WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/13965 E.  ,  2024/1737 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2715 E., 2023/1276 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin duruşmalı inceleme taleplerinin, Bölge Adliye Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine, karar verilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.04.2019 tarihli ve 2018/180 Esas, 2019/164 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın;
a) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Dair dair verilen kararların katılanlar ve katılan mağdure vekilleri, katılan Bakanlık vekili, O yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine,

2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 06.10.2021 tarihli ve 2021/308 Esas, 2021/1415 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar ve katılan mağdure vekilleri, katılan Bakanlık vekili, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın;
a) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 21 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

3. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi kararının katılanlar vekilleri, katılan Bakanlık vekili, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 13.10.2022 tarihli ve 2022/98 Esas, 2022/8999 Karar sayılı kararı ile özetle katılan mağdure hakkında rapor alınıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinin gerekmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 11.10.2023 tarihli ve 2022/2715 Esas, 2023/1276 Karar sayılı kararı ile sanığın;
a) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 21 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure ve Katılanlar Vekillerinin Temyiz İstemleri
Özetle alt sınıra yakın hüküm kurulmasının ve takdiri indirim yapılmasının yasaya aykırı olduğuna, kararın bozulması istemine ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle sanığın atılı suçlar yönünden üst hadden indirim yapılmaksızın cezalandırılması gerektiğine, vekalet ücreti verilmediğine, kararın bozulması istemine ilişkindir.

C. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Özetle mağdurenin çelişkili beyanlarına, olayın intikal zamanına göre sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiğine, kararın bozulması istemine ilişkindir.

D. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle olayın geç intikal ettirildiğine, olayın gerçekleştiği iddia edilen yer ve tarih ile meydana gelmesine sebep olan nedenlerin gerçekçi olmadığına, olay yeri ile ilgili iddiaların gerçek dışı ve mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, tek delilin mağdure beyanı olduğuna, tanıkların ifadelerinin birbiriyle ve mağdure anlatımıyla çelişkili olduğuna, rapordaki bulgunun doğal olarak da oluşabileceğine, tek başına mağdure beyanına dayanılarak mahkumiyet kararı verilemeyeceğine, kararın bozulması istemine ilişkindir.

III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama neticesinde kurulan hükümlere yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmediği anlaşıldığından kararlarda hukuka aykırılık görülmemiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 11.10.2023 tarihli ve 2022/2715 Esas, 2023/1276 Karar sayılı kararında katılanlar ve katılan mağdure vekilleri, katılan Bakanlık vekili, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye ...'nun karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.02.2024 tarihinde karar verildi.

(Karşı Oy)

KARŞI OY

Daire çoğunluğunca sanığın atılı suçlardan mahkûmiyetine yönelik hükümlerin onanmasına karar verilmiş ise de;
2015 yaz aylarında gerçekleştiği iddia edilen eylemlerle ilgili rehber öğretmenin katılan mağdurenin pansiyonda kalma ve uyum konusunda problem yaşaması, öfke kontrolü, uyku problemleri gibi nedenlerle yaptığı görüşmeler neticesinde 20.12.2017 tarihinde kısmen eylemlerden bahsetmesi üzerine soruşturmaya başlanılan olayın intikal şekli ve zamanı, katılan mağdurenin aşamalarda değişen beyanları, sanığın atılı suçları işlemediğine yönelik savunması,19.02.2018 tarihli raporun düzenlenme zamanı nazara alındığında raporda belirtilen bulgunun sanığın eylemi neticesinde gerçekleştiği hususunun şüpheli olması, tanık ...'ın bilgisinin katılan mağdurenin anlatımına dayalı olması, rehber öğretmen tarafından düzenlenen tutanakta mağdurenin halüsinasyon gördüğünü belirtmesi, tedavi evrakında yer alan öykü kısmında iki buçuk yıldır geceleri çığlık sesi duyup üstüne doğru gelen birini gördüğünün tespit edilmesi ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, Mahkemenin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delilerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararlarının yerinde olmadığı gözetilmeden sanığın atılı suçlardan beraati yerine mahkûmiyetine hükmolunması hukuka aykırı bulunmuş olup, açıklanan gerekçeyle hükümlerin bozulması yerine onanmasına dair çoğunluk görüşüne katılmıyorum.