WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/13740 E.  ,  2024/3620 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/269 E , 2022/767 K.

Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) Gaye ile sanıklar ... ve ... hakkında bozma öncesi kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde onanmakla kesinleştiği belirlenmiştir.

Suça sürüklenen çocuk ... ve sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar ve SSÇ ... hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, sanık ...'ın delil yetersizliğinden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi ve 62 nci maddeleri ve sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin de tatbiki suretiyle SSÇ ...'nin, 10 yıl ve diğer sanıkların ise 18'er yıl 9'ar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair verilen kararın sanıklar ve SSÇ müdafileri, katılan vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 05.02.2020 tarih ve 2019/1647 Esas, 2020/291 Karar sayılı kararı ile duruşma açarak sanık ...'nın 12 yıl 6 ay ve sanıklar ..., ..., ... ve ... ve SSÇ ...'nin yardım eden sıfatı ile atılı suçu işlediklerine karar vererek SSÇ ...'nin 3 yıl 4 ay hapis ve diğer sanıkların 5'er yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesi 19.01.2022 tarih ve 2021/13682 Esas, 2022/476 Karar sayılı kararı ile, sanıklar Mustafa, ..., ... ve SSÇ ... ile ilgili "yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, ilk derece mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükümlere ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; katılanın aşamalardaki samimi anlatımları, iddiaları destekleyen tanıklar ile sanık ...'un ifadeleri, katılanın yaralanmasına dair doktor raporu ve tüm dosya içeriği nazara alındığında suç tarihinden önce reşit katılanla nişanlı olan sanıklardan Mustafa'nın nişanın bozulması üzerine barışma teklifini reddeden katılanı olay günü kardeşleri olan ... ve ... ile arkadaşı ...'la beraber zorla araca bindirip kaçırmasının ardından gittikleri ıssız yerde diğerlerini araçtan indirdikten sonra katılan ile zorla cinsel ilişkiye girdiği ve mevcut haliyle adları geçen sanıklar ile suça sürüklenen çocuğun direncini kırarak üzerinde müşterek hakimiyet kurdukları katılana karşı 5237 sayılı TCK'nın 37. maddesi kapsamında nitelikli cinsel saldırı suçunu bilirlikte işledikleri ve Mustafa yönünden ayrıca aynı Kanunun 102/3-d. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilerek karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hükümler kurulması" ve sanık ... ile ilgili "Katılanın aşamalardaki ifadeleri, savunma ile bunu destekleyen Gaye'nin anlatımları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında sanık ...'ın, olay gecesi evine uğrayan diğer sanık ...'nın yanında getirdiği katılan ile zorla cinsel ilişkiye girmesi için yer tahsis ettiğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi" gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi 11.05.2022 tarih ve 2022/269 Esas ve 2022/767 karar sayılı ilamı ile direnme kararı verilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesi 12.12.2022 tarihli ve 2022/11756 Esas ve 2022/11285 Karar sayılı kararı ile direnme kararında belirtilen gerekçeler yerinde görülmediğinden Reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 307/4. madde ve fıkrasına istinaden anılan direnme kararıyla ilgili hüküm kurulmak üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenmesi için Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir.

4. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.06.2023 tarihli ve 2023/9-124 Esas, 2023/364 Karar sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesinin direnme gerekçesinde Yargıtay bozma ilamında yer alan hususları da tartışıp yeni ve değişik gerekçeyle hükümler kurması nedeniyle verilen kararın direnme kararı niteliğinde olmadığına ve yeni hükümlerin doğrudan Ceza Genel Kurulunca ele alınması mümkün olmadığından, dosyanın temyiz incelemesi için Daireye gönderilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan ... ...Vekilinin Temyiz İstemi
İlk Derece Mahkemesince nitelikli cinsel saldırı ve hürriyeti tahdit suçuna iştirakten haklarında beraat kararı verilen ... ve ... hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğini, onların da suça doğrudan iştirak etmeleri nedeniyle cezalandırılmaları talebine ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık ... ve ... hakkında nitelikli cinsel saldırı ve hürriyeti tahdit suçuna iştirakten ceza verilmesi gerektiğini, beraat kararı ile ilgili esastan ret kararının yerinde olmadığını, sanık ... hakkında doğrudan suça iştirakten ceza verilmesi gerektiğini, yardım eden sıfatı ile ceza verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 102/3-d maddesinin uygulanması gerektiğini, aynı Kanun'un 43. maddesi arttırımı ve ceza tayininin üst sınırdan yapılması gerektiğini, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109. maddesinden verilen beraat kararının kaldırılarak yardım eden sıfatı ile mahkumiyet kararı verilmiş ise de müşterek fail olarak cezalandırılması gerektiğini sanıklar ... ve SSÇ ...’nin de müşterek fail olarak cezalandırılması gerektiğini, SSÇ Gaye hakkındaki beraat kararı ile ilgili esastan ret kararının yasaya aykırı olduğunu, mahkum edilmesi gerektiğini, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmaması ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulması talebine ilişkindir.

C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
İlk Derece Mahkemesi tarafından 5237 sayılı Kanun'un 109. maddesinden verilen beraat kararının kaldırılarak mahkumiyet kararı verilmesinin yasal olmadığı, zira sanığın diğer sanıklar ile kaçırma konusunda önceden görüşüp görüşmediğinin tespit edilmediği, ...’ın evine gelen katılanın hiçbir şekilde zorla kaçırıldığını sanığa ve eşi Gaye’ye söylemediğini, sanığın katılanın zorla kaçırıldığını akrabalarından gelen telefon ile öğrenmesi üzerine hemen karakola haber verdiğini beyanla beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

D. Sanıklar ...ve ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Katılanın sanık ...'nın eski nişanlısı olduğunu, olay günü rızası ile barışmak için sanık ... ile buluştuğunu, hatta kayıp ihbarı ve tutuklama kararından sonra sanık ile birlikte kolkola karakola giderek ifade verdiğini, sonrasında babası ile telefonda görüşen katılanın babasının baskısı ile zorla kaçırıldığını söylediğini, bu süre zarfında sanık ile dolaşıp vakit geçiren katılanın yardım istemediğini ve rızası bulunduğundan sanıklar ve SSÇ hakkında verilen mahkumiyet kararlarının hatalı olduğunu, katılanın beyanlarının çelişkili olduğunu beyanla hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Sanıklar ... ve ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Katılan ... 'ün aşamalardaki samimi anlatımları, iddiaları destekleyen tanıklar ile sanık ...'un ifadeleri, katılanın yaralanmasına dair doktor raporu ve tüm dosya içeriği nazara alındığında suç tarihinden önce katılanla nişanlı olan sanıklardan Mustafa'nın nişanın bozulması üzerine barışma teklifini reddeden katılanı olay günü kardeşleri olan sanık ... ve SSÇ ... ile arkadaşı olan sanık ...'la beraber zorla araca bindirip kaçırmasının ardından gittikleri ıssız yerde diğerlerini araçtan indirdikten sonra katılanla zorla cinsel ilişkiye girdiği ve mevcut haliyle adları geçen sanıklar ile suça sürüklenen çocuğun direncini kırarak üzerinde müşterek hakimiyet kurdukları katılana karşı 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi kapsamında nitelikli cinsel saldırı suçunu bilirlikte işledikleri ve bozma gerekçesine göre Mustafa ile birlikte diğer sanıklar ..ve ... hakkında da ayrıca aynı Kanun'un 102/3-d. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilerek karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Katılan ... 'ün aşamalardaki ifadeleri, savunma ile bunu destekleyen ...'nin anlatımları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında sanık ...'ın, olay gecesi evine uğrayan diğer sanık ...'nın yanında getirdiği katılan ile zorla cinsel ilişkiye girmesi için yer tahsis ettiğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR
Gerekçede açıklanan nedenlerle sanıklar ve SSÇ müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 11.05.2022 tarih ve 2022/269 Esas, 2022/767 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.04.2024 tarihinde karar verildi.