WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/13756 E.  ,  2024/1672 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/136 E., 2020/651 K.
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, temyiz isteminin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın kaldırılması, onama

Sanığın yokluğunda verilen hükmün, 11.11.2020 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakla 17.11.2020 tarihli temyiz isteminin süresinde kabul edilmesi gerektiği dikkate alınarak 14.01.2021 tarihli ek kararın sanığa 21.01.2021 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine sanığın 27.01.2021 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü ile sanığın temyiz talebinin reddine ilişkin 14.01.2021 tarihli ek kararın kaldırılmasına ve esasın incelenmesine karar verilmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında suç tarihi olan 30.06.2014 günü kişilerin huzur ve sükununu bozma ve suç tarihi 21.01.2015-11.02.2015 olan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından açılan kamu davalarının Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2015 tarihli ve 2015/225 Esas, 2015/382 Karar sayılı kararı ile birleştirilmesi üzerine, yapılan yargılaması sonucunda Alanya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2015 tarihli ve 2015/145 Esas, 2015/543 Karar sayılı kararı ile zincirleme şekilde kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 18. Ceza Dairesinin 20.02.2020 tarihli ve 2019/8822 Esas, 2020/4810 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin bir bütün olarak cinsel taciz suçunu oluşturduğundan, kabule göre de katılan ...'e karşı eyleminin olmamasına rağmen zincirleme suç hükümlerinin uygulanarak fazla ceza tayin edilmiş olduğundan bahisle verilen bozma kararı üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Alanya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.10.2020 tarihli ve 2020/136 Esas, 2020/651 Karar sayılı kararı ile zincirleme şekilde cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 105 inci maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz İsteği
Sübuta, katılanın rızasının ceza sorumluluğunu ortadan kaldıracağına, suç kastının bulunmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına, tanık ... ile aralarında husumet bulunduğuna, kararın bozulması talebine ve sair hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE
Mahkemece kurulan hükmün Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaate istinaden delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği halde bu ilkelere uyulmayıp Mahkemece kabul edilen eylemin kararda belirtilmemiş olması nazara alındığında yazılı şekilde gerekçesiz hüküm kurulması suretiyle Anayasa'nın 141 inci maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesinin birinci fıkrasına muhalefet edilmesi hukuka kesin aykırılık olarak saptanmış, açıklanan nedenle Tebliğnamedeki onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Alanya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.10.2020 tarihli ve 2020/136 Esas, 2020/651 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükmün, kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326 ncı maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.02.2024 tarihinde karar verildi.