9. Ceza Dairesi 2023/13893 E. , 2024/3690 K.
"İçtihat Metni"
BOZMA ÜZERİNE
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/220 E., 2022/535 K.
Bakanlık vekilinin temyiz isteği yönünden; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin kanun yolu aşamasında davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102/2, 35, 53. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Aksaray Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.11.2012 tarihli ve 2011/371 Esas, 2012/264 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, aynı Kanun'un 102/2, 35, 62, 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair, kararının Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.12.2021 tarihli ve 2021/8429 Esas, 2021/9900 Karar sayılı kararı ile "Bakanlık vekilinin temyiz isteminin reddine, sanık müdafiin temyizinin incelenmesinde ise Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 08.03.2018 gün ve 2018/2165 Esas, 2018/1749 sayılı bozma ilamına uyulmasına karar veren mahkemece, söz konusu cinsel saldırı eyleminden dolayı mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığının tespitinde zorunluluk bulunduğu gözetilerek rapor alma işlemi tamamlanıp, sonucuna göre bu hususta oluşacak tereddütte sanık lehine değerlendirilmek suretiyle belirlenecek lehe kanuna göre mahkumiyeti yerine bu konuda herhangi bir işlem yapılmaksızın mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu kabul edilerek yapılan hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda Aksaray 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2022/220 Esas, 2022/535 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 102/2, 35/2, 62/1, 53 ve kazanılmış hakkı gereği 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılanın sanığın cinsel organını çıkararak üzerine abandığını beyan etmesine rağmen bu haliyle sanığın suçu işleyip işlemediğinin tespiti için cinsel salgı vb. gibi bir bulgunun araştırılması ve DNA incelemesinin yapılmasının gerektiğine, sadece katılanın beyanına dayalı mahkûmiyet hükmü kurulamayacağına, sanığın pantolununun fermuarının açık kalması nedeniyle cinsel organının gözükmesinde kastının olmadığına, kastın varlığı kabulü halinde dahi cinsel taciz suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine ve saire ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak; mağdurenin aşamalardaki beyanları, savunma, doktor raporları ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın cinsel organını çıkararak ne olur bağırma bir kere diyerek katılanın üzerine abanması şeklindeki eylemini katılanın aşılabilir mukavemeti dışında ciddi bir engel neden olmaksızın kendiliğinden bıraktığı ve mevcut haliyle sübuta eren eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cinsel saldırı suçunu oluşturması karşısında mağdurenin savcılık ifadesinde sanıktan şikâyetçi olmadığı da göz önüne alınarak hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Açıklanan nedenle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenerek 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!