WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/2972 E.  ,  2023/4993 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2082 E., 2022/3076 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2022 tarihli ve 2022/332 Esas, 2022/488 Karar sayılı kararı ile sanığın mağdura yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 17 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir

2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 05.12.2022 tarihli ve 2022/2082 Esas, 2022/3076 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın suçu işlediğine dair kesin, somut, her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, sanığın tutarlı beyanı dışında delil olmadığına, livata bulgusunun tespit edilmediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece "Mağdur beyanı, tanık beyanı ve sunduğu CD içeriği, adli tıp kurumu raporu, sosyal görüşmeci raporu, Siber Suçlarla Mücadele Amirliği raporu, kolluk tutanakları ve tüm dosya kapsamı hayatın olağan akışında bir bütün olarak incelendiğinde, sanığın aşamalarda özellikle mağdurun eve gelmesine ilişkin olarak eşinin mağduru görüp görmemesi noktasında kuşkulu beyanlar verdiği, şöyle ki, soruşturma aşamasında alınan 09/12/2020 tarihli beyanında, mağdurun genellikle eşinin evde olmadığı zamanlarda geldiğini, fakat eşinin olduğu zamanlarda geldiğinde ise, eşinin mağduru görmemesi için kendisinin gönderdiğini beyan ederken kovuşturma aşamasında ise, ifadesinde geçen söz konusu gibi bir durumun olmadığını beyan etmiştir. Yine sanığın kovuşturma aşamasında alınan beyanında, mağdurun sürekli evine gelmesinden ötürü mağdurun babasıyla ile konuştuğunu beyan etmiş ise de, mağdurun babası olan katılan ...'e özellikle bu husus mahkememiz huzurunda sorulduğunda, kendisinin sanığı ilk defa burada gördüğünü, daha öncesinde herhangi bir şekilde görüşmesinin olmadığını beyan etmiştir. Yine sanığın mağdura evdeyken para verip vermediği hususunda aşamalarda çelişkili beyanlar verdiği görülmektedir. Şöyle ki, soruşturma aşamasında alınan 09/12/2020 tarihli ifadesinde, evinin kapısının çaldığını, açtığında barış'ın geldiğini gördüğünü, barış'ın kendisinden sigara istediğini ve aç olduğunu söylemesi üzerine para verdiğini beyan ederken, kovuşturma aşamasında, mağdura, evine geldiğinde hiçbir zaman para vermediğini beyan etmiştir. Yine, mağdur ve tanığın aşamalarda birbirleri ile uyumlu ve istikrarlı beyanları, tanığın ve mağdurun anlatımları ile sunulan ses kaydı dikkate alındığında, (ilgili kayıtta konuşan kişinin Ankara Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı 17/12/2021 tarihli raporuna göre 1. derece muhtemel tanıma olarak mağdur ... *** olduğunun tespit edilmiştir.), tanığın, sanık ile aralarında ne olduğunu mağdura sorması sonucunda mağdurun iddianameye konu eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğini beyan etmesinden de anlaşılacağı üzere mağdurun kendisine sorulması üzerine olayları anlattığı, kendiliğinden harekete geçmediği dolayısıyla iftira atma kastı olmadığı gibi sanığın son celse alınan beyanlarında tanığın kendisinden alışveriş yapmadığı için iftira attığına yönelik beyanlarının da suçtan kurtulmaya yönelik olduğu zira, sanığa, işbu dosyasının diğer sujeleri (katılan, mağdur ve tanık) tarafından iftira atılmasını gerektirecek ispatlanmış/delillendirilmiş bir hususun/husumetin de dosya kapsamında olmadığı, kaldı ki, tarafların birbirlerini tanıdıklarına dair bir beyanlarının da olmaması hususu dikkate alındığında iftira atılması yönündeki savunmanın temelsiz olduğu, Yine her ne kadar Adi Tıp Uzmanı tarafından düzenlenen raporda mağdurda livata maddi bulgusu tespit edilememiş ise de; raporun devamında, fizik gelişimi, penis ya da parmak girişini kolaylaştırıcı kaygan madde kullanımı, tehdit, korku gibi nedenlerle direncin kırılması durumunda anal sfinkterin penis girişine müsait olacak şekilde genişleme yeteneğinin olduğunun belirtildiği görülmektedir, Bu doğrultuda mağdurun aşamalarda alınan beyanlarının doğrulandığı, zira aşamalarda, sanığın, kaygan bir madde kullanmak suretiyle vücuduna organ soktuğunu belirttiği, yine Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi 21/03/2022 tarihli raporunda mağdurdan alınan anal sürüntüler üzerinde şüpheli DNA'sına rastlanılmadığının belirtilmiş ise de, mağdurun kovuşturma aşamasında alınan beyanında, sosyal hizmet uzmanı tarafından özellikle bu husus sorulmuş olup, mağdurun, beyaz renkli sıvı geldiğini ve bunu peçeteye sildiği şeklinde cevap verdiği görülmüştür. Yine her ne kadar sanık aşamalarda müstehcen içerikli görüntüler seyrettirmediğini beyan etmiş ise de; mağdurun aşamalarda alınan beyanlarında sanık tarafından kendisine müstehcen içerikli filmler seyrettirildiğini beyan etmesi karşısında ve olayın gelişimi ile sanığın ikametinde yapılan arama ve el koyma işlemi sonrası Siber Suçlarla Mücadele Amirliği görevlilerince incelenen bilgisayarının çok sayıda pornografik görüntü içerikli internet sitelerine erişim sağladığının hatta bazı internet sitelerinin favorilere eklendiği tespit edilmiştir. Sanığın tüm bu çelişkili, olağan hayatın akışına aykırı ve dosyanın diğer sujeleri/delilleri tarafından doğrulanmayan soyut nitelikteki beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu bu itibarla savunmasına itibar edilmeyerek, tutarlı ve adli görüşmeci raporuna göre beyanlarının güvenilir ve samimi bulunan mağdur anlatımlarındaki gibi, mağdura karşı organ sokmak suretiyle birden farklı zamanlarda, zincirleme şekilde; para vermek bahanesiyle mağdurun iradesini fesada uğratarak cinsel amaçla evine götürdüğü burada TCK'nın 103/1-b maddesi yollamasıyla TCK 103/2. Maddesinde düzenlenen cinsel istismar suçunu ve mağdura bilgisayarından birden farklı zamanlarda, zincirleme şekilde pornografi içerikli videolar izleterek TCK 226/1-a. Maddesinde düzenlenen çocuğu müstehcen yayınları okumaya ve seyretmeye teşvik suçunu işlediği, mahkememizce kabul edilmiş ve kabule göre de, sanığın, mağduru para vermek bahanesiyle kandırmak suretiyle cinsel amaçla evine götürdüğünden kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin delillerin takdiri ile gereğinin ifası için Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
" şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 05.12.2022 tarihli ve 2022/2082 Esas, 2022/3076 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.09.2023 tarihinde karar verildi.