WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/1415 E.  ,  2023/2971 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/276 E., 2022/280 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.11.2021 tarihli ve 2021/269 Esas, 2021/422 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 13.01.2022 tarihli kararı ile düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 13.01.2022 tarihli ve 2022/117 Esas, 2022/17 Karar sayılı kararının, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 01.06.2022 tarihli ve 2022/3115 Esas, 2022/5219 Karar sayılı kararı ile ''Mağdurun aşamalardaki samimi anlatımları, savunma ile tüm dosya kapsamına göre sanığın mağdurun göğsüne, kıyafet üstünden poposuna ve cinsel organına dokunması şeklindeki fiziksel temas içeren eylemlerinin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesi nedeniyle sarkıntılık düzeyinde kaldığı nazara alınarak ilk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü gerekirken düzeltilerek esastan reddedilmesi'' nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.10.2022 tarihli ve 2022/276 Esas, 2022/280 Karar sayılı kararı ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (e) bendi ile 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyizi
Somut delil bulunmadığına, sanık ile mağdur arasında husumetin varlığına, tanık dinlenilmesine, soruşturmanın eksik ve hukuka aykırı yürütüldüğüne, eksik araştırma ve incelemeye, sanığın beraati talebine ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyizi
Alt sınırdan uzaklaşılarak karar verilmesine, takdiri indirim uygulanmamasına ve vekalet ücreti verilmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mağdurun sanığın da çalışanı olduğu ... Kuaför'de çalıştığının, olayın meydana geldiği ... Kuaför isimli iş yerinin asıl sahibinin sanığın yeğeni olan .... olduğunun, ancak bahse konu iş yerini sanık ile birlikte işlettiklerinin, sanığın olay nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcığında alınan 30.07.2020 tarihli ifadesinde bahse konu iş yerini yeğeni ile birlikte işettiklerini beyan ettiğinin, bu haliyle sanığın da iş yerinde idareci olarak hakimiyetinin bulunduğunun dosya kapsamı ile sabit olması, mağdurun kendisini ilgilendiren bir konuda sanığa iftira atması için herhangi bir sebebin bulunmaması, sanığın mağdurun kendisine iftira attığına yönelik savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılması, mağdurun anlatımının hayatın olağan akışına uygun olması, mağdurun aşamalarda alınan beyanları ve olayı anlattığı tanıkların beyanları bir bütün halinde değerlendirildiğinde, mağdurun beyanlarının sabit ve tutarlı olduğu kanaatine varılması, mağdurun yargılama konusu olayı araya zaman girmeksizin derhal aile büyükleriyle paylaşmış olması ve hemen akabinde olayla ilgili şikayette bulunulması ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde, her ne kadar sanığın hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına istemiyle kamu davası açılmış ise de sanığın mağdura yönelik olarak "Senin kızları görünce şeyin kalkıyor mu onları yapmak istiyor musun" şeklindeki söyleminin ve mağdurun kıyafetinin içinden göğsünü sıkmak, kıyafetlerinin üzerinden ön cinsel bölgesine dokunmak, bir eliyle kıyafetleri üzerinden ön cinsel bölgesini sıkmaya çalışmak, bir eliyle de poposunu kıyafetleri üzerinden tutmaya çalışmak, masaj yapar gibi poposuna dokunmak, kafasını kendisinin kıyafetleri üstündeyken cinsel organına koymak şeklinde gerçekleşen eylemlerinin süreklilik göstermemesi, ani bir şekilde gerçekleşmesi ve Yargıtay içtihatlarında tanımlandığı şekilde "Cinsel arzuları tatmin amacıyla işlenen, vücut dokunulmazlığını ihlal eden, basit cinsel saldırı veya çocuğun basit cinsel istismarı yoğunluğuna ulaşmayan, devamlılık göstermeyen ani ve kesintili davranış" düzeyinde kalması hususları göz önünde bulundurulduğunda sanığın eyleminin sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu ve mağdurun suç tarihinde 12 yıl 2 ay 12 günlük olduğu Mahkemece kabul edilerek hukuki süreç başlığında belirtilen şekilde sanığın mahkumiyetinde karar verildiği anlaşılmıştır.

V. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.10.2022 tarihli ve 2022/276 Esas, 2022/280 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKHÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.05.2023 tarihinde karar verildi.