WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/2530 E.  ,  2023/3648 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1603 E., 2021/2232 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi onama

Sanık müdafi 30.03.2022 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde bulunmuş ise de; temyiz dilekçesinin yasal süre geçtikten sonra verildiği anlaşıldığından temyiz isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 298 inci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Sanık ve katılan mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 31.08.2021 tarihli ve 2020/401 Esas, 2021/318 Karar sayılı ilamı ile sanığın üzerine atılı on iki yaşından küçük çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi 25.11.2021 tarihli ve 2021/1603 Esas, 2021/2232 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumuriyet Başsavcılığı'nın 12.05.2022 tarihli ve 9-2022/59536 sayılı tebliğnamesi ile red- onama görüşlü olarak Dairemize gönderilmiştir.

4. Dairemizin 23.11.2022 tarihli ve 2022/7855 Esas, 2022/10438 Karar sayılı kararı ile tutuklu olan sanığa istinaf ilamının tebliğ edilmediği anlaşıldığından eksikliğin giderilmesi için tevdi kararı verilmiştir.

5. Dava dosyası eksikliğin giderilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.02.2023 tarihli ve 9-2023/16459 sayılı ek tebliğnamesi ile onama görüşlü olarak dairemize gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı ve yoğunluğu nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılması gerektiğini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Sanığın Temyiz İstemi
Samimi ikrarda bulunduğunu, daha önce sabıkasının olmadığını, tutukluluk halinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yeniden yargılanma talebinin değerlendirilmesini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince; "Sanık hakkında, olay tarihinde On İki Yaşından Küçük Mağdurun Cinsel İstismarı suçunu işlediği iddiasıyla atılı suçtan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
Sanık mahkememizdeki savunmasında (özetle); Suçlamayı kabul etmeyerek " ... mağduru tanımadığını, ancak babasını tanıdığını, mağdura yönelik cinsel amaçlı bir harekette bulunmadığını, sadece kendisini sevip konuştuğunu" ifade etmiştir.
Katılan beyanında (özetle); Mağdurun kızı olduğunu, olay sebebiyle şikayetçi olup, davaya katılmak istediğini belirtmiştir.
Mağdur ... *** beyanında (özetle), sanığı tanımadığını ağabeyi ile birlikte markete gittiklerini, abisinin maskesi olmadığı için markete yalnız girdiğini, markette sanığın yanına gelip kendisi ile konuştuğunu birşeyler sorduğunu, elini omzuna atarak kendisini sıkıştırıp dudağından öptüğünü, para verip tehdit ettiğini, kimseye söylememesini istediği için korktuğunu olayı anlatamadığını belirterek sanık hakkında şikayetçi olup, davaya katılmak istediğini eklemiştir.
Dosyada mevcut iddia, katılan ve mağdur beyanı, sanık savunması, 11/12/2020 tarihli Görüntü izleme tutanağı, ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Olay tarihinde, A101 marketin içinde müşteri olarak dolaşan mağdurenin yanına o esnada market içerisinde olan sanığın gelerek bir müddet konuştuğu, sonrasında yaklaşıp elini omzuna attığı, bir süre yan yana yürürken dönüp yanağından öptüğü, daha sonra kucaklayıp sarılarak dudağından öptüğü, sonra arkasından kucaklayıp sürtündüğü, göğüslerini ve kalçasını ellediği, kendisine para verdiği, sonra yine dudağından öptüğü, ondan sonra da marketten çıkışını bekleyip yanına çağırdığı, fakat mağdurenin durmayıp koşarak evine gittiği, korkusundan olanları kimseye söylemediği dosya kapsamındaki delillerden anlaşılmakla,
Her ne kadar sanık mahkememizdeki savunmasında atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, dosyaya yansıyan anlatımlardan mağdure ve ailesi ile sanık arasında, sanığa iftira atılmasını gerektirecek mahiyette herhangi bir husumet bulunmadığının anlaşıldığı, sanığın soruşturma aşamasında verdiği "bir anlık şeytana uydum, nasıl yaptım bilmiyorum" şeklinde ikrar içeren ifadeleri, mağdur ve katılanın yargılama aşamasında değişmeyen samimi ve tutarlı anlatımları, bu beyanları destekleyen görüntü izleme tutanağındaki görüntüler, tutanaklar ve tüm deliller karşısında sanığın mahkememizdeki kaçamaklı savunmalarına itibar edilmeyerek, İzah edilen gerekçelerle, sanığın sabit görülen eylemi nedeniyle TCK 103/1-3 maddesi gereğince Cezalandırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
" gerekçeleriyle sanığın mahkumiyetine karar vermiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi 25.11.2021 tarihli ve 2021/1603 Esas, 2021/2232 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Talebi Yönünden
Sanık müdafiinin yokluğunda verilip 24.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen onbeş günlük kanunî süre geçtikten sonra 30.03.2022 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ile Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık ile katılan mağdure vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Talebi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin yasal süresinden sonra temyiz isteminde bulunduğu anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ile Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 25.11.2021 tarihli ve 2021/1603 Esas, 2021/2232 Karar sayılı kararında sanık ile katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.05.2023 tarihinde karar verildi.