WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/13594 E.  ,  2024/5967 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/281 E., 2015/380 K.

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - GEREKÇE
1.Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07.03.2017 tarihli ve 2015/8-268 Esas ve 2017/124 Karar sayılı, 17.01.2017 tarihli ve 2015/15-536 Esas ve 2017/14 Karar sayılı, 01.03.2016 tarihli ve 2015/3-599 Esas ve 2016/99 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları açıklandığı üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda dava zamanaşımı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihte durmaya başlayıp, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde yeni suç işlendiği veya denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine aykırı davranıldığı tarihte yeniden işlemeye başlayacaktır.
2.Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık hakkında 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1. maddesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçundan iddianame tanzim edildiği, suça sürüklenen çocuğun 05.07.2012 tarihinde savunması alınıp hakkında atılı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, bu kararın 22.11.2012 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 13.02.2015 tarihinde kasıtlı bir suç işlemesinden dolayı ihbar üzerine yapılan yargılamada; açıklanması geri bırakılan hükme konu suçun lehe olup failin çocuk olması halinde soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103/1-c.2 maddesinde düzenlenen sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu ve duruşmada ifadesinin alındığı sırada on dokuz yaşında olan mağdurenin de şikâyetçi olmadığı gerekçesiyle suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
3.Olay tarihinde on iki - on beş yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-d ve 66/2. maddeleri gereği 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresi öngörüldüğü, bu sürenin de hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 22.11.2012 tarihi ile denetim süresi içerisinde 13.02.2015 tarihinde işlenen kasıtlı suç arasında 2 yıl 2 ay 21 gün durduğu tespit edilmiştir.
4.5237 sayılı Kanun’un 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 05.07.2012 tarihli sorgu olduğu gözetilerek duran süre eklenerek bulunan 9 yıl 8 ay 21 günlük olağan zamanaşımı süresinin, sorgu tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

II. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Şarkışla Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2015 tarihli ve 2015/281 Esas, 2015/380 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1.maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2024 tarihinde karar verildi.