WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/2575 E.  ,  2023/2940 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1555 E., 2022/1664 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği görüşüldü:

I.HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2022 tarihli ve 2021/341 Esas, 2022/185 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 ve 62 nci maddesinin birinci fıkraları, 53 üncü uyarınca neticeten 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 06.09.2022 tarihli ve 2022/1555 Esas, 2022/1664 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ... müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.02.2023 tarihli ve 9-2022/159238 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemleri
Sanığın mağdureye yönelik olarak atılı zincirleme şekilde çocuğun cinsel nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğine dair dosya kapsamında mağdurenin aşamalardaki soyut ve çelişkili beyanları haricinde sanığın cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil bulunmadığına, mağdure beyanının doğruluğunu tespit amacıyla sanığın cinsel bölgesinde ben izi olup olmadığının araştırılmamasının eksik inceleme ile karar verme niteliğinde olup bu durumun usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri
Atılı suçtan sanık hakkındaki temel cezanın en alt hadden tayini ile verilen cezada 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca indirim yapılmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

III.OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesince dava konusu olayın; "Sanığın eşinin öz yeğeni olan olay tarihinde 9-10 yaşında olan mağdur ...'u evinde mağdurun kuzeni ile oyun oynamaya gittiği zamanlarda, mağdura abur cubur getirerek yanağından öptüğü ve öperken getirdiği abur cuburların kendisinin olacağını söylediği, daha sonra sanığın isteklerinin arttığı ve mağduru dudağından öpmeye başladığı, mağdur 11 yaşlarına geldiğinde oyun oynamak için sanıktan istediği telefonundan mağdura cinsel içerikli filmler izletmeye başladığı ve bu sırada mağdurun kıyafetlerinin içerisinden göğüslerine ve cinsel bölgesine dokunduğu, yine sanığın kendi kıyafetlerini çıkartıp mağdurun da alt kıyafetlerini yarıya kadar çıkarttıktan sonra da cinsel organını mağdurun cinsel organına sürttüğü, sanığın cinsel organını mağdurun ağzına soktuğu, bu eylemleri haftada bir iki kez tekrarladığı, sanığın eylemlerinin katılan 13 yaşına gelene kadar devam ettiği" şeklinde gerçekleştiği kabul edilmiş,
2. Yine Mahkemece "Olayın oluş ve intikali, mağdurun aşamalarda alınan beyanlarının aynı mahiyette oluşu, ifadelerinin değişiklik veya çelişki içermemesi, mağdurun beyanlarının tanık anlatımları ile uyumlu oluşu, adli görüşmecilerin mağdurenin vermiş olduğu bilginin birbirleri ile tutarlı olduğu, sözlerine itibar edilebileceği yönündeki kanaatleri, kardeşi olan tanık ...'in sanık ...'in kendisine de benzer cinsel davranışlarda bulunduğuna dair ifadesi, tanık olarak dinlenen ve sanığın eşi olan ...'in beyanlarında böyle bir olayın olup olmadığını sorduğunda sanığın olayı kabul ettiğini ve ağlayarak pişman olduğunu söylediğini ifade etmesi, yine mağdurun halası olan tanık ...'nın da alınan ifadelerinde bu durumu doğrulaması, katılanların sanığa böyle bir suç isnatında bulunmasını gerektirecek husumetin tespit edilememesi, sanık her ne kadar kendisini evden göndermek için bu şekilde iftira atıldığını beyan etmiş ise de katılanların aile apartmanında kaldığı ve herkesin ayrı evlerde kaldığı, kaldı ki kişinin başkasını apatmandan göndermek için kendi iffetine iftira atmasının hayatın olağan akışına uygun bir davranış olmadığı, bu haliyle sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmeyerek eylemi sabit kabul edilmiştir." gerekçesine binaen sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan yukarıda "HUKUKİ SÜREÇ " başlığı altındaki 2. nolu kısımda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.

B.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

2. Mağdurenin sanığın cinsel organında ben izi olduğunu halasının kızı tanık Hesna'ya söylediğinin, Hesna'nın mağdurenin kendine aktardıklarını annesi tanık ...'ya anlattığının, tanık ...'nın da bu durumu kızkardeşi ve aynı zamanda sanığın eşi olan tanık Güleser'e sorduğunda onun da durumu onayladığının aşamalarda alınan beyanlar kapsamından anlaşılması karşısında Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 06.09.2022 tarihli ve 2022/1555 Esas, 2022/1664 Karar sayılı kararında sanık ... müdafiii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.05.2023 tarihinde karar verildi.