9. Ceza Dairesi 2023/2917 E. , 2023/4468 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Mahkemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yozgat 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 10.06.2022 tarihli ve 2021/254 Esas, 2022/192 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun)'nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin 28.11.2022 tarihli ve 2022/1551 Esas, 2022/1601 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve Müdafiilerinin Temyiz İstemleri
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, cinsel eylemi ve saiki olmadığına, mağdure beyanlarında çelişkiler olduğuna, mağdurenin temyiz dışı mağdure ...'dan, tanık M.Ç.'nin ise mağdure ...'nın babasından korkması nedeniyle sanık aleyhine beyanda bulunduklarını celsede belirttiklerine, mağdur beyanları, taraf ve tanık anlatımları arasında uyuşmazlıklar ve çelişkiler olduğuna, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, suçlamayı kabul anlamına gelmemekle birlikte sanığın mağdurenin yaşı hususunda esaslı hataya düştüğüne, alt sınırdan uzaklaşılması ve lehe hükümlerin, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasının hukuka ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil olmadığına, şüpheden sanık yaralanır ilkesinin nazara alınarak beraat kararı verilmesi gerektiğine ve dilekçelerinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin Kapsamına Göre
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Olay günü sanık ...'un temyiz dışı mağdure ... ile mağdure ... ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuk (SSÇ) ...'yı (...) (...) (...) plaka sayılı aracı ile (...) ilçesinden aldığı, mağdure ... ile ...'nın kendi razalarıyla araca bindikleri, araçla yoldayken durup viski aldıkları, mağdure ..., ... ve sanığın aldıkları bu viskiden içtikleri, sanık ...'un aracı ile bir süre daha gezdikleri, ardından (...) Köyü'nün içerisinden geçtikten sonra sanık ...'un aracı ormanlık alana çektiği, burada ... ile mağdure ...'nın araçtan indikleri ve sanık ...'un aracın arkasına ...'nın yanına geçtiği, sonrasında ...'nın yaklaşık yarım saat sonra araçtan indiği, sonrasında sanık ...'un mağdure ...'yı yanına çağırdığı, ...'nın 23.12.2020 tarihli kolluk beyanında ve mağdure ...'nın Sivas Çocuk İzlem Merkezi (ÇİM) beyanından anlaşılacağı üzere mağdure ...'nın aracın arka koltuğuna sanık ...'un yanına bindiği, sanık ...'un mağdure ...'yı kucağına aldığı ve kucağında zıplattığı, bu esnada mağduruenin boynunu öptüğü ve mağdurenin elbisesinin içerisine elini sokarak göğüslerine dokunduğu ve mağdure ...'nın sanık ...'u boşalttığı, alınan raporda mağdure ...'nın kot pantolonunda sanık ...'a ait DNA profili bulunduğu, sonrasında mağdure ...'nın ...'ya sanık ... seni çağrıyor dediği ve Hülyanın araca gittiği, ...'nın 23.12.2020 tarihli kolluk beyanından anlaşılacağı üzere arabanın sallanmaya başladığı, sanık ...'un araçta mağduru yüzüstü yatırdığı ve ...'nın kazağını çıkardığı, ardından ...'nın göğüslerini sıktığı, bu hususun mağdur beyanı, dosya kapsamı ve ...'nın vajinasından ve iç çamaşırından alınan sürüntü örneğinde sanık ...'a ait DNA örneğine rastlandığının belirtilmesi ile sabit olduğu, sonrasında mağdure ...'nın bir daha araca bindiği ve bir süre daha sanık ... ile araçta baş başa kaldıkları ve devamında tekrar herkesin araca binerek dönüş yoluna geçtikleri, dönüş yolunda ...'nın araçtan inmek istediği, sanık ...'un araçtan indirmediği ve bağırarak "senin babanı ananı sikerim" dediği, ...'nın annesini arayarak sanığın kendisini araçtan indirmediğini söylediği, ...'nın annesi ....'nın da bahse konu telefon konuşmasını doğruladığı, SSÇ ... ve mağdure ...'nın taraflar arasındaki konuşma içeriğini doğruladığı, ...'nın annesinin kolluk kuvvetlerine müracaatı sonrasında sanık ...'un mağdurları ve SSÇ ...'yı aldığı yere geri bıraktığı ve olayın bu şekilde gerçekleştiği mahkemece kabul edilmiştir.
2.Sanığın mağdure ...'ya yönelik eylemine ilişkin yapılan değerlendirmede; her ne kadar sanık aşamalardaki savunmalarında mağdure ...'ya cinsel herhangi bir eylemde bulunmadığını belirtmiş ise de; temyiz dışı SSÇ ...'nın 23.12.2020 tarihli kolluk beyanında ve mağdure ...'nın Sivas ÇİM beyanından anlaşılacağı üzere mağdure ...'nın aracın arka koltuğuna sanık ...'un yanına bindiği, sanık ...'un mağdureyi kucağına aldığı ve kucağında zıplattığı, bu esnada mağdurenin boynunu öptüğü ve mağdurenin elbisesinin içerisine elini sokarak göğüslerine dokunduğu ve mağdurenin sanık ...'u boşalttığı, sonrasında sanığın mağdureye para verdiği ve alınan raporda mağdurenin kot pantolonunda sanık ...'a ait DNA profili bulunduğu anlaşılmakla sanığın savunmalarına itibar edilmemiştir.
3.Mağdure ... kovuşturma aşamasında beyanlarından dönmüş ve sanığın kendisine cinsel bir eylemde bulunmadığını belirtmiş ise de; mağdurenin bu beyanlarının dosya kapsamıyla uyumlu olmadığı ve sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olduğu anlaşıldığından mağdurenin dosya kapsamıyla uyumlu olan Sivas ÇİM beyanına mahkemece itibar edilmiştir.
4.Her ne kadar toplanan delillerden sanığın mağdure ...'yala rızası dışında cinsel yakınlaşma gerçekleştirdiğine ilişkin delil elde edilememiş ise de; mağdurenin olay tarihinde nüfus kayıtlarına göre on beş yaşından küçük olduğu ve alınan kemik yaşı raporuyla da olay tarihinde on beş yaşında küçük olduğunun anlaşıldığı, mağdurenin beyanından ve dosya kapsamından sanık ile mağdurenin aynı mahalleden önceden birbirlerini bildikleri, sanığın 23.10.2020 tarihli avukat huzurunda alınan beyanında mağdurenin komşusu olduğunu beyan etmesi ve temyiz dışı SSÇ ...'nın mağdurenin akrabası ve sanık ...'un çırağı olduğunun anlaşılması, bu itibarla sanığın mağdurenin gerçek yaşını bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, açıklanan sebeplerle sanığın mağdurun on beş yaşından küçük olduğunu bildiğine dosya kapsamı ve toplanan delillere göre vicdani kanı getirilmekle on beş yaşından küçük mağdurenin rızası olsa bile bu rızanın sanığın eylemlerini hukuka uygun hale getirmeyeceğinden sanığın yukarıda ayrıntıları verilen sabit olan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, mağdurun suç tarihindeki yaşı, sanığın kastının yoğunluğu nazara alınarak sanığın teşdiden cezalandırılmasına, sabıka kaydına yansıyan geçmişi ve suça meyilli kişiliği dikkate alınarak hakkında aynı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar verilerek hüküm kurulduğu belirtilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
İlk derece mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, sanık ve müdafiilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçede açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin 28.11.2022 tarihli ve 2022/1551 Esas, 2022/1601 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yozgat 1.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!