WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/1940 E.  ,  2023/3202 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı

Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin on ikinci fıkrasına göre itiraz yoluna tabi olduğu ve esasen bu hususta gerekli kararın mahallinde merciince verildiği anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, sanık ... ve ... haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, sanıklar ..., ... ve ... haklarında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2020 tarihli ve 2020/80 Esas, 2020/300 Karar sayılı kararıyla sanıklar ..., ... ve ...'ın nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılmalarına, sanık ...'in nitelikli cinsel saldırı suçundan cezalandırılmasına ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanık ...'ın nitelikli cinsel saldırı suçundan beraatine ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 26.05.2021 tarihli ve 2021/369 Esas, 2021/756 Karar sayılı kararıyla 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

3. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 30.11.2022 tarihli ve 2021/25166 Esas, 2022/10804 Karar sayılı kararıyla "...Dosyanın incelenmesinde, sanık ... müdafisinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen kararı da temyiz etmesine rağmen 05.10.2021 günlü tebliğnamede bu hususta görüş bildirilmediği anlaşıldığından, ek tebliğname düzenlenmek suretiyle söz konusu eksiklik giderildikten sonra Dairemize iade edilmesi için esası incelenmeyen dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,..." karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.10.2021 ile 31.01.2023 tarihli ve 9-2021/110881 numaralı, incelenmeksizin iade, temyiz ret ve onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Tüm dosya kapsamı itibariyle mağdur anlatımlarının maddi delillerle desteklenmekte olup sanıkların müsnet suçlardan üst sınırdan cezalandırılmaları gerektiğine, sanık ... hakkında beraat kararının kaldırılarak mahkumiyetine karar verilmesine, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

B. Sanıklar ... ve ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık ...'ın üzerine atılı suçları işlemediğine, sanığın katılanı zorla alıkoymadığına, katılanlar ile bilgi sahiplerinin beyanlarının birbirlerinden farklı, çelişkili ve tutarsız olduğuna, olayın iddia olunan şekilde gerçekleşmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, katılanın rızası olduğuna, zorla alıkonulduğuna ve cinsel saldırıya uğradığına dair en ufak bir emare olmadığına, katılanın sanık ...'la rızaen cinsel ilişkiye girdiğine, muayene raporunda da aksi yönde bilgi olmadığına, aksinin kabulü halinde Adli Tıp Kurumundan ayrıntılı rapor alınmasını istediklerine, katılanın babasından korkması nedeniyle ilk ifadesini değiştirdiğine, ilk ifadeye ilişkin kamera kayıtlarının dosyaya eklenmesi, ifadeyi alan görevlilerin tanık olarak dinlenmesi ve karakolda sanıkların yanında bulunan muhtar N.Ü.'nün tanık olarak dinlenmesi taleplerinin reddedildiğine, sanığın katılana yönelik cebir ve tehdit eylemi bulunmadığına, raporun, fotoğrafların, dosya sanıklarından ...'ın da katılanın iddialarını doğrulamadığına, sanık ...'in de üzerine atılı suçları işlemediğine, katılanın beyanlarında ciddi çelişkiler olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin nazara alınması gerektiğine, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Katılan beyanları dışında sanığın atılı suçları işlediğine dair delil bulunmadığına, sanığın katılanı tanımadığına ve olayla ilgili bilgi sahibi olmadığına, tanık beyanlarının birbirleriyle çeliştiğine, katılanın cinsel saldırıya uğramadığı ve hürriyetinden yoksun bırakılmadığının sabit olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

D. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik delillerle hüküm kurulduğuna, gerekçenin yetersiz olduğuna, dosyada mevcut olay tarihinden önce çekilmiş fotoğraflardan katılanın beyanlarının gerçeği yansıtmadığının anlaşıldığına, katılanın beyanlarının çelişkili ve tutarsız olduğuna, sanığın katılanın babasına kızının durumu hakkında bilgi vermesi hususuyla ilgili gerekli inceleme ve araştırma yapılmadığına, sanığın katılanın karar verme ve hareket etme serbestisini ortadan kaldıran herhangi bir fiil veya hareketinin söz konusu olmadığına, atılı suçları işlediğine dair dosyada somut bir delil bulunmadığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. İddia, sanıkların savunmaları, katılanların beyanları, tutanaklar, katılana ait Adli tıp raporu ve tüm dosya kapsamı ile yapılan yargılama ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihinden önce sanık ...'ın katılan ...'yu ailesinden evlenmek için istediği, ancak katılanın ve ailesinin bu evliliğe razı olmadığı, olay günü akşam saatlerinde sanık ...'ın kendisine ait (..) (..) (...) plaka sayılı araç ile yanında bulunan sanık ... ile katılanın yaşadığı köye geldiği, sanık ...'ın katılanı zorla araca bindirip (....) mevkiinde bulunan bağ evine götürdüğü, sanık ...'ın araçta bulunurken katılanı darp ettiği, ayrıca yine katılana yardım etmek isteyen kardeşi ...'i de darp edip araçtan attığı, sanık ...'ın katılanı kaçıracağını bilen sanık ...'ın da aracı kullanıp sanık ...'a yardım ettiği, daha sonra bağ evine gitmeden yol üzerinde sanıklar ... ve ...'in sanıklar ... ve ... ile katılanı karşıladığı, bu esnada sanık ...'ın yanlarından ayrıldığı, sanıklar ... ve ...'in yardımıyla sanık ...'ın sanık ...'e ait ... ilçesinde bulunan bağ evine gittikleri, sanık ...'in bağ evini oğlu sanık ...'a tahsis ederek oğlu sanık ...'ın gerçekleştireceği fiilere yardım ettiği, ayrıca sanık ...'in de yine sanık ... ile birlikte hareket ederek sanık ...'a yardımcı olduğu, sanık ...'ın katılana karşı yaptığı fiillerini kolaylaştırdığı, sanık ...'in yine bağ evine giderken araçta katılanla sohbet edip katılanı oyaladığı, bu şekilde sanık ...'e ait bağ evine gelen sanık ... ve katılanın geceyi burada geçirdikleri, katılanın burada sanık ... tarafından sürekli darp edildiği, bağ evinde katılanın elini ve ayaklarını bağlayan sanık ...'ın katılanı darp ettiği, daha sonra katılan ile bir kez zorla normal yoldan cinsel ilişkiye girdiği, sanık ... ve katılanın burada bulundukları sırada sanıklar ... ve ...'in dışarıda gözcülük yaptıkları, ... İlçe Jandarma Komutanlığı personelinin olay yerine (Bağ evine) geldiğini sanık ...'in motosiklet ile gelerek sanık ...'a bilgi verdiği ve sanık ...'ın olay yerinden kaçmasını sağladığı, bu şekilde ilçede rahat edemeyeceklerini anlayan sanık ...'in daha önceden arkadaşı olan sanık ...'ı olay yerine çağırdığı, 18.11.2019 günü Sivrihisar'dan ...'a giden sanık ...'ın, sanık ... ve katılanı aracına alıp Sivrihisar'a getirdiği, Sivrihisar'a götürülen katılanın burada sanık ... isimli şahsın ikametinde de yine sanık ... tarafından bir kez normal yoldan cinsel saldırıya uğradığı, bu sırada herşeyin farkında olan sanık ... isimli şahsın katılanın ailesi ile görüşüp ailesini ikna etmeye çalıştığı, kızlarından uzun bir süre haber alamayan katılanın ailesinin kızlarını bulabilmek amacıyla evlendirme sözü verdikleri, bunun üzerine 20.11.2019 günü Sivrihisar'da bulunan Çarşamba pazarına giden sanıklar ... ve ...'ın katılana yeni elbiseler aldıkları, daha sonra da ...'a gidip İlçe Jandarma Komutanlığına teslim oldukları olayda, katılanın 21.11.2019 tarihinde Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalına sevk edildiği, buradan verilen aynı tarihli raporda; katılanın vücudunda el ve ayaklarının iple bağlandığını ve elinde sigara söndürülerek vücuduna vurularak darp edildiğini destekler nitelikte çok sayıda yumuşak doku zedelenmesinin olduğu, yapılan ruhsal durum muayenesinde akut stres reaksiyonu gözlemlendiği beyanlarına itibar edilebileceği, yapılan iç beden muayenesinde vajinal bölgede hassasiyet olduğu, hymende saat üç ve yedi yönlerinde iki adet kaideye uzanan yara dudakları hiperemik yırtıklar olduğu, mevcut genital muayene bulgularının şahsın vücuduna son bir hafta içerisinde vajinal yoldan organ veya sair cisim sokularak cinsel dokunulmazlığının ihlal edildiğinin maddi delil olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.

2. Jandarma Genel Komutanlığı Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 31.12.2019 tarihinde vermiş olduğu raporda açıkça katılandan alınan sürüntü örneğinde sanık ...'a ait DNA örneklerine rastlanıldığının tespit edildiği anlaşılmıştır.

3. Dosya kapsamında mevcut tüm delillerin ortaya koyularak birbiriyle ilişkilendirilmesi, tutarlılığın ortaya konulması ve yan delillerle de katılanın beyanlarının değerlendirilmesi yoluna gidilmiştir. Katılanın soruşturma aşamasında tüm sanıkları teşhis ettiği anlaşılmakla, katılan soruşturmanın başından beri birbiriyle tutarlı, değişmeyen beyanlarda bulunmuş, beyanları adli tıp raporu ile desteklenmiş olduğundan beyanına itibar edilmiştir.

