9. Ceza Dairesi 2023/14152 E. , 2024/3007 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/1948 E., 2023/1594 K.
SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii, katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafiiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında 14.07.2021 tarihli ve 2021/7194 soruşturma numaralı iddianamesi ile çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonucunda, Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.04.2021 tarihli ve 2021/259 Esas ve 2022/88 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesi, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair karar verilmiş ve kararın sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 08.06.2022 tarihli ve 2022/1066 Esas ve 2022/1269 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası, 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca "Sanık hakkında "Oniki Yaşını Tamamlamamış Çocuğa Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı" suçundan kurulan Mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusu ile ilgili yapılan inceleme sonucunda; a- Mağdur küçüğün ÇİM de Pedegog eşliğinde alınan 16/06/2021 tarihli anlatımında" sanığın kendisini geçen sene tehdit ettiğini, o sene birşey yapmadığını söylediği,sonraki sene yani 2021 yılında ise atılı eylemlerin gerçekleştirildiğini ifade ettiği ancak ay ve gün belirtmediği " nazara alındığında mağdurenin doğum tarihinin 03/03/2009 olup TCK.nun 103/1-3 cümlesinin tatbiki açısından suç tarihlerinin belirlenmesi önem arz ettiği göz önüne alındığında mağdurdan sorulmak suretiyle gerçek suç tarihinin belirlenmesi ve sanığın hukuki durumunun buna göre tayin edilmesinde zorunluluk bulunması, b-Atılı eylemlerin hangi tarihte ve ne şekilde olduğu, vücudunun hangi bölgelerine dokunulduğu konusunda mağdurenin beyanları arasında çelişki bulunduğu dikkate alınarak mağdureye atılı cinsel istismar içeren eylemlerin hangi tarihlerde ve ne şekilde yapıldığı konusunda açıklama yaptırılarak beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesinde zorunluluk bulunması ayrıca mağdurenin annesi olan şikayetçinin hazırlık aşamasındaki ifadesinde mağdurenin kendisine sanığın sadece kendisini kapının arkasına sıkıştırdığını ve dokunmaya çalıştığını söylediğini ifade etmesi karşısında mağdure beyanı ile anne müştekinin beyanları arasındaki çelişki meydana gelmesi ve bu çelişkinin giderilmesi gerekirken bu husus ikmal edilmeksizin hüküm kurulması, c-Mağdur küçüğün ÇİM'de Pedagog eşliğinde alınan 16/06/2021 tarihli anlatımında gerçekleşen eylemleri abisine söylediğini ifade etmesi karşısında bu kişinin tanık sıfatıyla beyanına başvurularak fiili olaya dair bilgi ve görgüsünün sorulması gerekirken bu husus ikmal edilmeksizin hüküm kurulması; d-İlk derece mahkemesince sanık hakkında yazılı şekilde müsnet suçtan belirlenen temel cezanın TCK'nın 103/4. maddesi ile artırılması karşısında, sanığın onbeş yaşından küçük mağdura yönelik eylemlerini cebir veya tehditle gerçekleştirdiğine dair denetime elverişli somut gerekçeler gösterilmeden yazılı şekilde karar verilmesi" nedeniyle bozulmasına, dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm kurulmak üzere hükmü bozulan İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi karar vermiştir.
