WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/14158 E.  ,  2024/3784 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/756 E., 2023/1113 K.

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2022 tarihli ve 2018/494 Esas, 2022/374 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 22.05.2023 tarihli ve 2023/756 Esas, 2023/1113 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ NEDENLERİ
A. Sanık Müdafii Av. ...'in Temyiz İstemi
Kararın gerekçeden yoksun olduğuna, katılan mağdurenin aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunduğuna, tanık beyanlarının alınmadığına, katılan mağdure hakkında psikolojik ve pedagojik durumuna ilişkin raporlar alınmadan eksik inceleme ile karar verildiğine, sanık ile katılan mağdurenin annesi arasındaki gönül ilişkisi olması sebebiyle katılan mağdure tarafından nefret duygusuyla iftira atıldığına, dosyada bilgi ve görgü sahibi tanık bulunmadığına, masumiyet karinesi gereği sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık Müdafii Av. ... Büber'in Temyiz İstemi
Kararın gerekçeden yoksun olduğuna, katılan mağdurenin kıskançlık ve sevgisizlik sebebiyle iftira attığına, dosyada katılan mağdurenin soyut ve aşamalarda değişen çelişkili beyanları dışında delil bulunmadığına, savunma aleyhine anlatımda bulunan tanıkların sanık ile cezaevinde husumet yaşadığına, savunma lehine olan tanıkların ise Mahkemece dinlenilmeden eksik inceleme ile karar verildiğine, katılan mağdurenin duruşma ifadesinin alındığı SEGBİS tutanaklarının yazılı metin haline getirilmediğine, katılan mağdurenin anlatımlarının doktor raporlarıyla desteklenmediğine, masumiyet karinesi gereği sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Üst sınırdan hüküm kurulması ve kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
Olayın intikal şekli ve zamanı, katılan mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, doktor raporu, tanık anlatımları, sanık savunması ve tüm dosya kapsamından; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyetine hükmedilmesi suretiyle istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Bozma gerekçesi doğrultusunda onama görüşlü Tebliğnameye iştirak edilmemiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafileri ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.04.2024 tarihinde karar verildi.