4. Sanık ... hakkında Mahkemece yapılan değerlendirme; sanığın üzerine atılı nitelikli cinsel saldırı suçu yönünden; her ne kadar sanık mahkemede alınan savunmasına karşın katılanın samimi ve inandırıcı beyanları, dosya kapsamında yer alan savunma ve ifadelerden anlaşıldığı üzere sanık ile katılan ve ailesi arasında herhangi bir husumet bulunmaması ve toplumda hakim olan sosyal ve ahlaki değerler gözetildiğinde, katılanın böyle bir iddiada bulunması ile toplum önünde saygınlığının zarara uğrayacağı, başkasını zarara uğratmak isterken kendisini zarara uğratmasının, insanın doğasına aykırı bir olgu olduğu, bu nedenle katılanın beyanlarına itibar edilmesi yönündeki yerleşik Yargıtay içtihatları bir arada değerlendirildiğinde, sanığın savunmasına itibar edilmemiştir. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; katılanın aşamalardaki samimi ve istikrarlı beyanları, sanığın olay günü katılanla cinsel ilişki yaşadığını ikrar etmesi, dosya içerisinde bulunan ve sanığın eylemine uygun olarak katılan hakkında düzenlenen doktor raporuna göre de katılanın vücudunda el ve ayaklarının iple bağlandığını ve elinde sigara söndürülerek vücuduna vurularak darp edildiğini destekler nitelikte çok sayıda yumuşak doku zedelenmesinin olması, yine katılanın yapılan iç beden muayenesinde vajinal bölgede hassasiyet olduğu, hymende saat üç ve yedi yönlerinde iki adet kaideye uzanan yara dudakları hiperemik yırtıkların olması, mevcut genital muayene bulgularında katılanın vücuduna son bir hafta içerisinde vajinal yoldan organ veya sair cisim sokularak cinsel dokunulmazlığının ihlal edildiğinin tespit edilmiş olması, ayrıca cinsel ilişkiye girildiğinin sanık tarafından beyan edilmesinin yanında soruşturma aşamasında Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 31.12.2019 tarihinde vermiş olduğu raporunda da sanığın üzerine atılı suçu destekler nitelikte katılandan alınan sürüntü örneğinde sanık ...'a ait DNA örneklerinin bulunması bir bütün olarak değerlendirilerek olay tarihinde sanık ...'ın katılanın rızası hilafında sanık ... ile birlikte katılanı kaçırdığı, akabinde babası sanık ... ve sanık ... yardımıyla babasına ait olan bağ evine götürerek alınan rapordan da anlaşılacağı üzere katılanın elini ve ayaklarını bağlayarak darp ettiği ve katılanın vücuduna organ sokmak suretiyle zorla cinsel ilişkiye girdiği, babası ...'in bağ evinde Jandarmaların dolaştığını söylemesi üzerine bağ evinden ayrılmak için sanık ...'ı arayarak bağ evine çağırdığı, ardından sanık ...'ın yardımıyla bağ evinden sanık ...'ın Sivrihisar'da bulunan evlerine geçtikleri, sanık ...'ın bu evde de katılanın rızası hilafına cinsel ilişkiye girdiği, sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca sair cisim sokmak suretiyle cinsel saldırı suçunu oluşturduğu Mahkemece sabit görülmüş, suçun işleniş biçimi, sanığın kullandığı cebir ve şiddetin doktor raporuna göre niteliği, suç konusunun önem ve değeri, suçun işleniş biçimi, suç sebep ve saikleri, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işlendiği zaman ve yer, sanığın suç kastının yoğunluğu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın takdiren ve teşdiden hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

5. Sanık cinsel saldırı eylemini tek başına ve herhangi bir silah kullanmaksızın gerçekleştirmiş olduğundan, sanık hakkında şartları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi uygulanmamıştır. Sanık ...'ın katılana yönelik hem babası ...'e ait bağ evinde hem de sanık ...'ın Sivrihisar'da bulunan evinde nitelikli cinsel saldırı eylemini gerçekleştirmiş olduğu anlaşıldığından, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda katılana karşı aynı suçu birden fazla işlediğinden, suçun işlenmesindeki yoğunluk dikkate alınarak sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince takdiren 1/4 oranında artırım yapılmıştır. Sanığın sosyal ilişkileri, yargılama sürecindeki olumlu davranışları ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkisi de dikkate alınarak cezasından aynı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmıştır.

