9. Ceza Dairesi 2023/328 E. , 2023/6241 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/235 E., 2022/36 K.
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
... Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2022 tarihli ve 2021/235 Esas, 2022/36 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 31.10.2022 tarihli ve 2022/783 Esas, 2022/1671 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı temyiz kanun yoluna müracaat edilebileceği belirtilerek görevsizlik kararı verilmesi karşısında, Tebliğname'nin başlık kısmında anılan görevsizlik kararı ile ilgili bilgilere yer verildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin (... Asliye Ceza Mahkemesi), 10.04.2014 tarihli ve 2013/222 Esas, 2014/134 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. ... (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin (... Asliye Ceza Mahkemesi), 10.04.2014 tarihli ve 2013/222 Esas, 2014/134 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 23.03.2021 tarihli ve 2016/12679 Esas, 2021/2287 Karar sayılı kararı ile hükümden sonra yürürlüğe giren basit yargılama usulü bakımından sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2022 tarihli ve 2021/235 Esas, 2022/36 Karar sayılı kararı ile suçun sübutu açısından duruşma açılarak delil toplanması gerektiği değerlendirilerek genel hükümlere göre yürütülen yargılama sonucunda sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz İsteği
Temyiz hakkını kullandığına, dosyanın incelenmeden dokuz yıl geçmesine rağmen kendisine ceza verilmesinin suç oluşturduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece, "... Kapatılan Sulh Ceza Mahkemesinin 10/04/2014 tarih, 2013/222 esas ve 2014/134 karar sayılı kararı ile sanık ...'ın cinsel taciz suçundan verilen mahkumiyet kararı Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 23/03/2021 tarih, 2016/12679 esas ve 2021/2287 karar sayılı kararı ile; sanığın üzerine atılı söz konusu suçun 7188 sayılı kanun ile yeniden düzenlenen CMK'nın 251 maddesindeki basit yargılama usulüne tabi olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerekçesiyle bozulduğu görülmüş olup, mahkememizce usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur.
Dosyanın incelenmesinde; katılanın olay sonrası kollukta kendisine gösterilen ve bu suçtan kaydı bulunan kişilere ait fotoğraf albümünde yer alan sanığın teşhis işlemiyle yetinildiği, yargılama aşamasında sanık ile katılan arasında teşhis işlemlerinin yaptırılmadığı görüldüğünden Mahkememizin 03/06/2021 tarihli duruşmasında; suçun sübutu açısından duruşma açılarak delil toplanması gerektiği ve delillerin duruşmada tartışılması gerektiği gerekçesiyle basit yargılama usulünün uygulanmamasına karar verilmiştir.
Bu kapsamda iddia, sanık savunması, katılan beyanı, tanık beyanı, bozma ilamı, iddia makamının mütalaası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Suç tarihinde katılan ... ...'nın öğrenim gördüğü ... Merkez'de ki ... ... İlköğretim Okulunun yanındaki parkta arkadaşlarıyla oyun oynadığı sırada parka yakın bakkala sakız almak için gittiği, bakkaldan çıktıktan sonra sanıkla karşılaştığı, sanığın katılana bakarak cinsel duygularını tatmin etmek amacıyla penisini pantalonundan çıkarıp katılana gösterdiği, katılanın korkarak suç yerinden uzaklaştığı, arkadaşlarının yanına giderek olayı anlattığı ve arkadaşlarının kimseye söylememesini, katılanın kendilerine zarar verebileceğini söylemeleri üzerine katılanın olayı bir yetişkine anlatmaktan vazgeçtiği, suç tarihinden sonra tanık ...'nın katılanın arkadaşıyla konuşmalarını duyarak katılana iletmesi üzerine katılanın şikayetçi olduğu görülmüş, her ne kadar sanık savunmalarında üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de; katılan ile sanık arasında herhangi bir husumetin bulunmayışı, katılanın sanığa iftira atmasını gerektirir herhangi bir durumun olmayışı, katılanın aşamalarda birbiri ile tutarlı değişmeyen beyanları ile usulüne uygun olarak mahkememiz huzurunda yaptırılan teşhis işleminde, katılanın olay tarihinde kendisine cinsel organını gösteren kişinin sanık olduğunu kesin ve net olarak tespit etmesi ile sanığın benzer suçlardan yoğun sabıka kaydının olması karşısında sanığın üzerine atılı cinsel taciz suçunu işlediğinin sabit olduğu anlaşılmış, eylemine uyan cinsel taciz suçundan TCK'nın 105/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir..." şeklindeki gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
Mahkemece bozma öncesi gerçekleştirilen yargılama sonucunda verilen ilk mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemenin ardından 7188 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğundan bahisle bozulması üzerine söz konusu ilama uyan Mahkemece esasen ceza miktarı itibarıyla sanığın lehine olan basit yargılama usulünün tatbiki suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması nedeniyle hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2022 tarihli ve 2021/235 Esas, 2022/36 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!