WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/14038 E.  ,  2024/1608 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/279 E., 2023/513 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin bozma üzerine vermiş olduğu 26.09.2023 tarihli ve 2023/279 Esas, 2023/513 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümleleri, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (c) bendi ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kararın bozulması görüşünü içeren 06.12.2023 tarihli ve 9-2023/120037 sayılı Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar Vekili ile Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri
Sanık hakkındaki temel cezanın alt sınırdan tayin edilmesi ile belirlenen sonuç cezasında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasıyla indirim yapılmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı bulunduğuna ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın mağdureye yönelik atılı suçu işlediğine dair dosya kapsamında cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil bulunmadığına, bu nedenle hakkında delil yetersizliğinden beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin üç, dört ve altı fıkraları uyarınca iddianamede mağdur veya suçtan zarar görenlerin kimliği, yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri mevcut delillerle ilişkilendirilerek yüklenen suçu oluşturan olaylar gösterilmeli, aynı Kanun'un 225 inci maddesine göre de, hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilmelidir. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.02.2012 gün 4/570-51 sayılı Kararında açıklandığı üzere, soruşturma evresinde elde ettiği kanıtlardan ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kovuşturma evresinin sınırlarını belirlemektedir. Bu bakımdan iddianamede yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık, iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve kanıtlarını sunabilmelidir. İddianame, sanığa isnat edilen ve suç sayılan maddi fiilleri açıkça göstermeli, hukuki nitelendirmesi yapılan fiilin kanunda karşılığı olan suç ve cezası hakkında bilgi içermelidir. İsnat edilen suçun dayanağı olan maddi olaylar hakkında savunmasını yapabilecek şekilde sanığın bilgilendirilmemesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkına ilişkin 6/3-a maddesinin ihlaline de yol açar.

Bu açıklamalar ışığında yargılamaya konu somut olayda hükme esas alınıp İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 26.02.2019 günlü iddianamede, 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesi göz önüne alınarak değerlendirme yapıldığında, sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı eylemlerine ilişkin anlatımda sanığın müsnet suça ilişkin maddi fiillerinin açıkça yer ve zaman da gösterilerek açıklanması gerekirken, mağdura yönelik fiillerden iddianamede açıkça bahsedilmeksizin kamu davası açıldığının kabul edilemeyeceği ve bu eksikliğin ancak yeni bir kamu davası açılması suretiyle giderilebileceği dikkate alınarak bu konuda gerekli işlemin yapılmasından sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam edilip yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle Anayasa'nın 90, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanmayı düzenleyen 6 ncı ve 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddelerine aykırı davranılması hususu hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılanlar vekili, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin bozma kararı üzerine vermiş olduğu 26.09.2023 tarihli ve 2023/279 Esas, 2023/513 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.02.2024 tarihinde karar verildi.

...