WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/14144 E.  ,  2024/2055 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1258 E., 2023/1650 K.
SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitilekli cinsel istismarı, cinsel taciz
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve cinsel taciz suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi ile 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, ikinci fıkrasının (d) ve (e) bendleri ve 43 üncü maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.05.2023 tarih ve 2022/45 Esas, 2023/203 Karar sayılı kararı ile beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci ile altıncı fıkrası, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cinsel taciz suçundan aynı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, ikinci fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 1 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz İsteği
Mağdure beyanlarının gerçeği yansıtmadığına ve çelişkili olduğuna bu nedenle üzerine atılı suçtan şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beratine karar verilmesinin gerektiğine, ayrıca şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinde ağırlaştırıcı nitelikleri hallerin uygulanmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Yargılama aşamasında talep edilen keşif talebinin reddedilmesinin eksik araştırma olarak değerlendirilmesine, yapılan yargılama sırasında tanık beyanlarına başvurulmayarak savunma hakkının kısıtlandığına, yargılama konusu olayın intikal tarihi ve mağdurenin beyanlarının çelişkili olması nedeniyle mağdure tarafından kurgulanmış beyanlar dışında sanığa atfedilecek hiçbir suçun olmadığına, sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitilelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmıştır.
Ancak;
1. 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ''Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir'' şeklindeki düzenleme nazara alınarak yapılan değerlendirmede hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu gözetildiğinde, Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 27.12.2021 günlü iddianamede sanığın, mağdureye yönelik basit ve nitelikli şekilde birden fazla kez cinsel istismar eylemlerine ilişkin bir anlatım bulunmadığı, bu nedenle mağdurenin yargılama aşamasında ifade ettiği, sanığın ağza organ sokmak suretiyle istismar eyleminden ayrıca bir dava açılıp birleştirme kararı verilerek yapılacak yargılamada, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin tartışılmasının gerektiği gözetilmeden 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması sureti ile fazla ceza tayini,

2. Mağdurenin ruh sağlının bozulması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesine göre belirlenen temel ceza üzerinden aynı Kanun'un 43 üncü maddesine göre hesaplanacak artırım miktarının, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fırkası kapsamında belirlenen ceza miktarına eklenmesi suretiyle ceza artırımının yapılmasının gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

3. Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi gereğince temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki kanuni düzenlemeler nazara alınarak yapılan değerlendirmede Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddenin ikinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlenirken ve 103 üncü maddenin altıncı fıkrasında düzenlenen nitelikli hal uygulanırken, kanunda yer alan bir kısım ifadelerin tekrarlanması şeklindeki yetersiz gerekçeyle teşdit uygulanması,

4. 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama süresindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususları içeren takdiri indirim hükmünün sanık hakkında uygulanma olanağı bulunup bulunmadığı karar yerinde tartışılıp gösterilmeden, gerekçeden yoksun biçimde cezada takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmıştır. Ancak, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama süresindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususları içeren takdiri indirim hükmünün sanık hakkında uygulanma olanağı bulunup bulunmadığı karar yerinde tartışılıp gösterilmeden, gerekçeden yoksun biçimde cezada takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 15.09.2023 tarihli ve 2023/1258 Esas, 2023/1650 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.03.2024 tarihinde karar verildi.

...