9. Ceza Dairesi 2023/2454 E. , 2023/2765 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/859 E., 2022/866 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2022 tarihli ve 2022/859 Esas, 2022/866 Karar sayılı kararı ile Dairemizin, 12.10.2022 tarihli ve 2022/7504 Esas, 2022/8925 Karar sayılı bozma kararına karşı direnme kararı verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 6763 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesiyle değişik 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 6763 sayılı Kanun’un 38 inci maddesiyle 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10 uncu maddesi uyarınca yapılan incelemede;
Mahkemece verilen direnme kararının; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2014 tarihli ve 2014/78 Esas, 2014/221 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel saldırı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2014 tarihli ve 2014/78 Esas, 2014/221 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 02.11.2021 tarihli ve 2021/2680 Esas, 2021/8777 Karar sayılı kararı ile olayın intikal şekli ve zamanı, katılanın aşamalardaki samimi anlatımları, savunma, sanık tarafından katılana uygulanıp, mağdurenin başvuru nedeni dışında kalan ve tıp etiği uygulamalarına aykırı olduğu bilirkişi mütalaalarıyla da tespit edilen talep dışı fiziki muayene ve tüm dosya kapsamına göre sanığın olay günü reşit katılanın karın bölgesini okşayıp, bacak ve kalça bölgelerine dokunma şeklinde sübuta eren eylemlerinin sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilerek mahkûmiyeti yerine dosya içeriğine uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle beraatine karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2022/1 Esas, 2022/156 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının (b) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2022/1 Esas, 2022/156 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.10.2022 tarihli ve 2022/7504 Esas, 2022/8925 Karar sayılı kararı ile "Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yabancı Hasta Biriminden sorumlu Başhekim Yardımcısı olarak görev yapan sanık doktorun olay günü muayene sırasında sarkıntılık suretiyle cinsel saldırıda bulunduğu mağdure üzerinde kamu görevinden kaynaklanan nüfuzunun olmadığı, zira sanığın nüfuzunun bulunduğunun kabulü için görevinin mağdure üzerinde güç ve otorite oluşturması, bu otoritenin mağdurenin direncini kırması ve mağdurenin bu nedenle çekinerek karşı koyamamasının gerektiği, bunun gerçekleşmesi için de sanığın görevinin mağdure yönünden zorunlu ve icbar edici nitelik taşımasının zaruri olduğu, dolayısıyla sadece görevinin sağladığı kolaylıktan faydalanarak eylemin gerçekleştirilmesi halinde nüfuzun kötüye kullanıldığının kabulünün mümkün olmadığı, esasen 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi gereğince yapılacak artırımın kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması haline münhasır olup, dosya içeriğine göre mağdure üzerinde nüfuzu bulunmayan sanık hakkında aynı sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci cümlesi ile belirlenen temel cezanın koşulları oluşmadığı halde aynı 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi ile artırılması suretiyle fazla ceza tayini nedeniyle" bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma üzerine Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2022 tarihli ve 2022/859 Esas, 2022/866 Karar sayılı direnme kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının (b) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiilerinin Temyiz İstemi
Sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanığın yaptığı işlemlerin hastası olan katılanın vücut muayenesi sınırları içinde bulunduğuna, şikâyetin on altı gün sonra yapıldığına, katılanın beyanlarının çelişkili olduğuna, beraatine karar verilmesi gerektiğine, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi hükmünün uygulanma koşullarının bulunmadığına, dava zamanaşımı süresinin dolduğuna, kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiğine, sanık lehine 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmadığına yönelik olduğu görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdurenin, Hapatit B hastalığının tedavisine katkı sağlamak amacıyla ozon tedavisi yaptırmak üzere 17.05.2012 tarihinde Medizone Tıp Merkezine gittiği, burada görev yapan tanık Dr. M. E.'nin kendisine Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde başhekim yardımcısı Dr. Haşim'i (SANIK) tavsiye ettiği, sanığın da o esnada muayene odasına girip çıktığı, sanığın kendisine kartvizitini verdiği (mağdure tarafından dosyaya sunuldu) ve mağdurenin 18.05.2012 tarihinde muayene için sanığın görev yaptığı hastaneye gittiği, sanık Dr. Haşim'in mağdureye yönelik lenf düğümlerini kontrol sırasında normal bir doktor muayenesinin gerektirmediği şekilde göğüslerine dokunduğu, karaciğer ve dalağı kontrol sırasında doktor muayenesinin gerektirmediği şekilde karın bölgesini okşar gibi elini gezdirdiği, yine muayeneye konu olmamasına rağmen göbek ve bel bölgelerini iki eli ile sıkıştırarak "Bu kilolar fazla, bunların verilmesi lazım" dediği, mağdure otururken sanığın kalçalarına ve bacakların üst kısımlarına dokunarak "Bu bölgelerde kilolu" şeklinde ifadelerde bulunduğu, mağdure muayeneden çıkmak üzereyken, sanığın elini mağdurenin bel ve kalçalarına dokunmak suretiyle "Sen bize izin ver, biz ozon sauna ile bunları da hallederiz" dediği şeklinde olayın gerçekleştiği kabul edilmiştir.
2. Dairemizin 17.03.2022 tarihli ve 2022/1 Esas, 2022/156 Karar sayılı bozma kararına karşın mahkeme gerekçeli kararında, olayda sanığın hizmet ilişkisinin verdiği gücü, nüfuzu kullanarak mağdure üzerinde hakimiyet kurduğu, yönlendirdiği ve fiilini bu şekilde gerçekleştirdiği, hizmet ilişkisinin, hizmet sözleşmesi ile sınırlanmaması gerektiğinden sağlık hizmetinin gereği olarak ortaya çıkan gücün, otoritenin ve nüfuzun verdiği güç kullanılarak suçun işlendiği halleri kapsam dışı bırakan bir değerlendirme olacağı değerlendirmesiyle direnilmesine karar verdiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Dairemizin, 02.11.2021 tarihli ve 2021/2680 Esas, 2021/8777 Karar sayılı bozma kararı usul ve kanuna uygun olup İlk Derece Mahkemesince anılan ilâma yönelik kurulan 12.12.2022 tarihli ve 2022/859 Esas, 2022/866 Karar sayılı direnme ilâmında belirtilen gerekçeler yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2022 tarihli ve 2022/859 Esas, 2022/866 Karar sayılı direnme kararı yerinde görülmediğinden, Dairemizin 12.10.2022 tarihli ve 2022/7504 Esas, 2022/8925 Karar sayılı bozma kararının, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,04.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!