6. Sanık ...'ın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; her ne kadar sanığın mahkemede alınan savunmasına karşın katılanı olay tarihinde sanık ... ile birlikte kaçırdığı, sanığın katılanı araç içerisinde ve devamındaki söz konusu evlerde kesintisiz olarak rızası dışında alıkoyduğu, katılanı rızası dışında yanında tuttuğu, böylelikle hukuka aykırı olarak katılanı bir yere gitme özgürlüğünden mahrum bıraktığı, bu nedenle sanık ...'ın’in katılana yönelik "Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma" suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanığın kullandığı cebir ve şiddetin doktor raporuna göre niteliği, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, failin güttüğü amaç ve saiki nazara alınarak takdiren ve teşdiden hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanığın üzerine atılı suçu silahla işlediğine ilişkin herhangi bir delil elde edilemediğinden sanık hakkında şartları oluşmadığından aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uygulanmamıştır. Sanığın üzerine atılı suçu sanık ... ile beraber işlemiş olduğu anlaşıldığından aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi gereğince verilen cezanın bir kat artırımı yapılmış, sanığın eylemini cinsel amacını gerçekleştirmek amacı ile işlediğinin sabit olması nedeni ile aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yarı oranında artırım uygulanmasına karar verilmiştir. Sanık üzerine atılı suçu arada herhangi bir şekilde serbest bırakmaksızın katılanı olay günü araçla kaçırdıktan sonra kesintisiz şekilde devam ettirdiğinden sanık hakkında şartları oluşmadığından aynı Kanun'un 43 üncü maddesi uygulanmamıştır. Sanığın sosyal ilişkileri, yargılama sürecindeki olumlu davranışları ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkisi de dikkate alınarak cezasından aynı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmıştır.

7. Sanık ... hakkında Mahkemece yapılan değerlendirme; sanığın üzerine atılı nitelikli cinsel saldırı suçu yönünden; sanığın mahkemede alınan savunmasına karşın katılanın samimi ve inandırıcı beyanları, toplumda hakim olan sosyal ve ahlaki değerler gözetildiğinde, katılanın böyle bir iddiada bulunması ile toplum önünde saygınlığının zarara uğrayacağı, başkasını zarara uğratmak isterken kendisini zarara uğratmasının, insanın doğasına aykırı bir olgu olduğu, bu nedenle katılanın beyanlarına itibar edilmesi yönündeki yerleşik Yargıtay içtihatları bir arada değerlendirildiğinde; katılanın çelişki içermeyen beyanlarında sanığı önce Mikail olarak bildiğini, kaçırıldığı gün ismini sonradan ...'ın söylemesi ile öğrendiği sanık ...'in oğlu sanık ...'a yardım ederek kendisini sanık ...'e ait olan bağ evine götürdüğü, katılan yine beyanlarında araç içerisinde telefonla konuşurken hem de bağ evinde sanık ...'den yardım istemesine rağmen kendisine yardım etmediğini, oğlu sanık ...'ın kendisine yaptıklarını bilmesine rağmen göz yumduğunu, sanık ...'ın bağ evinde kendisine cinsel saldırıda bulunurken sanık ...'in de bağ evinde olduğunu ve yine sanık ...'in bağ evine gelerek Jandarmaların dolaştığını yakalanmamaları için sanık ...'ın evine gitmelerine göz yumduğunu, sanık ...'in sanık ...'ın Sivrihisar'da iken gerçekleştirdiği cinsel saldırı eyleminde de evde bulunduğunu, sanık ...'in sanık ...'in kendisine yaptıklarını bilmesine rağmen göz yumduğunu beyan ettiğinden katılanın samimi beyanları dosyada yer alan raporla da desteklenmiş olduğu anlaşıldığından sanığın oğlu sanık ...'ın eylemlerine yardım eden sıfatıyla iştirak ettiğinden sanığın üzerine atılı suçtan kendisini kurtarmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir. Sanığın tüm bu eylemlerinin sanık ...'ın katılana yönelik işlediği 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca sair cisim sokmak suretiyle cinsel saldırı suçuna yardım eden sıfatıyla dahil olduğu anlaşılmış olup sanığın üzerine atılı nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği Mahkemece sabit görülmüş, suçun işleniş biçimi, sanığın kullandığı cebir ve şiddetin doktor raporuna göre niteliği, suç konusunun önem ve değeri, suçun işleniş biçimi, suç sebep ve saikleri, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işlendiği zaman ve yer, sanığın suç kastının yoğunluğu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın takdiren hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanık ...'in yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği sanık ...'ın katılana yönelik cinsel saldırı eylemini, sanık ... tek başına ve herhangi bir silah kullanmaksızın gerçekleştirmiş olduğundan sanık ... hakkında şartları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi uygulanmamıştır. Sanık ...'in, sanık ...'ın katılana yönelik hem bağ evinde hem de Sivrihisar'da gerçekleştirdiği cinsel saldırı eylemlerinde yardım eden sıfatıyla yer aldığı anlaşıldığından sanık ...'ın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda katılana karşı aynı suçu birden fazla işlediği esnada yardım eden sıfatıyla sanık ...'in de her iki eylemde de yer aldığından, suçun işlenmesindeki yoğunluk dikkate alınarak sanığın cezasında aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince takdiren 1/4 oranında artırım yapılmıştır. Sanık ...'in, sanık ...'ın nitelikli cinsel saldırı suçuna yardım eden sıfatıyla iştirak ettiğinden, yardımın niteliği de dikkate alınarak aynı Kanun'un 39 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca takdiren 1/2 oranında indirim yapılmıştır. Sanığın sosyal ilişkileri, yargılama sürecindeki olumlu davranışları ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkisi de dikkate alınarak cezasından aynı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmıştır.

