WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/13971 E.  ,  2024/2773 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1079 E., 2023/1757 K.
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, yağma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY ve OLGULAR
1. Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası; yağma suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2017 tarihli ve 2017/22 Esas, 2017/111 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla aynı Kanun'un 148 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kısmen re'sen de istinafa tabi kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliyesi Mahkemesi 15. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 17.05.2018 tarihli ve 2018/2241 Esas, 2018/3779 Karar sayılı kararı ile hükümlerin onanmasına karar verilmiştir.

3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2018 tarihli ve 6-2017/46182 sayılı itiraznamesi ile sanığın atılı eylemleri rızaya aykırı bir şekilde gerçekleştirdiği hususunda her türlü şüpheden uzak bir delil bulunmadığından bahisle mahkumiyet hükümlerinin bozulması gerektiği ileri sürülerek Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 17.05.2018 tarihli ve 2018/2241 Esas, 2018/3779 Karar sayılı kararına itiraz edilmiştir.

4. Yargıtay kapatılan 14.Ceza Dairesinin 04.10.2018 tarihli ve 2018/6673 Esas, 2018/5754 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne Dairenin onama kararının kaldırılmasına karar verilerek İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi kararının "Olayın mağdurenin, sanığa olan borcuna karşılık imzaladığı 5.000 TL bedelli senedin sanık tarafından icraya konulmak istenmesi üzerine adli makamlara intikal ettirilmesi, mağdurenin aşamalardaki çelişkili ifadeleri, şantaja konu cinsel ilişki görüntülerinin mağdurenin kendi çektiği görüntüler olup bu görüntülerin bir kısmının senet tanziminden sonra 18.06.2015 günü tarafından facebooka yüklenmiş olması, mağdurenin bu görüntüleri kendisinin yüklediğini duruşmada kabul etmesi, sanık tarafından mağdureye çekilen cep telefonu mesajlarının ise senedin icra yoluyla tahsiline ilişkin olup suçların oluşumuna yönelik delil niteliğinde bulunmaması, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında sanığın atılı suçları işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek ilk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde esastan reddedilmesi" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2018/2681 Esas, 2019/83 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca direnilmesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

6. Yargıtay kapatılan 14.Ceza Dairesinin 17.02.2020 tarihli ve 2019/3750 Esas, 2020/1221 Karar sayılı ilamı ile bozma kararı usul ve kanuna uygun olup Bölge Adliye Mahkemesince anılan ilama yönelik kurulan direnme ilamında belirtilen gerekçeler yerinde görülmediğinden reddiyle 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendine istinaden anılan direnme kararıyla ilgili hüküm kurulmak üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenmesi için Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir.

7. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.12.2022 tarihli ve 2020/(Kapatılan)14-112 Esas, 2022/856 Karar sayılı Kararı ile çözümlenmesi gereken uyuşmazlık sanığın eylemlerinin sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27 nci maddesi uyarınca öncelikle ön sorunlar yönünden değerlendirme yapılarak İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2681-83 sayılı kararının Özel Dairece bozma kararı verildikten sonra yeniden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesine göre hüküm kurmasının gerekmesi, Cumhuriyet savcısından esas hakkındaki görüşünün alınmaması ve hazır bulunan sanığa esasa ilişkin savunma yapma imkanı tanınmadan yargılamaya son verilip hüküm tesis ve tefhim edilmesi isabetsizliklerinden bozulmasına, dosyanın gereği için kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine tevdi edilmesine her iki ön sorun yönünden karar verilmiştir.

8. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15.Ceza Dairesinin, 11.10.2023 tarihli ve 2023/1079 Esas, 2023/1757 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla aynı Kanun'un 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

9. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Yakalama, üst arama ve muhafaza altına alma işlemlerinin yasaya aykırı olarak yapıldığına, senedin tanziminden sonra facebook adresine iki kez video yüklendiğine, bu nedenle suçlayıcı ifadelerin kurgusal olduğuna, katılanın beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın katılana sayısız harcama yaptığına, katılanın isteğiyle yaptığı harcamalar için senet yapıldığına, senedin cinsel birlikteliğin devamını sağlama fonksiyonunun bulunmadığına, her iki suçtan kurulan hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine kurulan hükümlerde, hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Onama sebebine göre Tebliğname'de bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 11.10.2023 tarihli ve 2023/1079 Esas, 2023/1757 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2024 tarihinde karar verildi.