9. Ceza Dairesi 2023/3288 E. , 2023/4748 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/510 E., 2022/655 K.
SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2015 tarihli ve 2021/5027 Esas, 2022/3349 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 16 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2015 tarihli ve 2021/5027 Esas, 2022/3349 Karar sayılı kararının katılan mağdure vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 11.04.2022 tarihli ve 2021/5027 Esas, 2022/3349 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2022/510 Esas, 2022/655 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafii Temyiz İstemi
Kararı süresi içinde temyiz ettiklerini, kararın bozulmasını talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk derece mahkemesi gerekçesinde;''Dosyada mevcut nüfus kaydına göre mağdurenin 15/09/1995 doğumlu olup suç tarihi olan kasım 2011 tarihi itibariyle 15-18 yaş grubuna dahil olduğu anlaşılmıştır.
Mağdurenin aldırılan doktor raporlarına göre kızlık zarında yırtık olduğu, yırtığın eski olduğu, 08/09/2012 tarihli Bakırköy Dr. Sadi Konuk eğitim ve araştırma hastanesinin raporundan görülmüştür.
Yine dosyada mevcut nüfus kayıtlarına göre sanığın mağdurenin amcası olduğu anlaşılmıştır.
Mağdurenin kolluktaki 07/09/2012 tarihli ifadesinde başlangıçta ... isimli bir kişi ile arkadaş olup çıktıklarını, bu dönemde bir süre sanık olan amcasının evinde kalmaya başladığını, ... ile halen görüşmelerinin devam ettiğini, anne ve babasının ayrı olması ve ayrı insanlarla evli olmaları nedeniyle amcasının bunu fırsat bilip kendisiyle cinsel ilişkiye girmek istediğini, 2011 yılı kurban bayramının ertesi günü sanık ile Kemerburgaz tarafına giderek burada sanığın tüm karşı koymalarına rağmen zorla cinsel ilişkiye girdiğini, bunun iki kez olay yerinde gerçekleştiğini, sonraki günlerde de amcasının evinde fırsat buldukça amcasının kendisiyle ilişkiye girdiğini, ilişkinin 6 ay boyunca devam ettiğini, iki defa da ters ilişkiye girdiğini, 2012 yılının 14 şubatında annesinin yanına döndüğünü ve ... isimli kişi ile arkadaşlığının devam ettiğini, fakat bu kişinin kaçma teklifini kabul etmediğini, başka birisi ile daha çıkmaya başladığını anlattıktan sonra annesi ile kalmaya devam ettiği sırada amcası sanığın tekrar kendisini alarak evine götürüp burada 2-3 kez cinsel ilişkiye girdiğini ifade ettiği görülmüştür.
Mağdurenin bu beyanlarına göre amcası ile en son cinsel ilişkiye girdiği tarihinin polisteki şikayet tarihi olan 07/09/2012 tarihinden 6 ay öncesinden daha yakın bir tarih olduğu, zira mağdure beyanında 2012 yılı mayıs ayı sonlarında ... ile tekrar arkadaşlığının devam ettiğini belirtip bu tarihden sonra annesinin evine gittikten sonra tekrar amcasının kendisini alarak kendi evine götürüp cinsel ilişkiye girdiğini söylemesi karşısında 6 aylık süre dolmadan polisteki şikayetinin gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Öncelikle halli gereken husus sanığın inkarı karşısında mağdure ile sanığın cinsel ilişkiye girip girmedikleri noktasında toplanmaktadır.
Belirtildiği gibi sanığın mağdurenin öz amcası olduğu, mağdurenin anne ve babasının ayrı olduğu, tevilli savunmalardan mağdurenin sanığın evinde kaldığı anlaşılmaktadır.
Mağdure tüm aşamalarda değişmeyen bir şekilde sanığın kendisiyle cinsel ilişkiye girdiğini ifade etmektedir, amcasına üstelik kendi evinde kalmasını sağlayan sanığa iftira atmasını gerektirir bir sebep bulunmamaktadır. Mağdurenin tüm aşamalardaki çelişmeyen aynı yöndeki beyanlarının samimi olduğu, hakkında alınan raporla da kızlık zarının yırtık olduğu ve keza sanığın evinde kaldığı da sabit olup iddiaları bu kapsamda da doğrulanmakla sanığın inkara dayalı savunmaları doğru ve inandırıcı görülmemiş, öz yeğeni ile çok sayıda cinsel ilişkiye girdiği sabit kabul edilmiştir.
Yine çözümlenmesi gereken diğer hususun da bu ilişkinin zora dayalı olup olmadığı hususudur.
Her ne kadar mağdure bu ilişkinin zorla gerçekleştiğini ifade etmiş ise de, ilişkinin belirli bir zamana yayılması, çok sayıda gerçekleşmesi, hemen sonrasında herhangi bir şikayetin olmaması hususları değerlendirildiğinde, eylemin zorla gerçekleştiği sanık tarafından tehdit ve de cebir uygulandığı yönünde herhangi bir delil de elde edilemediğinden, mağdurenin bu yöndeki iddialarının kendi durumunu mazur göstermeye yönelik olup doğru kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
Belirlenen bu kabule göre;
Sanığın suç tarihinde 15-18 yaş grubuna dahil olan mağdure ile rızası ile birden fazla kez cinsel ilişkiye girmek niteliğindeki eyleminin 6545 sayılı Yasa ile değişiklik öncesi sanığın lehine bulunan TCK 104/1 maddesine uygun olduğu anlaşılmıştır.
Lehe kanun uygulamasında 6545 sayılı yasa ile değişik TCK 104/1 maddesindeki suçun cezasının alt haddinin 2 yıl olup, değişiklik öncesindeki aynı maddenin ceza miktarının alt haddinin 6 ay ile sınırlanışı karşısında 6545 sayılı yasa ile değişiklik öncesi TCK 104/1 maddesini sanık hakkında uygulanması gerekmiştir.
Ceza tayininde TCK 104 maddesinde düzenlenen suç için akrabalıktan ... herhangi bir artırım hükmü bulunmadığından ve sanığın mağdurun amcası olmakla ortaya çıkan suç kastının yoğunluğu, yaş farkı, ahlaki kötülüğün fazlalığı ile mağdur hakkında aldırılan ATK 6. İhtisas Kurulunun 25.08.2014 tarihli raporunda mağdurenin ruh sağlığının bozulması yönündeki zarar dikkate alınarak sanığın üst hadden cezalandırılmasının, cezanın kişiselleştirilmesi noktasında olaya uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Sanığın aynı kasıtla farklı tarihlerde birden çok gerçekleştirdiği eylemden dolayı teselsül hükümlerinin uygulanması gerekmiş, buna göre sanığın cezasından TCK 43/1 maddesi gereğince artırım yapılmış, artırımın eylem fazlalığı gözetilerek alt haddin üzerinde yapılmasına karar verilmiş, yine sanık hakkında dosya kapsamına yansıyan olumsuz sosyal ilişkileri ve kişiliği dikkate alınarak TCK 62 maddesi uygulanmamış, basit yargılama usulünde yargılama yapılarak verilen karara sanık müdafisi tarafından itiraz edilmesi nedeni sanık hakkında mahkememizin 28/06/2022 tarih, 2022/329 esas, 2022/388 karar sayılı kararında CMK'nın 251/3 maddesi uyarınca uygulanan indirim tekrar uygulanmamış'' hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2022/510 Esas, 2022/655 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!