9. Ceza Dairesi 2023/13775 E. , 2024/5329 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/166 E., 2023/800 K.
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine verilen hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 31/2. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 14.06.2017 tarihli ve 2016/160 Esas, 2017/73 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 28.03.2018 tarihli ve 2017/1939 Esas, 2018/521 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekili ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103/1-1.cümle, 31/2, 62/1 maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair verilen kararın katılanlar vekili, katılan Bakanlık vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 27.10.2022 tarihli ve 2021/6652 Esas, 2022/9656 Karar sayılı kararı ile özetle "...bölge adliye mahkemesince aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin maddi hakikatın ortaya çıkarılması açısından duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenip, bu mümkün olmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma evresinde verdiği görüntülü ifade CD’lerinin duruşmada taraflarla birlikte izlenerek beyanlarının alınmasından sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken duruşmada dinlenmeyen mağdurenin çocuk izlem merkezinde ve mahkemede alınan görüntülü ifade CD’leri de izlenmeksizin yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuğun savunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna ve adli raporla desteklenmediğine, olay yerinde keşif yapılmadan karar verildiğine, katılan ...’nin kollukta ifadesi alınırken avukatı olmadığına, ifadesi okutulmadan imzalatıldığına, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Her ne kadar aileler arasında husumet olsa da çocukların birlikte oyun oynamasına izin vermeleri dikkate alındığında iftira atabilecek boyutta husumet olmadığının anlaşıldığına, katılan mağdurenin yaşı itibariyle yaşamadığı ve bilmemesi gereken bir olayı annesine anlatmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, aradan geçen zaman nedeniyle katılan mağdurenin ifadesinde kısmen farklılıklar olmasının mümkün olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılanlar vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararında katılanlar vekili ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!