9. Ceza Dairesi 2023/14189 E. , 2024/3150 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/2105 E., 2023/1812 K.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun)103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2023 tarihli ve 2023/56 Esas, 2023/282 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdur vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Dosya kapsamında sanığın atılı suçu işlediğine dair soyut ve çelişkili mağdur beyanları dışında herhangi bir delil bulunmadığını, mağdur ve mağdura ait eşyalarda yapılan tespitlerde sanığa ait DNA örneğine rastlanmadığını, olayın geçtiği iddia edilen yerde mağdur ve sanık dışında mağdurun amcasının da bulunduğu ve olay yerinden sadece 2 dakika 11 saniye ayrıldığını, bu süre içinde iddia edilen eylemlerin gerçekleştirilmesinin hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceğini, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Alt sınırdan hüküm kurulmasının ve takdiri indirim uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, kararın bozulmasını talep etmiştir.
III. GEREKÇE
Olayın intikal şekli, mağdurun aşamalardaki çelişkili ve babası ile amcasının anlatımları ile örtüşmeyen beyanları, sanığın istikrarlı inkar ve savunması, mağdurun iddiasının darp, cebir ve DNA analiz raporları ile doğrulanmaması, olay yeri görüntü raporları ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında; sanığın atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 18.10.2023 tarihli ve 2023/2105 Esas, 2023/1812 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği,Tebliğname'ye aykırı olarak, sayın üyeler ... ile ...'ın karşı oyları ve oy
çokluğuyla BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre atılı suçtan tutuklu bulunan sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü bulunmadığı takdirde derhal salıverilmesinin temini hususunda en seri vasıtayla mahalline bilgi verilmesi için ilgili yerlere müzekkere yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.04.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Dairemiz Sayın Heyetinin çoğunluk görüşü olan, “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile esastan reddi kararının “olayın intikal şekli, mağdurun aşamalarda çelişkili ve babası ile amcasının anlatımları ile örtüşmeyen beyanları, sanığın istikrarlı inkar ve savunması, mağdurun iddiasının darp ve cebir, DNA analiz raporu ile doğrulanmaması, olay yeri görüntü raporları ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında; sanığın atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunduğundan” kararın bozulmasına ilişkin Dairemiz Sayın Heyetinin çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Katılmama gerekçelerimiz ise;
Adli görüşmecinin alınan ifadesinde; Mağdurun alınan beyanlarının spontane olduğunu, ön görüşmede alınan beyanlarla adli görüşmede alınan bilgilerin uyumlu, tutarlı ve güvenilir olduğunun belirtilmesi,
Mağdur çocuğun yapılan iç beden muayenesi neticesinde düzenlenen raporda, anüs çevresinde hiperami saat 11 yönünde fissür görüntü, saat 11 ve 2 yönünde ekimozlu alan görüldüğü, muayeneden 2 adet anal sürüntü örneklerinin alınıp teslim edildiğini ve livatanın maddi delillerinin bulunduğunun belirtilmesi,
Bilgi sahibi mağdur çocuğun amcası ... alınan ifadesinde Hilmi, kendisi ve yeğeni ...’nin hiç ayrılmadığı belirttiği, sanık ..., mağdur çocukla hiç yalnız kalmadığını savunduğu, ancak mağdur çocuk annesine, amcam su almak için çıktı dediği, görüntü kayıtlarında bir kişinin evden kısa süreliğine çıktığının tespit edildiği, sanığa sorulduğunda bu kişinin komşu olduğunu tanık Can’ın olmadığını beyan etmesi, ancak komşunun eve girerken tespiti olmadığı, sanığın olay günü hava yağışlı olmadığını, yerlerin kuru olduğunu söylediği, mağdurun beyanında suça konu yerde çamur olduğunu belirtmesi, tanık amca Can’ın da olay yerinde yağan yağmur nedeniyle çamur olduğunu söylemesi, mağdur çocuk ve annesinin sanığa iftira atmasını gerektirir aralarında husumet bulunmaması, mağdurun yaşı nedeniyle beyanları arasında çelişkinin oluşabileceği, Adli Tıp raporu ile mağdur çocuğun beyanlarının uyuşması, Adli görüşmeci beyanında, olaydan sonra çocuğun gece uykularında sıçramalar, sayıklamalar, dokunulmaya karşı hassasiyet, altına kaçırma ve yalnız kalmaya karşı korku gibi sorunlu davranışların geliştiği, olaydan olumsuz etkilendiği bilgisinin verilmesi, babanın oğlunun kabızlık sorunu problemi olduğunu, bununla ilgili hastaneye götürdüklerini beyan ettiği ancak götürdüklerini iddia ettiği hastanenin cevabi yazısında, mağdur adına herhangi bir kayda rastlanılmadığının bildirilmesi, sanığın üst aramasında sanıkta cinsel gücü arttırıcı hap bulunması dikkate alındığında sanığın üzerine atılı suçu gerçekleştirdiği vicdani kanaati ile ilk derecenin kararı hakkındaki BAM kararı ile esastan red kararı verilmesinin uygun olduğu, kararın onanması gerektiğini düşündüğümüzden beraate yönelik bozma kararına katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!