WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/14061 E.  ,  2024/3043 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/368 E., 2023/444 K.
SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı, eziyet, çocuğun cinsel istismarı, çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet

Sanık ... hakkında mağdur ...'e yönelik eylemleri nedeniyle çocuğun cinsel istismarı ile eziyet suçlarından kurulan hükümlerin istinaf kanun yoluna tabi olduğu belirlenmiştir.

İstanbul Barosu Başkanlığının suçtan zarar gören sıfatı bulunmadığından davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı olmadığı anlaşılmıştır.

Sanıklar Hacı .... ile ... hakkında bozma üzerine verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
1. İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2021 tarihli ve 2020/367 Esas, 2021/380 Karar Sayılı kararı ile;
a) Sanık ... hakkında;
i) Katılan mağdur ...'a karşı cinsel saldırı suçundan açılan kamu davasında sanığın sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (b) ve (e) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına,
ii) Katılan mağdur ...'ye karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (d) bentleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına,
iii) Katılan mağdur ...'e karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (d) bentleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına,
iiii) Katılan mağdur ... ile ...ya karşı eziyet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

b) Sanık ... hakkında;
i) Katılan mağdur ...'e karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına,
ii) Katılan mağdur ...'ye karşı zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasında, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına,
c) Sanık ... hakkında;
1. Katılan mağdur ...'e karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2022/323 Esas, 2022/397 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında cinsel saldırı, çocuğun cinsel istismarı ile eziyet suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafileri, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdurlardan Harun Reşit, Yusuf İslam, Yusuf Yahya, İbrahim Şenol ile katılanlar Ayşe ve Engin vekili ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, karar verilmiş;
Sanık ...'in mağdur ...'e karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve eziyet suçundan aynı Kanun'un 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince açılan kamu davası hakkında bozma sonrası hüküm kurulmamış ise de; bu hususta eksikliğin zamanaşımı süresi içerisinde mahkemesince giderilmesinin mümkün olduğu belirtilmiştir.

3. İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 25. Ceza Dairesi kararının, sanıklar müdafileri ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 06.02.2023 tarihli ve 2022/9379 Esas, 2023/457 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanması ile onanmasına; sanıklar Hacı Serkan ve Tarık hakkında kurulan hükümler yönünden, özetle sanıkların belirlenmiş bir eğitici-öğretici görevi bulunup bulunmadığının tartışmasız bırakılarak hüküm kurulması gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2023 tarihli ve 2023/368 Esas, 2023/444 Karar sayılı kararı ile;
a).Sanık ... hakkında;
Mağdur ...'e karşı çocuğun cinsel istismarı ile eziyet suçlarından açılan kamu davasında sanığın 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
b) Sanık ... hakkında;
i) Katılan mağdur ...'e karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına,
ii) Katılan mağdur ...'ye karşı zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasında, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına,
c) Sanık ... hakkında;
Katılan mağdur ...'e karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ret ve onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, sanık ... ve Tarık’ın eylemlerini toplu olarak bir arada yaşamanın sağladığı kolaylıktan faydalanarak ve zindirleme şekilde gerçekleştirmesi nedeniyle teşdiden, iyi hal indirimi uygulanmadan karar verilmesi gerektiği ile lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi nedeniyle kararın bozulması taleplerine ilişkindir.

B. Sanıklar Tarık ile Hacı Serkan Müdafilerinin Temyiz İstemleri
Özetle, iddiaların iftira olduğuna, yaz ayları ile haftasonları yapılan etkinliklere istismara uğrayan kişilerin katılamayacağına ancak mağdurların katılım gösterdiğine, muayene raporlarının dikkate alınmadığına, sanıklar lehine olan tanık beyanlarının dikkate alınmadığına, intikalin geç olmasına, isnatların kursa yönelik çekişmelerden kaynaklandığına, sanıkların kursta yönetici - eğitici olmadığına, akraba olan mağdurların beyanlarının çelişkili olduğuna, husumet bulunduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, Bakanlık ile İstanbul Barosunun katılma taleplerinin reddi gerektiğine ve dilekçesinde yer alan diğer nedenlerle kararın bozulması taleplerine ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık ... hakkında mağdur ...'e yönelik eylemleri nedeniyle çocuğun cinsel istismarı ile eziyet suçlarından İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2021 tarihli ve 2020/367 Esas, 2021/380 Karar sayılı kararı ile hüküm kurulmadığı, kararın diğer hükümler yönünden istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesince verilen 03.03.2022 tarihli ve 2022/323 Esas, 2022/397 Karar sayılı kararın temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Dairemizce 06.02.2023 tarihli ve 2022/9379 Esas, 2023/457 Karar sayılı kararı hüküm kurulmayan suçlar yönünden zamanaşımı süresi içinde hüküm kurulması mümkün görüldüğünün belirtilmesi ve hükmün başkaca yönlerden bozulmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında mağdur ...'e yönelik eylemleri nedeniyle çocuğun cinsel istismarı ile eziyet suçlarından beraat kararı verilerek hüküm kurulduğu, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25 ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başladığı, bu tarihten sonra verilen kararların istinaf kanun yoluna tabi olduğu, sanık hakkında Mahkemece mağdur ... Emin'e yönelik eylemleri nedeniyle çocuğun cinsel istismarı ile eziyet suçlarından bozma öncesi bir hüküm kurulmaması nedeniyle istinaf incelemesinden geçmediği, bu nedenle sanık hakkında mağdur ...'e yönelik eylemleri nedeniyle çocuğun cinsel istismarı ile eziyet suçlarından ilk kez kurulan hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 272 nci maddesi ve devamı uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.

B. Sanıklar Hacı Serkan ile Tarık Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin de yerinde olduğu anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık bulunmamış ve sanıklar müdafileri ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir

IV. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bendinde açıklanan nedenle sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince istinaf incelemesi gerçekleştirildikten sonra Dairemize gönderilmesi için esası incelenmeksizin Mahkemesine İADESİNE,

B.... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Baro Başkanlığının suçtan zarar görme sıfatı bulunmadığından davaya katılma ve hükmü temyiz hakkının mevcut olmaması karşısında vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebilğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

C. Sanıklar Hacı Serkan ile Tarık Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2023 tarihli ve 2023/368 Esas, 2023/44 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.04.2024 tarihinde karar verildi.