WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/1947 E.  ,  2023/5641 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1181 E., 2021/1865 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2020 tarihli ve 2020/6 Esas, 2020/366 Karar sayılı kararı ile sanığın, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2021/1181 Esas, 2021/1865 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz İstemi
Verilen kararın kendisi ve ailesini mağdur ettiğine, usül ve esas yönünden dosyanın eksikliklerinin giderilmesi ve lehine olan hükümlerin uygulanması suretiyle beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın cinsel eylem esnasında cebir kullandığına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı verilmesinin kanuna aykırı olduğuna, sanık hakkında üst sınırdan ve takdiri indirim uygulanmaksızın ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince "Mağdure ...'ün çimdeki ve duruşmadaki beyanlarını bulunduğu CD'nin 04/03/2020 tarihli bilirkişi raporu ile tape haline getirildiği, çözümünün yapıldığı,
04/03/2020 tarih ve 11/11/2020 tarihli bilirkişi raporu ve eki görüntülerin kare kare çıktıları üzerinde Olay yerine ait güvenlik kamerası kayıtlarına dair yapılan incelemede; sanığın mağdurenin omuzuna elini götürdüğü, birlikte binaya girdikleri, bina içinde kısa süreliğine kalarak birlikte dışarı çıktıkları, bilahare mağdurenin bina girişinden ayrıldığı, arkasına döndüğü, olay yerinden ayrıldığı, sanığın mağdure ayrıldıktan sonra sokak başına gittiği ve Piran marketin önünden geçerek ayrıldığı anlaşılmaktadır.
Sanık görüntülerdeki şahsın kendisi olduğunu kabul ettiğinden Anayasa 141, 36 uyarınca bu hususta ayrı bir tahkikata ihtiyaç duyulmamıştır,
I- Sanık hakkında Cinsel istismar suçu yönünden yapılan değerlendirme ile TCK 103/4te yer alan cebir tehdit ve hileye dair değerlendirmede;
Atılı suç yönünden tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; sanığın atılı suçlamaları kabul etmediği, sanık müdafiinin mahkeme huzurunda izlenen CD içeriği ile mağdurun anlatımlarının çelişki olduğunu, mağdurun kendi isteği ile yavaş yavaş binadan çıktığını beyan ettiği, olay yeri güvenlik kamerası kayıtlarından mağdure Eyül ve sanığın saat 16:13:05 te birlikte binaya girdikleri, 16:15:40 ta binadan beraber çıktıkları, 16:16:18 de sanık ... mağdurenin ayrıldıkları, 16:18:10 da sanığın piran marketin kamerasını fark ettiğinde yüzünü eliyle perdelediği 14/11/2017 tarihli CD inceleme tutanağından anlaşılmakta, sanık ... mağdure görüntülerdeki şahsın kendileri olduğunu inkar etmemektedirler,
Dosya kapsamı ve görüntülerin çözümüne dair rapor içerikleri nazara alındığında mağdurenin sağ yanağında kızarıklık olması tek başına cebir fıkrasını uygulanması için yeterli görülmemiştir, zira sanığın cinsel istismar eylemini neticesinde yaşanan kızarıklığı ancak istismar eyleminin sübutuna fayda sağladığı, cebir tehdit ve hileye dair artırım fıkrasının tatbikine mahal olmadığı yönünde vicdani kanaatine ulaşılmış,
Mahkememizce kabule göre; mağdurun ÇİM'de vermiş olduğu beyanı ve müşteki beyanları, mağdurun sanık ...'a yönelik yapmış olduğu 23/12/2017 teşhis tutanağı ve 23/10/2017 tarihli adli muayene raporunda mağdurun sağ yanağında kızarıklık olduğu, CD görüntülerinde sanık ... mağdurun binaya giriş çıkışlarının ve sanığın yüzünü perdeleyerek olay yerinden uzaklaştığına dair görüntü içeriği, sanığın görüntülerdeki şahsın kendisi olduğuna dair beyanı ile sair beyanlarının sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, mağdurenin beyanlarının güvenilir olduğu, ancak kızarıklığın ise tek başına cebire delalet edemeyeceği sanığın olay günü 9 yaşında olan mağdure ile birlikte bir apartmanın içerisine girerek burada mağdurun kulağını emdiği, eliyle mağdurun bacağına ellemeye çalıştığı ancak mağdurun sanığın eline vurduğu ve sanığı çimdikleyerek olay yerinden ayrıldığı kabul edilerek sanığın belirtilen eylemleriyle üzerine atılı çocuğun cinsel istisma suçunu işlediği vicdani kanaatine ulaşıldığından sanık hakkında yargılama süreci ve aşamalarda toplanan deliller, hayatın olağan akışı, olayın oluş biçimi, beyanlar, raporlar ve tüm dosya kapsamı ile bunlara bağlı vicdani kanaat karşısında; uygulama gerekçelerine kısa kararda (hüküm fıkrasında) yer verilmek suretiyle aşağıdaki mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
II- Sanık ...'ın üzerine atılı çocuğa karşı cinsel amaçla, cebir tehdit ve hile kullanarak kişiyi hüriyetinden yoksun kılma suçu yönünden yapılan değerlendirmede;
Mağdurenin aşama ve mahkeme beyanlarında özetle olay günü bakkaldan kola aldıktan sonra eve dönerken sanığın kendisini yanına çağırarak ekmek alırmısın dediğini, cebinden 5 TL çıkarıp tekrar cebine koyduğunu, içeri gel dediğini istismarın sonrasında hemen kaçtığına dair beyanları ile Cinsel saldırı suçunun konusunun mağdurun vücudu olduğu, suçun işlendiği sırada ve işlendiği süreyle sınırlı bir zaman diliminde mağdurenin hareket etme olanağının ortadan kaldırılmasının belirtilen suçun unsuru olduğu, zira mağdurenin hareket etme olanağını ortadan kaldırmadan bu suçun işlenemeyeceği, dosya içeriğine göre sanığın cinsel istismar suçunu gerçekleştirmeye yönelik eylemi dışında mağdurenin hürriyetini kısıtlayan başkaca bir eylemi de bulunmadığı ve dosya kapsamı gözetilerek sanık hakkında mağdureye yönelik atılı çocuğa karşı cinsel amaçla, cebir tehdit ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de sanığın üzerine atılı suçun yasal şartlarının oluşmadığı vicdani kanaatine ulaşılmış, sanık hakkında yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraat kararı verilmiştir.
" şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan mağdure vekilinin anılan hükme dair temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle,Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2021/1181 Esas, 2021/1865 Karar sayılı kararında sanık ... katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.09.2023 tarihinde karar verildi.