu açısından ise 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin 3 üncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Hükmün suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 05.07.2022 tarihli ve 2021/2862 Esas, 2022/7501 Karar sayılı kararı ile; " Suça sürüklenen çocuğun aşamalarda mağdurenin on altı, on yedi yaşında olduğunu bildiği yönündeki savunması ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, olayda 5237 sayılı TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesine muhalefet edilmesi, 5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesinde yer alan ''Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir'' şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu gözetildiğinde, Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 27.05.2013 tarihli iddianame ile suça sürüklenen çocuğun bir kez nitelikli cinsel istismar eyleminde bulunduğundan bahisle kamu davası açılıp müsnet suçun zincirleme şekilde işlendiğine dair iddianamede herhangi bir anlatımda bulunmadığı halde ilk derece mahkemesince suça sürüklenen çocuğa ek savunma hakkı verilerek 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi ile artırım yapılması, Olay tarihinde on beş - on sekiz yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılmama gerekçesinin karar yerinde gösterilmemesi," gerekçeleriyle bozulmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2022 tarihli, 2022/517 Esas, 2022/694 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi, 104 üncü maddesi, 66 ve 67 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca değişen suç vasfına istinaden reşit olmayanla cinsel ilişki kabul edilerek gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu açısından ise 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi ve 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Hükümleri temyiz etme isteğinden ibarettir.

III. OLAY VE OLGULAR
Suça sürüklenen çocuk ve mağdurenin 2011 yılı Kasım ayında internet üzerinde tanıştıkları, kısa süre yüz yüze görüştükleri, olay tarihi olan 2012 yılı Mart ayında suça sürüklenen çocuğun amcasının asker uğurlama eğlencesinde mağdure ile bir araya geldikleri, suça sürüklenen çocuğun mağdureyi evin içine çağırdığı, mağdure ile birlikte eve girdikleri, evde kimsenin olmadığı, burada suça sürüklenen çocuğun mağdureyi nasıl olsa evleneceğiz diye ikna ederek mağdurenin ile rızası ile cinsel ilişkiye girdikleri, sonraki tarihlerde suça sürüklenen çocuk ile mağdurenin aralarının bozulduğu, mağdurenin aşamalarda çelişkili beyanlarının olduğu, birden fazla kez ilişkiye girdiklerine dair sonradan iddialarını genişlettiği, tam tarih söyleyemediği, suça sürüklenen çocuğun mağdurenin on beş yaşından küçük olduğunu bilmediğini, yaşını on altı - on yedi olarak bildiğini iddia ettiği, soruşturma aşamasında rızası ile cinsel ilişkiye girdiklerini söylediği, mahkemede hiç ilişkiye girmediğini savunduğu, dosya içinde mevcut resimlere göre de mağdurenin suç tarihinde on beş yaşından büyük gösterdiği, mağdurenin 2012 Mart ayında on beş yaşını tamamlamasına 8-9 ay bir sürenin kaldığı, suça sürüklenen çocuğun mağdurenin yaşı hususunda hataya düştüğü iddiasının dosya kapsamıyla uyumlu olduğu, buna göre suça sürüklenen çocuğun mağdurenin yaşı hususunda hataya düştüğü, eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu, bu suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibari ile suça sürüklenen çocuk için aynı Kanun'un 66 ve 67 inci maddelerinde belirlenen 5 yıl 4 aylık asli ve 8 yıllık ilaveli dava zaman aşımı sürelerine tabi olduğu, zamanaşımını kesen 25.11.2014 tarihli mahkumiyet kararı ile hüküm tarihi arasında 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı ve suç tarihinden itibaren geçerli 8 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesiyle kamu davasının düşmesine karar verildiği, suça sürüklenen çocuk ve mağdurenin aynı evde rızası ile birlikte bulundukları, mağdurenin eve rızası ile girdiği, suça sürüklenen çocuğun mağdureyi kapıyı kilitlemek sureti ile zorla alıkoyduğu iddiasının sübut bulmadığı, mağdurenin yaşı hususunda hataya düşen suça sürüklenen çocuğun mağdureyi burada reşit olmayanla cinsel ilişki eylemi ile sınırlı sürede tuttuğu gerekçesiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verildiği anlaşılmaktadır.

IV. GEREKÇE
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2022 tarihli, 2022/517 Esas, 2022/694 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz isteğinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

31.10.2023 tarihinde karar verildi.