WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/2938 E.  ,  2023/3996 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1908 E., 2021/2489 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 19.01.2022 tarihli Tebliğnamede temsil kayyımı yönünden görüş belirtilmiş ise de, temsil kayyımı 28.12.2021 havale tarihli dilekçesinde sanık hakkında kurulan hükmün onanmasını talep ettiğinden, kayyımın isteminin temyiz talebi niteliğinde olmadığı kabul edilerek temyiz incelemesinin katılan Bakanlık vekilinin talebi ile sınırlı yapılmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci

fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.04.2021 tarihli ve 2021/359 Esas, 2021/320 Karar sayılı kararı ile, sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesi ve 61 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 01.12.2021 tarihli ve 2021/1908 Esas, 2021/2489 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi;
Sanığın birden fazla tarihte hem nitelikli hem basit eylemlerinin olduğuna, basit eylemlerinden ayrıca ceza verilmesi gerektiğine, sanık hakkında ceza tayini ve arttırımların en ağır şekilde yapılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ...'in teyzesinin torunu olan mağdurenin beyanına göre sanığın mağdurenin annesi ile önceki yıllarda 8 yıl süren bir ilişkisinin olduğu, ayrıca teyzesinin de sanık ile para karşılığı ilişkiye girdiği, yargılama aşamasında teyzesinin bu iddiayı reddettiği, daha sonra sanık ile mağdurenin annesinin tekrar karşılaştığı, mağdurenin annesinin mağdureyi sanık ile tanıştırdığı, mağdurenin annesinin kendisi ve eşinin çalışması nedeniyle ve kızının kendisinden 3-4 yaş büyük erkeklerle uygunsuz vaziyetlerde olduğunu öğrendiği gerekçesiyle kızına göz kulak olması için kızını sanığın evine bıraktığını belirttiği, sanığın oğlu olan tanık E.G'nin de mağdurenin rahat durmaması nedeniyle mağdurenin annesinin mağdureyi sanığın evine bıraktığını belirttiği, mağdurenin ise annesinin kendisini başka erkeklerle ilişkiye girip girmediğinin tespiti için sanığın evine bıraktığını, sanığın kendisini eski istihbaratçı olarak tanıttığını, sanığın alt kıyafetlerini çıkarıp eliyle cinsel organını ellediğini, elini cinsel organına soktuğunu belirttiği, devamında mağdurenin sanığın evinde kaldığı yaklaşık 1,5 ay boyunca sanığın neredeyse her gün hem ön hem arka özel bölgesinden kendi cinsel organını sokmak suretiyle defalarca

kez mağdureyle ilişkiye girdiği, sanığın bu eylemlerinin sanığın evinin banyosunda, salonda, yatak odasında tekrarlandığı, mağdurenin sanığın, arkadaşı H.V'ın da cinsel organını parmakladığını ve yaladığını belirttiği, ancak tanığın yargılama aşamasında alınan beyanında sanığın mağdureyle bulunduğu eve hiç gitmediğini belirttiği, öte yandan mağdurenin arkadaşı tanık H.V ile ilgili olmayan bir şeyi kurgulaması için dosya kapsamında herhangi bir sebep bulunmadığı, bir keresinde sanığın arkadaşı G.A ile birlikte mağdureyi alıp Gaziantep'e götürdüğü, bu yolculuğun tanık tarafından da doğrulandığı, sanığın burada mağdureyi bir bayanın evine bıraktığı, mağdurenin bu bayana sanıkla yaşadıklarını anlattığı, bu bayanın da mağdureye sanığın sübyancı olduğunu, el değmemiş kızları alarak bu şekilde davrandığını belirttiği ve mağdureye kaçmasını söylediği, mağdurenin Çocuk İzleme Merkezi raporunda ve pedagog eşliğinde alınan beyanında bu husustan bahsettiği,dönüşte aynı gün sanığın tekrar mağdureyle ilişkiye girdiği, 25.03.2020 tarihinde sabah saatlerinde sanığın mağdureyi uyandırarak yeniden uzun süreli cinsel ilişki yaşadığı, mağdurenin sonrasında karnının ağrıdığını belirterek ilaç almak bahanesiyle evden çıkarak polise gidip olanları anlattığı mahkemece kabul edilip, sanığın mağdureye yönelik sübutu kabul edilen eylemlerinin bir bütün halinde zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğu kanaatine varılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 01.12.2021 tarihli ve 2021/1908 Esas, 2021/2489 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.06.2023 tarihinde karar verildi.