9. Ceza Dairesi 2023/1946 E. , 2024/2451 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/242 E., 2021/330 K.
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
KARAR : Direnme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.09.2021 tarihli ve 2021/242 Esas, 2021/330 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 20.04.2021 tarihli ve 2020/3724 Esas, 2021/3100 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesine, 7165 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen, üçüncü fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz yoluna tabi olduğu belirlenmekle;
Mahkemece verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiş, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 63 üncü maddeleri ile 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2019 tarihli ve 2018/93 Esas, 2019/109 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası, altıncı fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 19 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 28.05.2019 tarihli ve 2019/1496 Esas, 2019/1401 karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kabulü ile "Mağdurun soruşturma aşamasında sanık tarafından kendisine organ sokulduğuna dair bir iddiasının olmaması nedeniyle iddianamede basit cinsel istismar suçundan dava açılıp organ sokulduğuna dair bir anlatımın bulunmaması karşısında, mağdurun kovuşturma sırasında ortaya çıkan beyanları dikkate alınarak nitelikli cinsel istismar suçundan dava açılması sağlandıktan sonra birleştirilip sanığın hukuki durumunun bundan sonra tayin edilmesi gerekirken CMK'nun 225. maddesine aykırı olacak şekilde açılmayan davada hüküm kurulması" nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi ve 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarıca bozulmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.12.2019 tarihli ve 2019/242 Esas, 2019/404 Karar sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararına uyarak sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası, altıncı fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 19 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 19.02.2020 tarihli ve 2020/202 Esas, 2020/452 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 14. (Kapatılan) Ceza Dairesinin 20.04.2021 tarihli ve 2020/3724 Esas, 2021/3100 Karar sayılı kararı ile "Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin başka delille desteklenmeyen beyanları, 2012 yılında meydana geldiği iddia edilen istismar eylemleriyle ilgili mağdurenin 2018 yılı Ocak ayında sonradan başlatılacak adli süreçte delil olarak kullanılmak üzere sanıkla yaptığı görüşmeye dair adli mercilere sunduğu ses kaydının temin şekli itibarıyla 5271 sayılı CMK’nın 148/3. maddesi kapsamında yasak delil niteliği taşımasından dolayı söz konusu kayda istinaden hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı, taraflar arasında husumet olduğuna dair tanık anlatımları, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Bakırköy 8. Ceza Mahkemesinin, 14.09.2021 tarihli ve 2021/242 Esas, 2021/330 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca direnilmesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası, altıncı fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 19 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz isteği
Yargıtay bozma ilamının yerinde olduğuna ve direnme kararının hatalı olduğuna, taraflar arasında husumet bulunduğuna ve bu husumet nedeni ile sanığa iftira attıklarına, mağdurenin babası Hüseyin'in de sanığın beyanlarını desteklediğine, sanığın babasının beyanlarının sanığı doğruladığına, mağdurenin sanığın babasından intikam almaya çalıştığına, sanıktan habersiz alınan ses kaydının hükme esas alınamayacağına, ses kaydının duruşmada hiç tartışılmadan hüküm kurulduğuna, savcı mütalaaları arasında çelişki bulunduğuna, tüm iddiaların soyut, birbiriyle çelişkili, ispata muhtaç olduğuna, sanığın mağdureye cinsel harekette bulunduğuna dair somut herhangi bir delil bulunmadığına, Mahkemece maddi gerçek ortaya çıkarılmadan hüküm kurulduğuna, Bölge Adliye Mahkemesinin dosyayı incelemeden ön yargı ile hareket ettiğine, kuşkudan sanığın yararlanacağına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığın temel cezada ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca yapılan artırımlarda alt sınıra yakın artırım yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Mahkemenin direnme hükmü; Dairemizin yukarıda belirtilen 20.04.2021 tarihli ve 2020/3724 Esas, 2021/3100 Karar sayılı bozma ilamında belirtildiği nedenlerle hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 20.04.2021 tarihli ve 2020/3724 Esas, 2021/3100 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,19.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!