WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/14116 E.  ,  2024/2138 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1606 E., 2023/1631 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,

Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.04.2023 tarihli ve 2022/490 Esas, 2023/144 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile;
a. Çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 27 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
dair verilen kararların sanık müdafileri ve katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararı ile katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmek suretiyle istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine, karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin temel cezaları belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemi
Dosya kapsamında; çelişkili, birbirini teyit etmeyen, hayatın olağan akışına aykırı mağdur, müşteki ve tanık ifadelerinden başka delil bulunmadığına, sanığın baskı ve şiddet altında imzaladığı tutanağın hukuken geçerli olmadığına, işlendiği iddia edilen fiillerin sabit olmadığına, fiilleri işlemeyen sanığın tahliye edilmesi ve hakkında beraat hükmü kurulması gerektiğine, mağdura yönelik tehdit veya cebirin olmadığına, sanığın eğitici, bakıcı ve koruyucu görevinin bulunmadığına, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, zincirleme suç hükümlerinin şartlarının oluşmadığına, sanık lehine takdiri indirim maddelerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Gerekçeli karar başlığında tutuklama tarihinin 14.04.2022 yerine "31.03.2022 (Gaziosmanpaşa 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2022/317 Sorgu sayılı tutuklama müzekkeresi)" yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.

2. Katılan mağdur, katılan ... tanıkların dosya kapsamına göre suçun işlendiği tarih ile sanığın kurumda çalıştığı döneme yönelik çelişkili beyanlarda bulunması karşısında, öncelikle sanığın gayriresmi olarak ilgili vakıfta farklı zamanlarda da çalışıp çalışmadığının belirlenmesinden sonra mağdurun 30.03.2022 tarihinde Çocuk İzlem Merkezinde alınan ifadesini içerir CD'nin izlenmesinde "sanığın eylemleri gerçekleştirirken kapıyı kilitlediğini, iki kere kapıyı kilitlemeden yaptığını, aynı kursta bulunan başka çocukları bu sırada gördüğünü, sanığın onlara bağırıp kovduğunu" belirttiği anlaşıldığından ilgili vakıfta olay tarihi itibarıyla görgüye dayalı bilgileri bulunan tanık olabilecek kişilerin açık adres ve kimlik bilgilerinin tespit edilerek bilgi ve görgülerinin sorulmasına müteakiben sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü yerine, yazılı şekilde düzeltilerek esastan reddine kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Tebliğnamede onama isteyen görüşe gerekçeye istinaden iştirak edilmemiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 13.09.2023 tarihli ve 2023/1606 Esas, 2023/1631 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.03.2024 tarihinde karar verildi.

...