2. Bozma kararı üzerine Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2023 tarihli ve 2022/320 Esas ve 2023/42 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesi, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair karar verilmiş ve kararın sanık ve müdafii, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 06.04.2023 tarihli ve 2023/765 Esas ve 2023/662 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası, 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca "a-5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesinin "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklinde olduğu, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 14/07/2021 tarih ve 2021/2872 esas sayılı iddianamesinin olay anlatım kısmında "mağdurenin on iki yaşından küçük olduğu ve eylemin cebirle veya tehditle gerçekleştiğine dair olay anlatımı bulunmadığı gözetilerek bu husustaki eksikliğin yeni bir dava açtırılması suretiyle giderilmesi gerekirken" bu hususa riayet edilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 289/1-g. maddesine muhalefet edilmesi, Kabule göre ise; a-Mağdurenin soruşturma evresinde olay tarihlerinde sanığın kendisine yönelik olarak yaptığı kucağına almak, dudağından öpmek, cinsel organına ve göğüslerine, bacaklarına dokunma şeklinde sübuta varan eylemlerini cebir ya da tehdit ile gerçekleştirdiğine ilişkin bir beyanının bulunmadığı gibi bu yönde bir tespitin de yapılmadığı, mağdurenin daire bozma ilamından sonra kovuşturma evresinde sanığın kendisini kapının arkasına sıkıştırarak kollarından tutarak öpmeye ve dokunmaya çalıştığını beyan etmesi karşısında; mağdurun ÇİM de verdiği ifadesi ile duruşma sırasındaki beyanlarının kendi içinde çelişki oluşturmasına rağmen mağdur beyanları arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, b-Sanığın eylem sırasında mağdureyi kollarından tutması şeklindeki hareketinin cinsel istismar eyleminin gerçekleştirilmesine yönelik olup cebir olarak nitelendirilmesinin mümkün bulunmaması karşısında; sanığın olay tarihinde on iki yaşından küçük bulunan mağdureye yönelik istismar eylemini cebir veya tehditle ve mağdurenin direncini kırarak gerçekleştirdiği hususundaki deliller gösterilmeden ve tartışılmadan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 103/4. maddesinin uygulanması" nedeniyle bozulmasına, dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm kurulmak üzere hükmü bozulan İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi karar vermiştir.
3. Bozma kararı üzerine Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2023 tarihli ve 2023/164 Esas ve 2023/248 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın sanık ve müdafii, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 25.09.2023 tarihli ve 2023/1948 Esas, 2023/1594 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
(Sanık hakkında 14.07.2021 tarihli ve 2021/7194 soruşturma numaralı iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 226 ncı maddesinin üçüncü fıkrası, 44 üncü maddesi, 53 üncü maddesi, 105 inci maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (a ve d) bendi, 53 üncü maddesi, 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının 1 inci cümlesi, 53 üncü, 54 üncü ve 63 üncü maddeleri ve 15.11.2022 tarihli ve 2022/15337 soruşturma numaralı iddianamesi ile aynı Kanun'un 134 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca açılıp birleştirilen kamu davalarında sanığın tehdit suçundan, çocuğun cinsel istismarı suçu tehdit ile gerçekleştirildiği kabul edilerek hüküm kurulduğundan bu suçun unsuru olması nedeniyle tehdit suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına, müstehcenlik ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında aynı Kanun'un 44 üncü maddesi fikri icitima kuralı gereği en ağır cezayı gerektiren müstehcenlik suçundan sonuç olarak 2 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cinsel taciz suçundan sonuç olarak 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararların istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 08.06.2022 tarihli ve 2022/1066 Esas ve 2022/1269 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, özel hayatın gizliliğini ihlal (çocuğun çıplak fotoğraflarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek) suçundan sonuç olarak 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair verilen kararın istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 06.04.2023 tarihli ve 2023/765 Esas ve 2023/662 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş bu kararlar temyize gelmemiştir.)
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanığın mağdureye cinsel istismarda bulunmadığına, mağdurenin beyanları arasında çelişki bulunduğuna, mağdurenin 6 aylık süre içinde olayı kimseye anlatmamış olduğuna, mağdurenin sanığa iftira attığına, sanığın suçu işlediğine dair somut ve kesin delil bulunmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmasının hatalı olduğuna, aynı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanması gerektiğine ilişkindir.
B. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasının tatbik edilmesi gerektiğine ilişkindir.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığın eylemlerinin cebir ve tehdit ile gerçekleştirdiğinin sabit olduğuna, sanığın üst hadden cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurularının esastan reddine dair kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 25.09.2023 tarihli ve 2023/1948 Esas, 2023/1954 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!