WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/13583 E.  ,  2024/2346 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1448 E , 2023/1564 K.
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı (katılan ...'ye karşı), yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı (nitelikli cinsel saldırı suçu yönünden), istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi (yağma suçu yönünden)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama, düzelterek onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında katılan ...'ye karşı yağma ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarını suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "149/1, a, d, h, 35/1, 116/4, 53, 63" maddeleri uyarınca ve katılan ...'ye karşı yağma ve nitelikli cinsel saldırı suçlarını işlediği iddiası ile aynı Kanun'un "149/1, a, b, d, h, 102/1, 3 d, 53, 58, 63" maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.06.2023 tarihli ve 2022/52 Esas, 2023/119 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile katılan ...'ye karşı yağma suçuna teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (d), (h) bentleri, 35 inci ve 58 inci maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve katılan ...'ye karşı 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (d), (h) bentleri, 35 inci ve 58 inci maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve aynı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesi uyarınca 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına dair verilen kararın sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile nitelikli cinsel istismar suçu yönünden istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, yağma suçları yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına onama ve düzelterek onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Kadriye’nin ilk beyanında cinsel saldırıdan bahsetmemesine rağmen, sonrasında sanığın yüzünün kapalı olmasına rağmen net ve kesin olarak teşhis etmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, alınan Adli Tıp Kurumu raporunda da dosyadaki görüntülerin sanık olup olmadığının değerlendirilmesi için yetersiz olduğunun bildirildiğini, sanığın cezalandırılması için dosyada kesin delil bulunmamasına rağmen teşdiden ceza verilmesinin yasal olmadığına ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığa üst hadden ceza verilmesi ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Katılan ...'ye Yönelik Nitelikli Cinsel Saldırı ve Katılanlara Yönelik Yağma Suçlarından Verilen Kararlar Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurularının esastan reddine dair kurulan hükme yönelik sanık ve müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Vekalet Ücreti Yönünden
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Ailenin Korunması ve Çocuk Hakları" başlıklı 41 inci maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu açıkça belirtilmiştir. Aile ve çocukların korunması hakkı Anayasa ile güvence altına alınmış bir haktır. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un amaç ve temel ilkelerinin belirlenmesine ilişkin birinci maddesinden anlaşılacağı üzere bu kanun Anayasa ve uluslararası sözleşmelere uygun olarak çıkarılmış bir kanundur. Kanun'un 20 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği belirtilmiştir. Tüm bu kanuni düzenlemeler dikkate alındığında Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 20.09.2023 tarihli ve 2023/1448 Esas, 2023/1564 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2024 tarihinde karar verildi.