8. Sanık ...'in üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; sanığın mahkemede alınan savunmasına karşın katılanın samimi ve istikrarlı beyanları doğrultusunda sanığın, sanık ...'ın katılanı olay tarihinde sanık ... ile birlikte kaçırdıktan sonra sanık ... ve katılanın yanlarına geldiği esnada katılana yardım etmeyerek sanık ...'ın katılanı kaçırmasına yardım ettiğinden, sanık ... kendisine ait bağ evinde sanık ... ve katılanın kalmalarına müsaade etmiş ve katılanın bağ evinde alıkonulduğu esnada olay yerinde yer almış olduğu anlaşıldığından, sanık ...'ın katılanı bağ evinde alıkoymasına ve devamında Sivrihisar'da bulunan evde kesintisiz olarak rızası dışında alıkonulmasına, sanık ...'ın katılanın rızası dışında yanında tutması, hukuka aykırı olarak katılanı bir yere gitme özgürlüğünden mahrum bırakması eylemine yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği anlaşıldığından sanığın sübut bulan katılana yönelik 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesini ikinci fıkrası gereği kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, sanığın güttüğü amaç ve saiki nazara alınarak takdiren hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanık hakkında şartları oluşmadığından aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri uygulanmamıştır. Suçun katılana karşı cinsel amaçlı olarak işlenmesi nedeniyle sanığa verilen cezada aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yarı oranında artırım uygulanmasına karar verilmiştir. Sanığın, sanık ...'ın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yardım eden sıfatıyla iştirak ettiğinden, yardımın niteliği de dikkate alınarak aynı Kanun'un 39 uncu maddesinin birinci ve ikinci cümlesi uyarınca takdiren 1/2 oranında indirim yapılmıştır. Sanığın sosyal ilişkileri, yargılama sürecindeki olumlu davranışları ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkisi de dikkate alınarak cezasından aynı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmıştır. Sanığın daha önce adli sicil ve arşiv kaydında bulunan sabıkasının silinme koşullarının oluştuğu, sanığın kişiliği ve duruşmalardaki tutum ve davranışlarından bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde olumlu ve yeterli kanaat oluştuğundan 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

