WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/14122 E.  ,  2024/3370 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1349 E., 2023/1437 K.
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili, katılan Bakanlık vekili, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarlarına göre 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesi, 109 uncu maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca

açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2023 tarihli ve 2022/210 Esas, 2023/127 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 9 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ile beşinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair verilen kararın katılan vekili ile sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.03.2023 tarihli ve 2023/538 Esas, 2023/575 Karar sayılı kararı ile "...Sanığın katılanın kıyafetlerini çıkarmaya çalışması neticesinde pantolonunu çıkarması, katılanın iç çamaşırını çıkarmak istemesine katılanın izin vermemesi üzerine iç çamaşırı çıkaramadığı, bunun üzerine cinsel organını iç çamaşır üzerinden katılanın cinsel organına sürtmeye çalıştığı ancak katılanın buna da izin vermediği, bu süreçte katılanın vücudunun muhtelif yerlerine dokunduğu ancak katılanın bağırması üzerine sanığın eylemine kendiliğinden son vermesi şeklinde gerçekleşen eylemin tamamlanmış hali ile TCK'nın 102/1 maddesi kapsamında basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğu, ilk derece mahkemesince sanık hakkında TCK'nın 102/3.d maddesinin tatbiki suretiyle sanığın cezası artırılmış ise de, sanığın katılana eylem sırasında silah göstermek suretiyle eylemini gerçekleştirdiğine dair dosyada yeterli delil bulunmadığı, zira söz konusu silahları gösterirken sanıkta mağdurun direncini kırma kastının bulunmadığı, mağduru oyalamak için söz konusu silahları gösterdiği, bu nedenle suça konu olayımızda TCK'nın 102/3.d maddesinin uygulama olanağının bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın katılana karşı basit cinsel saldırı suçundan TCK'nın 102/1-1 cüm uyarınca cezalandırılması gerektiği, ayrıca yine sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK'nın 109/3.a maddesinin tatbiki suretiyle cezasında artırım yapılmış ise de, basit cinsel saldırı suçunun gerekçesinde izah edildiği üzere suça konu olayda silahın kullanılmadığı anlaşılmakla ilgili madde uyarınca sanığın cezasında artırım yapılmasında usul ve yasaya aykırı görülmekle bozmayı gerektirmiş..." olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesi uyarınca bozulmasına karar verilmiştir.

2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2023 tarihli ve 2023/195 Esas, 2023/334 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile beşinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair verilen kararın katılan vekili ile sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.09.2023 tarihli ve 2023/1349 Esas, 2023/1437 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle; suçun vasıf ve tayininde hata yapıldığına, mağdur beyanlarının çelişkili olduğuna ve bunun dışında delil bulunmadığına, alt sınırdan ayrılarak ceza verildiğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ceza tayininin doğru olmadığına, Bölge Adliye Mahkemesinin bozma ilâmına göre tarif edilen eylemin sarkıntılık suçu kapsamında olacağına, suçun sabit olmadığına, 5237 sayılı Kanun’un 35 inci ve 62 nci maddelerinin uygulanması gerektiğine, infaz rejiminin yanlış belirlendiğine, temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması, sanığın tahliyesine karar verilmesi ve kararın müvekkili lehine bozulması taleplerine ve dilekçesinde belirtiği diğer hususlara ilişkindir.

B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın katılanın direnç göstermesi sonucu eylemini tamamlayamadığına ve nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüs nedeniyle cezalandırılması gerektiğine, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinin uygulanmama gerekçesinin hukuka ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğuna, alt sınırdan uzaklaşılmayarak hüküm kurulduğuna, sanığın üst hadden cezalandırılması ile kararın bozulması taleplerine ve dilekçesinde belirtiği diğer hususlara ilişkindir.

C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suç vasfının belirlenmesinde ve ceza tayininde hataya düşüldüğüne, sanığın nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediğinin sabit olduğuna ve bu suçtan cezalandırılması gerektiğine, somut olayda 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde yer alan nitelikli halin gerçekleşmiş olduğuna, sanığın üzerine atılı suçlardan üst hadden cezalandırılması gerektiğine, kararın bozulması ve katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi taleplerine ve dilekçesinde belirtiği diğer hususlara ilişkindir.

D. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Özetle; dosya kapsamına göre sanığın eylemi nedeniyle nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiğine, koşulları oluştuğu halde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi ile 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmadığına, sanık aleyhine kararın bozulması talebine ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eyleme uyan suç vasıfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurularının esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği belirtilmiştir. Kanuni düzenleme dikkate alındığında Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.09.2023 tarihli ve 2023/1349 Esas, 2023/1437 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan vekili ve katılan Bakanlık vekili ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.04.2024 tarihinde karar verildi.