9. Ceza Dairesi 2023/13569 E. , 2024/1832 K.
"İçtihat Metni"TUTUKLU
TAHLİYE (Sanık ...)
BOZMA ÜZERİNE
DURUŞMA TALEPLİ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/455 E., 2023/1528 K.
KATILANLAR : ..., ..., ...
KATILAN MAĞDURE : ...
SUÇA SÜRÜKLENEN
ÇOCUKLAR : ..., ..., ..., ..., ...
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Katılanlar vekilleri, katılan Bakanlık vekili, sanık ..., sanıklar ...,...,... ile suça sürüklenen çocuklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama
Sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme ilişkin katılan mağdure vekili ile katılanlar vekilinin temyiz istemleri yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan mağdure vekili ile katılanlar vekilinin temyiz dilekçelerinde herhangi bir temyiz sebebi göstermedikleri anlaşıldığından anılan hükme ilişkin temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümlerin; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar ...,...,... ile suça sürüklenen çocuk ... müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinin 05.04.2021 tarihli ve 2020/197 Esas, 2021/116 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanıklar ...,...,... hakkında; çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b) Sanık ... hakkında; çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c) Sanık ... hakkında; çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 26 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
d) Sanık ... hakkında; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda atılı suçtan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
e) Suça sürüklenen çocuklar ...,...,... hakkında; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına,
karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 09.11.2021 tarihli ve 2021/1189 Esas, 2021/1643 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu, suça sürüklenen çocuklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve sanıklar ...,...,... hakkında ise çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekilleri, katılan Bakanlık vekili, sanıklar ...,...,... ile suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanık ... yönünden esastan reddine; sanıklar ...,...,... ve suça sürüklenen çocuklar yönünden ise düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 09.11.2021 tarihli ve 2021/1189 Esas, 2021/1643 Karar sayılı kararının katılanlar vekilleri, katılan Bakanlık vekili, sanıklar ...,...,... ile suça sürüklenen çocuklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 26.12.2022 tarihli ve 2022/3036 Esas, 2022/11966 Karar sayılı kararı ile "İlk derece mahkemesince çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerle ilgili istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince eylemlerin cebir ve tehditle işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle sanık ... ile suça sürüklenen çocuk ... haklarında 5237 sayılı TCK'nın 103/4. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı, sanıklar ...,...,... haklarında 109/2. madde yerine 109/1. maddesinin uygulanması gerektiği ve eylemlere iştiraklarının yoğun olmadığı gerekçesiyle suça sürüklenen çocuklar ile sanıklar ...,...,... haklarında aynı kanunun 43/1. maddesinde yer alan uygulama oranlarının değiştirilmesi gerektiği hususlarındaki değerlendirmenin suçun işleniş şekli ile delil takdirine ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususlardaki değerlendirmelerin aynı Kanunun 280/1-g. maddesi uyarınca duruşmalı yapılarak karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, duruşma açılması halinde toplanacak delillerin diğer sanıklar ve suça sürüklenen çocukların hukuki durumunu etkileme ihtimali bulunduğu gözetilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan ve düzeltilerek esastan reddedilmesi" gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 05.07.2023 tarihli ve 2023/455 Esas, 2023/1528 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanıklar ...,...'ın; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 21 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b) Sanık ...'in; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43, 62, 61 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 21 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c) Sanık ...'in; çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 yıl cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 21 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
d) Sanık ... hakkında; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
e) Sanık ... (...) hakkında; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesindeki 2023/292 Esas sayılı dava, 12.04.2023 tarihli ve 2023/835 Karar sayılı kararına istinaden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 2023/455 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiş ve sanık ...'in çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 21 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
f) Suça sürüklenen çocuklar ...,...,...'ın; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına,
karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kısmî ret, kısmî onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ...'in Temyiz Sebebi
Mağdurenin yaşı hususunda esaslı hataya düştüğü, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebebi
Sanığın mağdurenin yaşı hususunda esaslı hataya düştüğü, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
C. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz Sebebi
Suçun sübut bulmadığı, mağdurenin fiziki özellikleri itibariyle on beş yaşından büyük göründüğü, suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
D. Sanık ... Müdafii Av. ...'in Temyiz Sebebi
Sanığın mağdurenin yaşı hususunda esaslı hataya düştüğü, sanık ... mağdurenin rızalarıyla cinsel ilişkiye girdiklerine ilişkindir.
E. Sanık ... Müdafilerinin Temyiz Sebebi
Sanığın mağdurenin yaşı hususunda esaslı hataya düştüğü, kabul etmemekle birlikte eylemin sarkıntılık düzeyinde kaldığı, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir.
F. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz Sebebi
Suçun sübut bulmadığı, kabul etmemekle birlikte eylemin organ sokma boyutunda olduğuna dair dosyada delil bulunmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasının hatalı olduğu, müvekkilin beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
G. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz Sebebi
Suçun sübut bulmadığı, müvekkilin suç işleme kastının bulunmadığına ilişkindir.
