WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/2323 E.  ,  2023/3970 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddenin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2018 tarihli ve 2018/140 Esas, 2018/817 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
Çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi ve 43 üncü maddesi uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bu kararın sanık müdafii ve katılan Bakanlık ve mağdure vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 30.04.2019 tarihli ve 2019/956 Esas, 2019/654 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3. Kararın sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 15.02.2021 tarihli ve 2020/2922 Esas, 2021/1176 Karar sayılı kararı ile olayın aynı zamanda tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin duruşmada dinlenilmesi gerektiğinden bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma ilamı üzerine ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2021/214 Esas, 2021/786 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi ve 43 üncü maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. Bu kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 29.06.2022 tarihli ve 2022/3878 Esas, 2022/6753 Karar sayılı kararı ile sair retli olarak takdiri indirim uygulanması veya uygulanmamasına dair kararların da gerekçeli olması gerektiğinden ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir.

6. Bozma üzerine ilama uyularak takdiri indirim hükmü uygulanmış ve sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ve Müdafiinin Temyiz İsteği
Tüm dosya kapsamına göre mağdurenin soyut beyanları dışında cezalandırılmaya yeter delil bulunmadığına, taraflar arasında husumet bulunduğuna ve müvekkiline iftira atıldığına ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ve kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

C. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında takdiri indirim hükmünün uygulanmasının dosya kapsamıyla uyuşmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesi Kabulü
"Mağdurun soruşturma sırasında usule uygun alınan beyanında; korktuğu için geceleri annesi müşteki ... *** ve sanığın yatmış olduğu yatakta yatmaya başladığını, ilk başlarda bir sıkıntı olmadığını, ancak son iki aydır sanığın kendisini yatakta ortaya aldığını, annesi uyuduğu esnada ayaklarını ve bacaklarını okşadığını, yanağını ve dudağını öptüğünü, üst elbisesini çıkarıp göğsünü emdiğini, annesinin bazen yaşananları gördüğünü ve yapmaması için sanığı uyardığını, buna karşılık sanığın “hepinizi öldürürüm” demek suretiyle kendilerini tehdit ettiğini, sanığın zorla, rızası dışında kendisini zeytinliğe götürdüğünü burada yalnızca elinden tuttuğunu, annesi ...'nin sanığın kendisini taciz etmemesi için uyardığını, 16/08/2017 tarihinde annesi ile sanığın mağduru taciz ettiği için tartıştığını ve bu nedenle annesiyle sanığını ayrıldığını beyan ettiği, bozma kararı sonrası dosya yeniden esasa kaydedilerek yapılan yargılama sonrasında Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda mağdurun pedagog huzurunda talimatla alınan beyanında sanığın özbabası olmadığını ve üvey babası olduğunu, annesinin sanık ile evlendikten sonra kardeşleri ile birlikte ve annesi ve sanık ile birlikte kalmaya başladıklarını, ilk başlarda herşeyin normal olduğunu kendisinin annesi ve sanığın birlikte yattığı odada koltukta yattığını, annesinin uyuduğu sırada sanığın kendisini yattığı yerden yanına aldığını, arkasından sarıldığını, başka bir gün annesinin evde olduğu, sırada kendisini farklı bir odaya götürdüğünü, sanığın üzerindeki tişörtü çıkardığını, göğüslerine dokunduğu ve göğüslerini emdiğini, başka bir gün zeytinliğe götürdüğünü ancak burada cinsel temasının almadığını, ancak cinsellikle ilgili özellikle kız çocuklarının ergenliğe girdiğinde yaşadıkları bir takım sıvı gelmesiyle ilgili konularda kendisiyle konuşmaya çalıştığını, başka bir gün annesi ile kardeşlerinin kahvaltı masasında olduğu sırada kendisinin geç uyanması nedeniyle yatakda olduğu sırada uyandığı sırada sanığın kendisinin bacaklarının üst kısmına doğru dokunduğunu, masaj şeklinde hareketler yaptığını gördüğünü, bu konuları annesine anlattığını, annesinin de teyzesine anlattığını beyan ettiği, yine mağdurun huzurda alınan beyanında sanığın gece aynı odada koltukta uyarken kendisini annesi ile birlikte yattığı yatağa aldığını, sabah ayaklarına dokunduğunu, yine annesinin evde olduğu sırada, kendisini farklı bir odaya aldığını, orada üzerindeki tişörtü çıkardığını, göğüslerine dokunduğu ve emdiğini, ayrıca farklı bir günde zeytinliğe götürdüğünü ve elinden tuttuğunu, burada cinsel bir temasının olmadığını, göğüslerine dokunma eyleminin yatakta iken olmadığını beyan ettiği, müşteki ...'nin soruşturma devam ederken 06/10/2017 tarihinde vefat etmiş olması nedeniyle kovuşturma sırasında beyanının alınamadığı, müşteki ... ***'in soruşturma sırasındaki beyanında sanık ... *** ile evli olduklarını, 2016 yılının Ağustos ayında önceki evliliğinden olma üç çocuğunu sanık ile müşterek ikametleri olan ... İli ... İlçesi ... Mahallesi'nde ki eve getirdiklerini, sanık hakkında suç duyurusunda bulunduktan iki ay önce sanığın üvey kızı mağdur ... ***'i geceleri yatağına almaya başladığını, sanığın mağdurun kendi aralarında yattığı sırada sanığın mağdur kızının yanağından öptüğünü, ayağını ve bacağını okşadığını, üst elbisesini çıkararak göğsünü emdiğini, mağdurun arkasına geçerek sarıldığını, elini mağdur çocuğun üst eşofmanının içine sokarak göğsünü sıktığını, bunun haricinde şüphelinin mağdur çocuğu zorla rızası dışında zeytinliğe götürdüğünü, burada kendisini taciz edip etmediğini sorduğunda kızının cevap vermediğini, ayrıca sanığın yaşananları kimseye anlatmaması için kendisini ve çocuklarını silahla tehdit ettiğini beyan ettiği, sanığın savunmalarında üzerine atılı suçu kabul etmediği, mağdurların annesi ile 2016 yılında evlendiğini, eşinin isteği üzerine mağdur çocukları yanına aldığını, çocuklara gayet güzel baktığını, 2017 yılı Ağustos aylarında birgün yataktan kalktığı ve lavobaya gittiğini dönüşte mağdur ...'nin üstünün açık olduğunu gördüğünü, bunun üzerine mağdurun üstünü örttüğünü, eşi ...'nin ablası ...'ın evine erkek getirdiğini duyduğunu, evin önünde masa kurup horoz kesip içkili yemek yediklerini duyduğunu bunun için eşine kızdığını, nasıl eve erkek getirirsiniz diye kuru sıkı tabancayı kendi kafasına dayadığını ve kendimi öldürürüm dediğini daha sonra eşinin ve çocuklarının evi terk ettiğini öğrendiğini savunduğu,

