9. Ceza Dairesi 2023/13613 E. , 2024/1351 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/216 E., 2023/369 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesinden sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 19.12.2021 tarihli ve 2021/37435 Esas sayılı iddianamesiyle, sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Bursa 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.11.2022 tarihli ve 2021/461 Esas, 2022/512 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, sanığın, oğlunun üvey çocuğu olan mağdureye yönelik değişik tarihlerde birden fazla mağdurenin poposu ile ön cinsel bölgesine dokunma ve mağdureyi kucağına oturtma şeklinde gerçekleştiği kabul edilen eylemler nedeniyle, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 20.02.2023 tarihli ve 2023/216 Esas, 2023/369 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Eylemin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğu halde vasıflandırmada hataya düşüldüğüne ve vekalet ücreti verilmesi gerektiğine yöneliktir.
B. Kayyımın Temyiz İstemi
Eylemin çocuğun nitelikli cinsel istismar suçunu oluşturmasına rağmen vasıflandırmada hataya düşüldüğüne yöneliktir.
C. Sanığın Temyiz İstemi
Şikayetçi ile tanığın kendisine iftira attıklarına, suçlamaları kabul etmediğine, beraatine ve tahliyesine karar verilmesine yöneliktir.
D. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri
Mağdurenin beyanları dışında başkaca bir delil bulunmadığı, alınan sürüntü örneklerinden sanığa ait DNA'nın bulunmadığı, mağdurenin ifadelerinin tutarlı olmadığı, eylemlerin sayısına ilişkin çelişkili ifadeler verdiği ve bu sebeple birden fazla istismar ettiğine ilişkin delil bulunmadığı, takdiri indirim nedenlerinin yetersiz gerekçeyle uygulanmadığı, mağdurenin annesinin dilekçelerinin dikkate alınması gerektiği ile dilekçelerinde belirttikleri diğer sebeplere yöneliktir.
III. GEREKÇE
1. İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurularının esastan reddine dair kurulan hükme
yönelik sanık ve müdafileri, kayyım ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılma hakkı bulunduğu, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğundan, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 20.02.2023 tarihli ve 2023/216 Esas, 2023/369 Karar sayılı kararında sanık ve müdafileri, kayyım ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2024 tarihinde karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!