9. Sanık ... hakkında Mahkemece yapılan değerlendirme; sanığın üzerine atılı nitelikli cinsel saldırı suçu yönünden; sanığın mahkemede alınan savunmasına karşın katılanın samimi ve inandırıcı beyanları, toplumda hakim olan sosyal ve ahlaki değerler gözetildiğinde, katılanın böyle bir iddiada bulunması ile toplum önünde saygınlığının zarara uğrayacağı, başkasını zarara uğratmak isterken kendisini zarara uğratmasının, insanın doğasına aykırı bir olgu olduğu, bu nedenle katılanın beyanlarına itibar edilmesi yönündeki yerleşik Yargıtay içtihatları bir arada değerlendirildiğinde; katılanın çelişki içermeyen beyanlarında sanık ...'ın olay günü kendisini kaçırdığında bağ evine gitmeden yolda sanık ... ile birlikte sanık ...'in de olduğunu, sanık ...'in kendileri ile birlikte bağ evine geldiğini, sanık ...'in sanık ...'in yanında yer aldığını, sanık ...'in sanık ...'ın kendisine yaptıklarını bilmesine rağmen göz yumduğunu, sanık ...'ın bağ evinde kendisine cinsel saldırıda bulunurken sanık ...'in sanık ... ile birlikte bağ evinde olduğunu, daha sonrasında Sivrihisar'da bulunan eve geçtiklerinde sanık ...'in olmadığını, sanık ...'i bağ evinde iken gördüğünü, sanık ...'in kayınbiraderi olan sanık ...'ın kendisine yaptıklarını bilmesine rağmen göz yumduğunu beyan etmiş olduğundan katılanın samimi beyanları dosyada yer alan raporla da desteklenmiş olduğu anlaşıldığından sanığın kayınbiraderi olan sanık ...'ın eylemlerine yardım eden sıfatıyla iştirak etmiş olduğundan sanığın üzerine atılı suçtan kendisini kurtarmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir. Sanığın tüm bu eylemlerinin sanık ...'ın katılan ...'ya yönelik işlediği 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca sair cisim sokmak suretiyle cinsel saldırı suçuna yardım eden sıfatıyla dahil olduğu anlaşılmış olup sanığın üzerine atılı nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği mahkemece sabit görülmüş, suçun işleniş biçimi, sanığın kullandığı cebir ve şiddetin doktor raporuna göre niteliği, suç konusunun önem ve değeri, suçun işleniş biçimi, suç sebep ve saikleri, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işlendiği zaman ve yer, sanığın suç kastının yoğunluğu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın takdiren hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanık ...'in yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği sanık ...'ın katılana yönelik cinsel saldırı eylemini, sanık ... tek başına ve herhangi bir silah kullanmaksızın gerçekleştirmiş olduğundan sanık ... hakkında şartları oluşmadığından aynı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi uygulanmamıştır. Sanık ...'in sanık ...'ın katılana yönelik hem bağ evinde hem de Sivrihisar'da gerçekleştirdiği cinsel saldırı eylemlerinden sadece bağ evinde olan eyleminde yer aldığı Sivrihisar'da bulunan eyleminde yer almadığı anlaşıldığından sanık hakkında şartları oluşmadığından aynı Kanun'un 43 üncü maddesi uygulanmamıştır. Sanık ...'in, sanık ...'ın nitelikli cinsel saldırı suçuna yardım eden sıfatıyla iştirak ettiğinden, yardımın niteliği de dikkate alınarak aynı Kanun'un 39 uncu maddesinin birinci ve ikinci cümlesi uyarınca takdiren 1/2 oranında indirim yapılmıştır. Sanığın sosyal ilişkileri, yargılama sürecindeki olumlu davranışları ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkisi de dikkate alınarak cezasından aynı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmıştır.

10. Sanık ...'in üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; sanığın Mahkemede alınan savunmasına karşın katılanın samimi ve istikrarlı beyanları doğrultusunda sanık ...'in, sanık ...'ın katılanı olay tarihinde sanık ... ile birlikte kaçırdıktan sonra sanık ... ve katılanın yanlarına sanık ... ile birlikte geldiği esnada katılana yardım etmeyerek sanık ...'ın katılanı kaçırmasına yardım ettiğinden, katılanın bağ evinde alıkonulduğu esnada olay yerinde yer almış olduğu anlaşıldığından, sanık ...'ın katılanı bağ evinde alıkoymasına ve devamında Sivrihisar'da bulunan evde kesintisiz olarak rızası dışında alıkonulmasına, sanık ...'ın katılanı rızası dışında yanında tutması, hukuka aykırı olarak katılanı bir yere gitme özgürlüğünden mahrum bırakması eylemine yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği anlaşıldığından sanığın sübut bulan katılana yönelik 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereği kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, sanığın güttüğü amaç ve saiki nazara alınarak takdiren hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanık hakkında şartları oluşmadığından aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi uygulanmamıştır. Suçun katılana karşı cinsel amaçlı olarak işlenmesi nedeniyle sanığa verilen cezada aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yarı oranında artırım uygulanmasına karar verilmiştir. Sanık ...'in, sanık ...'ın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yardım eden sıfatıyla iştirak ettiğinden, yardımın niteliği de dikkate alınarak aynı Kanun'un 39 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca takdiren 1/2 oranında indirim yapılmıştır. Sanığın sosyal ilişkileri, yargılama sürecindeki olumlu davranışları ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkisi de dikkate alınarak cezasından aynı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmıştır. Sanığın engel adli sicil kaydı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kanuni olarak yer olmadığına karar verilmiş olup, Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/18 Esas, 2015/176 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beş yıl süre ile denetim süresi verildiği, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeni ile aynı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası gereğince Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesine karar kesinleştiğinde ihbarda bulunulmasına karar verilmiştir.

11. Sanık ... hakkında Mahkemece yapılan değerlendirme; sanığın üzerine atılı nitelikli cinsel saldırı suçu yönünden; her ne kadar sanık hakkında yardım eden sıfatıyla zincirleme olarak nitelikli cinsel saldırı suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; katılanın beyanları ve dosyada yer alan diğer deliller kapsamında sanık ...'ın, sanık ...'ın katılanı kaçırma esnasındaki eyleminde yer aldığı, akabinde bağ evine götürülme esnasında bulunmadığı, sanıklar ... ve ...'in yanlarına gelmesinden sonra sanık ...'ın ve katılanın yanından ayrılmış olduğu, sanık ...'ın katılana yönelik cinsel saldırı eyleminde bulunduğu esnada olay yerinde bulunmadığı anlaşıldığından sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin inandırıcı maddi delil elde edilemediğinden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.

