9. Ceza Dairesi 2023/13873 E. , 2024/1247 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/171 E., 2022/180 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
KARAR : Mahkûmiyet
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İTİRAZA KONU KARAR : Onama
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 05.04.2023 tarihli ve 2023/748 Esas, 2023/2028 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.12.2023 tarihli ve KD-2022/161930 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuka aykırı olduğu, mağdurenin beyanı dışında olayın başkaca doğrudan bir delilinin olmadığı ve sanığa atılı suçun sübutunun şüpheli kaldığı, bu durumun sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmakla, sanık hakkındaki onama ilâmının kaldırılmasına ve hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 05.04.2023 tarihli ve 2023/748 Esas, 2023/2028 Karar sayılı onama kararı usul ve kanuna uygun olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ Sayın Üyeler ...'ün ve ...'ın karşı oyu ve oy çokluğu ile REDDİNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 05.04.2023 tarihli ve 2023/748 Esas, 2023/2028 Karar sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2024 tarihinde karar verildi.
(Karşı Oy) (Karşı Oy)
KARŞI OY
Sanığın kardeşinin kızı olan mağdureye karşı basit cinsel istismar suçunu işlediğinden bahisle TCK’nın 103/1-a, 103/3-c, 43, 62. Maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırıldığı olayda Sayın Çoğunlukla aramızdaki ihtilaf suçun sübuta erip ermediği noktasında toplanmaktadır.
Bilindiği gibi ceza muhakemesinde mahkumiyet kararı verebilmek için, sanığın üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiği konusunda, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak bir biçimde kesin olarak belirlenmesi konusunda tam bir vicdani kanaatin oluşması gerekir.
Cinsel suçlarda, eylemin gerçekleştirilmesi konusunda mağdur beyanının tek delil olduğu durumlarda, mağdur beyanına itibar edilip edilmeyeceği konusunda belli kriterler belirli olacaktır. Bu ölçütlere göz atarsak; intikal zamanı ve şekli, mağdur beyanının başka delillerle örtüşmesi veya örtüşmemesi, mağdur beyanının kendi içinde aşamalardaki tutarlılığı veya çelişkisi, mağdur beyanının ayrıntısı, mağdur beyanının hayatın olağan akışına uygun olması vs hususların gözetilmesi gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, her ne kadar intikal şekli doğal ise de, intikal zamanı ilk olaydan 5 yıl son olaydan ise 2 yıl sonradır.
Mağdur olayı önce bir okul arkadaşına anlatmış, ayrıca kardeşi de sanığın mağdure ile yalnız kalmaya çalıştığını bildirmişlerdir.
Bununla beraber, mağdur aşamalarda beyanlarını değiştirmiş, hatta beyanlarının bir kısmında sanığın, vajinasına parmağını soktuğunu bildirmesine rağmen, bu husus vajinal raporla doğrulanmadığından nitelikli istismardan verilen karar, Dairemizce bozulmuştur.
Yine mağdure, 3 yıl boyunca sanığın eylemine devam etmesine rağmen, sanığın evine gitmeye neden devam ettiğini açıklayamamaktadır. Mağdure, sanığın eylemlerinden bazılarını gerçekleştirirken, sanığın eşinin de kapı önünde olduğunu bildirmesine rağmen bu husus tecrübe kuralları ile çelişmekte, olay yerinin mağdure bağırsa herkesin duyacağı bir yer olmasına rağmen, bağırmamaktadır ve bu durumu korktum diye açıklamaktadır.
Mahkemenin dayandığı hususlar, olayın bizzat açıklığa kavuşturulması ile ilgili deliller değildir, dolaylı delillerdir, delilerde gösterilen tüm hususlar doğru olsa bile, sanığın istismar olayını gerçekleştirdiği sonucuna ulaşmak mümkün değildir, çünkü bu konuda 2-5 yıl sonra intikal eden çelişkili mağdur beyanından başka bir delil mevcut değildir.
Sonuç olarak, sanığın mağdureye atılı suçu işlediğine dair, soyut, tam bir tarih ve ayrıntı içermeyen çelişkili beyan dışında herhangi bir delil olmadığından, itirazın kabul edilmesi gerektiği görüşü ile Sayın Çoğunluğun kanaatine katılmamaktayız.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!