Toplanan delillere göre; sanık ... *** ile müşteki ...'nin evli oldukları, 2016 yılının Ağustos ayında müşteki ...'nin 3 çocuğu ile birlikte sanık ile müşterek ikametlerine geldikleri, sanık, müşteki ... ve çocuklarının bir arada yaşamaya başladıkları, sanık ... ***'in C.Başsavcılığına yapılan başvurudan yaklaşık 2 ay öncesi (2017 yıl Haziran ayı içerisinde) üvey kızı mağdur ... ***'i geceleri yatağına almaya başladığı, mağdur ...'in annesi olan müşteki ... ve üvey babası sanık ...'nin arasında yattığı, sanığın mağdur ...'nin yanağından öptüğü, ayağını ve bacağını okşadığı, yine farklı bir tarih de mağdurun annesi ...' nin de evde olduğu ve uyuduğu sırada mağduru ayrı bir odaya götürerek elbisesini çıkartarak göğüslerini emdiği, mağdur ...'nin arkasına geçerek mağdura sarıldığı, sanığın mağdureye yönelik cinsel istismar eylemlerinin zaman içerisinde devamlılık gösterdiği ve sanığın mağdure ...'ye karşı istismar içeren bu eylemleri birçok kez yaptığı, mağdur çocuk ...'nin soruşturma ve kovuşturma sırasındaki beyanları arasında zaman ve mekan olarak çelişki olsa da sanığın mağdura yönelik cinsel davranışların şekli yönünden bir çelişki olmadığı, olayın üzerinden uzun bir zaman geçmiş olması, mağdurun yaşı ve içinde bulunduğu psikolojik/sosyolojik durum göz önüne alındığında zaman ve mekan bakımından mağdurun beyanlarında çelişki veya eksiklik olmasının olağan olduğu, müştekinin ve mağdurların sanığın yanından isnat edilen eylemlerden dolayı ayrıldıkları, ayrıldıktan hemen sonra sanık hakkında suç duyurusunda bulundukları, mağdurun usule uygun olarak alınan aşamalardaki beyanları, 06/10/2017 tarihinde vefat eden müşteki ...'nin samimi anlatımları, mağdurun ve müşteki anlatımlarını doğrulayan tanık ... ve diğer tanık beyanları, adli rapor, hastane kayıtları psikolojik danışman görüşü, sanığın savunması birlikte değerlendirildiğinde mağdur beyanına itibar edilmesinin gerektiği, sanığın iki ay boyunca cinsel istismar eylemini gerçekleştirdiğinin sabit olduğu sanığın cezadan kurtulmaya yönelik savunmasının inandırıcı olmadığı, gelen hastane kayıtlarının savunmayı doğrulamadığı, bir kısım savunmalarının ise soyut kaldığı anlaşılmakla sübut bulan eylemden sanığın cezalandırılması cihetine gidilmiştir.

Temel ceza belirlenirken TCK103/1-1. maddesi kapsamında suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, suçun işlendiği zaman ve yer, bu anlamda sanığın kastının yoğunluğu değerlendirilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle belirleme yapılmış, eylemi üvey kızına karşı işlemiş olması dikkate alınarak cezasından TCK'nun 103/3-c maddesi uyarınca cezasında artırım yapılmış, mağdur ve müşteki beyanları ile suç tarihinin 2017 yılı haziran ayı içerisinde olduğu anlaşılmakla mağdurun 12 yaşını ikmal ettiği anlaşılmakla TCK103/1-3. Cümlesi uygulanmamış, sanığın suça konu eylemi tehdit ve cebirle işlediğine dair delil elde edilemediğinden TCK.nun 103/4 maddesi uygulanmamış, sanığın aynı kasıtla birden fazla cinsel hazzı tatmine yönelik eylemi nedeniyle TCK'nun 43 maddesi uyarınca takdiren 1/3 oranda artırım yapılmış, sanığa verilen ceza miktarı gözetilerek şartları oluşmadığından CMK 231 ve TCK 51 maddeleri uygulanmamış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafisi ile katılan Bakanlık ve katılan mağdure vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2022 tarihli ve 2022/380 Esas, 2022/640 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık ve katılan mağdure vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.06.2023 tarihinde karar verildi.