12. Sanık ...'ın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; sanığın mahkemede alınan savunmasına karşın sanığın katılanı olay tarihinde sanık ... ile birlikte kaçırdığı, sanığın katılanı araç içerisinde rızası dışında alıkoyduğu, katılanı rızası dışında yanında tuttuğu, böylelikle hukuka aykırı olarak katılanı bir yere gitme özgürlüğünden mahrum bıraktığı, yine katılana soruşturma aşamasında sanık teşhis ettirilmiş, 04.02.2020 tarihli saat 14.10 teşhis tutanağında sanığı tam teşhis edemediğini beyan etmiş ise de aynı gün saat 15.15 sularındaki teşhis tutanağında ve 22.09.2020 tarihli dördüncü celsede mahkeme huzurunda sanığı teşhis ettiği, sanık ... ile birlikte araç ile kaçıran şahsın sanık ... olduğunu beyan ettiği anlaşıldığından sanık ...'ın katılana yönelik "Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma" suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanığın kullandığı cebir ve şiddetin doktor raporuna göre niteliği, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, failin güttüğü amaç ve saiki nazara alınarak takdiren ve teşdiden hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanığın üzerine atılı suçu silahla işlediğine ilişkin herhangi bir delil elde edilemediğinden sanık hakkında şartları oluşmadığından aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uygulanmamıştır. Sanığın üzerine atılı suçu sanık ... ile beraber işlemiş olduğu ve fiil üzerinde hakimiyet kurduğu anlaşıldığından aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi gereğince verilen cezanın bir kat artırımı yapılmıştır. Sanığın sosyal ilişkileri, yargılama sürecindeki olumlu davranışları ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkisi de dikkate alınarak cezasından aynı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmıştır.

13. Sanık ... hakkında Mahkemece yapılan değerlendirme; sanığın üzerine atılı nitelikli cinsel saldırı suçu yönünden; sanığın mahkemede alınan savunmasına karşın sanık ...'ın soruşturma aşamasında 03.12.2020 tarihli Savcılık huzurunda verdiği sorgusundaki beyanı nedeniyle sanığın olayla bir ilgisi olmadığına yönelik beyanlarına itibar edilmemiş, katılanın samimi ve inandırıcı beyanları, toplumda hakim olan sosyal ve ahlaki değerler gözetildiğinde, katılanın böyle bir iddiada bulunması ile toplum önünde saygınlığının zarara uğrayacağı, başkasını zarara uğratmak isterken kendisini zarara uğratmasının, insanın doğasına aykırı bir olgu olduğu, bu nedenle katılanın beyanlarına itibar edilmesi yönündeki yerleşik Yargıtay içtihatları bir arada değerlendirildiğinde; katılanın çelişki içermeyen beyanlarında sanık ...'ı sanık ...'ın bağ evinde iken aradığını, sanık ...'ın bağ evine gelerek kendilerini kendisine ait olan Sivrihisar'da bulunan evine götürdüğünü, katılanın sanığın evinde kendisinden yardım istemesine rağmen kendisine yardım etmediğini, sanık ...'ın kendisine yaptıklarını bilmesine rağmen göz yumduğunu, sanık ...'ın Sivrihisar'da sanık ...'a ait evde kendisine cinsel saldırıda bulunurken sanık ...'ın da evde olduğunu, sanık ...'ın kendisine yaptıklarını bilmesine rağmen göz yumduğunu beyan etmiş olduğundan katılanın samimi beyanları dosyada yer alan raporla da desteklenmiş olduğu anlaşıldığından sanığın kendi evini sanık ...'a tahsis ettiğinden sanık ...'ın eylemlerine yardım eden sıfatıyla iştirak ettiğinden sanığın üzerine atılı suçtan kendisini kurtarmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir. Sanığın tüm bu eylemlerinin sanık ...'ın katılana yönelik işlediği 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca sair cisim sokmak suretiyle cinsel saldırı suçuna yardım eden sıfatıyla dahil olduğu anlaşılmış olup sanığın üzerine atılı nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği Mahkemece sabit görülmüş, suçun işleniş biçimi, sanığın kullandığı cebir ve şiddetin doktor raporuna göre niteliği, suç konusunun önem ve değeri, suçun işleniş biçimi, suç sebep ve saikleri, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işlendiği zaman ve yer, sanığın suç kastının yoğunluğu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın takdiren hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanık ...'ın yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği sanık ...'ın katılana yönelik cinsel saldırı eylemini, sanık ... tek başına ve herhangi bir silah kullanmaksızın gerçekleştirmiş olduğundan sanık ... hakkında şartları oluşmadığından aynı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi uygulanmamıştır. Sanığın, sanık ...'ın katılana yönelik hem bağ evinde hem de Sivrihisar'da gerçekleştirdiği cinsel saldırı eylemlerinden sadece kendi evi olan Sivrihisar'da bulunan evde olan eyleminde yer aldığı bağ evinde bulunan eyleminde yer almadığı anlaşıldığından sanık hakkında şartları oluşmadığından aynı Kanun'un 43 üncü maddesi uygulanmamıştır. Sanığın, sanık ...'ın nitelikli cinsel saldırı suçuna yardım eden sıfatıyla iştirak ettiğinden, yardımın niteliği de dikkate alınarak aynı Kanun'un 39 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları yarınca takdiren 1/2 oranında indirim yapılmıştır. Sanığın adli sicil kaydına yansıyan olumsuz kişiliği, olaydan sonraki hal ve davranışları dikkate alınarak sanık hakkında aynı Kanun'un 62 nci maddesi uygulanmamıştır. Sanığın ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/367 Esas, 2014/541 Karar sayılı 5 ay hapis cezası ilamıyla tekerrüre esas sabıkası nedeniyle aynı Kanun'un 58 inci maddesi gereğince mükerrir sayılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, tekerrüre esas alınan ilamda da tekerrür uygulaması yapıldığından, sanık hakkında 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince ikinci kez tekerrür hükmünün uygulanmasına karar verilmiştir.

