WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/13742 E.  ,  2024/5148 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/455 E., 2019/755 K.

Müstehcenlik suçundan kurulan hükümlerin kesin nitelikte olduğu görülmüştür.
İlk Derece Mahkemesince verilen diğer hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
a. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/2-3a, 109/2, 109/3b-f, 109/5, 31/2 maddeleri uyarınca,
b. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 2015 Aralık ayı için oral ve anal yoldan organ sokmak suretiyle 103/2, 109/2, 109/3-f, 109/5, 31/3 maddeleri, 2016 Şubat ayı için 103/2-3a, 109/2, 109/3b-f, 109/5, 31/3 maddeleri uyarınca,
c.Suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 103/2-3a, 109/2, 109/3b-f, 109/5, 31/3 maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda;
Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.11.2017 tarihli ve 2016/426 Esas, 2017/346 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi sonucunda suça sürüklenen çocuklar ile 2016 yılı Şubat ayında on altı yaş içerisinde olan katılan mağdurenin cebir, tehdit veya iradeyi etkileyen bir neden olmaksızın organ sokmak suretiyle ilişkiye girdikleri sabit olduğundan değişen suç vasfına göre suça sürüklenen çocukların eylemlerinin reşit olmayanla cinsel ilişki suçuna sübut verdiği ve altı aylık şikayet süresininde geçtiği nazara alınarak 5271 sayılı Kanun'un 223/8 maddesi gereğince düşmesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan unsurları oluşmadığı anlaşılmakla aynı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine, suça sürüklenen çocuk ... hakkında ayrıca 2015 yılı Aralık ayında gerçekleştiği iddia olunan eylemler nedeniyle atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine dair verilen kararların katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve suça sürüklenen çocuklar müdafileri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine ve müstehcenlik suçu yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan aleyhe temyiz ettiklerine, hakkında taktiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuk ... ile mağdurenin 2015 yılında cinsel ilişkiye girdiklerinin katılan mağdurenin beyanı ile sabit olduğundan cezalandırılması gerektiğine, 2016 yılında gerçekleşen olayın ilk olayda yapılan kaydın kullanılarak şantaj yapılması nedeniyle olduğuna, rızanın olmadığına, reşit olmayanla cinsel ilişki suçu yönünden şikayet süresinin geçmediğine, müstehcenlik suçundan kurulan hükümlerde taktiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE
Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı, Reşit Olmayanla Cinsel İlişki ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurularının esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

IV. KARAR
A. Müstehcenlik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı, Reşit Olmayanla Cinsel İlişki ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Silifke Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2024 tarihinde karar verildi.