14. Sanık ...'ın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; sanığın mahkemede alınan savunmasına karşın katılanın samimi ve istikrarlı beyanları doğrultusunda sanık ...'ın, sanık ...'ın bağ evinde Jandarmalara yakalanmaması için bağ evine giderek sanık ... ve katılanı Sivrihisar'da bulunan kendi evine getirdiği, sanık ...'ın kendi evini tahsis ederek sanık ...'ın katılanı kaçırmasına yardım ettiğinden, sanık ...'ın kendisine ait evde sanık ... ve katılanın kalmalarına müsaade edip katılanın Sivrihisar'daki evinde alıkonulduğu esnada olay yerinde yer almış olduğu anlaşıldığından, sanık ...'ın katılanı rızası dışında yanında tutması, hukuka aykırı olarak katılanı bir yere gitme özgürlüğünden mahrum bırakması eylemine yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği anlaşıldığından sanığın sübut bulan katılana yönelik 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereği kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, sanığın güttüğü amaç ve saiki nazara alınarak takdiren hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanık hakkında şartları oluşmadığından aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uygulanmamıştır. Suçun katılana karşı cinsel amaçlı olarak işlenmesi nedeniyle sanığa verilen cezada aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yarı oranında artırım uygulanmasına karar verilmiştir. Sanığın, sanık ...'ın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yardım eden sıfatıyla iştirak ettiğinden, yardımın niteliği de dikkate alınarak aynı Kanun'un 39 uncu maddesinin birinci ve ikinci maddeleri uyarınca takdiren 1/2 oranında indirim yapılmıştır. Sanığın adli sicil kaydına yansıyan olumsuz kişiliği, olaydan sonraki hal ve davranışları dikkate alınarak sanık hakkında aynı Kanun'un 62 nci maddesi uygulanmamıştır. Sanığın ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/367 Esas, 2014/541 Karar sayılı 5 ay hapis cezasını içeren ilamıyla tekerrüre esas sabıkası nedeniyle aynı Kanun'un 58 inci maddesi gereğince mükerrir sayılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, tekerrüre esas alınan ilamda da tekerrür uygulaması yapıldığından, sanık hakkında 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince ikinci kez tekerrür hükmünün uygulanmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı İle Sanık ... Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından, Sanık ... ve Sanık ... Haklarında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrasına göre itirazı kabil olup temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve anılan karara yönelik temyiz istemi 5271 sayılı Kanun'un 264 üncü maddesine göre itiraz kabul edilip, esasen bu hususta gerekli kararın mahallinde merciince verildiği, yine sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, sanıklar ... ve ... hakkında ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan Bakanlık vekili ile sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiş bu nedenle Tebliğname'ye kısmen iştirak edilmemiştir.

B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından, Sanıklar ..., ... ve ... Haklarında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Tüm dosya kapsamı ve gerekçelerin içeriğine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesi de yerinde olduğundan, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış, katılan Bakanlık vekili ile sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı ile Sanık ... Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Sanıklar ... ve ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekili ve sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından, Sanıklar ..., ... ve ... Haklarında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 26.05.2021 tarihli ve 2021/369 Esas, 2021/756 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği,
Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.05.2023 tarihinde karar verildi.