H. Sanık ... Müdafii Av. ...'in Temyiz Sebebi
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun sübut bulmadığı, kabul etmemekle birlikte sanığın mağdurenin yaşı hususunda esaslı hataya düştüğü, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
I. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafileri Av. ... ve Av. ...'nun Temyiz Sebebi
Suçun sübut bulmadığı, kabul etmemekle birlikte müvekkilin mağdurenin yaşı hususunda esaslı hataya düştüğü, mağdurenin de beyanlarında müvekkilin atılı suçu işlemediğini beyan ettiği, müvekkil hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
İ. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafii Av. ...'ın Temyiz Sebebi
Mağdure ile müvekkil arasında husumet olduğu, atılı suçun işlenmediği, mağdurenin de beyanlarında müvekkilin atılı suçu işlemediğini beyan ettiği, kabul etmemekle birlikte müvekkilin mağdurenin yaşı hususunda esaslı hataya düştüğü, fiilin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturabileceği, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği suça sürüklenen çocuğun beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
J. Sanık ... ile ... Müdafilerinin Temyiz Sebebi
Suçun sübut bulmadığı, mağdurenin de beyanlarında müvekkillerin atılı suçları işlemediğini beyan ettiği, kabul etmemekle birlikte müvekkillerin mağdurenin yaşı hususunda esaslı hataya düştüğü, müvekkillerin atılı suçlardan beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
K. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebebi
Suçun sübut bulmadığı, mağdurenin aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunduğu, kabul etmemekle birlikte 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir.
L. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebebi
Suçun sübut bulmadığı, mağdurenin de beyanlarında müvekkilin atılı suçları işlemediğini beyan ettiği, kabul etmemekle birlikte 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasının hatalı olduğu, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığı, müvekkilin mağdurenin yaşı hususunda esaslı hataya düştüğü, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
M. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafii Av. ...'nın Temyiz Sebebi
Suçun sübut bulmadığı, mağdurenin de beyanlarında müvekkilin atılı suçu işlemediğini beyan ettiği, kabul etmemekle birlikte 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasının hatalı olduğu, müvekkilin mağdurenin yaşı hususunda esaslı hataya düştüğüne ilişkindir.
N. Sanık ... Müdafii Av. ...'nin Temyiz Sebebi
Cinsel eylemle sınırlı olduğu için kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığı, müvekkilin mağdurenin yaşı hususunda esaslı hataya düştüğü, fiilin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturabileceği, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir.
O. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz Sebebi
Mağdurenin soyut beyanları dışında delil bulunmadığı, atılı suçun sübut bulmadığına ilişkindir.
Ö. Sanık ... Müdafii Av. ...'in Temyiz Sebebi
Atılı suçların sübut bulmadığı, mağdurenin aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunduğu, mağdurenin soyut beyanlarına dayanarak mahkumiyet hükümleri kurulduğu, sanığın atılı suçlardan beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
P. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Sebebi
Sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında alt sınırdan hükümler kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
R. Katılanlar ...,... Vekilinin Temyiz Sebebi
Sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında alt sınırdan hükümler kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
S. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Sebebi
Sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında alt sınırdan hükümler kurulması ile takdiri indirim hükümleri uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Katılan Mağdure Vekili ile Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde
5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan mağdure vekili ile katılanlar vekilinin temyiz dilekçelerinde anılan hükme ilişkin herhangi bir temyiz sebebi göstermedikleri anlaşıldığından, vaki temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanıklar ...,...,... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ile Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıklar ...,...,... hakkında kurulan hükümlerde, olayın intikal şekli ve zamanı, sanıkların inkara dayalı savunmaları ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair mağdurenin aşamalarda değişen çelişkili beyanları dışında cezalandırılmalarına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Bozma sebebine uygun olarak onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
C. Sanıklar ...,...,... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ile Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından, Suça Sürüklenen Çocuklar Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde
Sanıklar ...,...,... ile suça sürüklenen çocuklar ve müdafilerinin aşamalarda mağdurenin görünüş itibarıyla on beş - on sekiz yaş aralığında olduğuna dair savunmaları, sanıklar ve suça sürüklenen çocukların mağdureyle yeni tanışmış olmaları, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin 04.09.2020 tarihli Adli Sağlık Kurulu raporuna göre mağdurenin kemik yaşının 12.02.2020 günü itibariyle on yedi yaş sonu ile uyumlu olduğunun belirtilmesi, kovuşturma evresindeki beyanının alındığı 19.02.2021 tarihli celsede "Mağdurun 1.60-1.65 boylarında olduğu, kilosunun 80-90 kg arasında gözüktüğü" şeklinde mahkeme gözlemi, sanık ...'in whatsapp uygulaması üzerinden sanık ...'e mağdurenin on altı yaşında olduğunu söylemesi, toplumda sübyan kelimesinin on beş - on sekiz yaş aralığında bulunan çocuklar için de kullanılması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, olayda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunduğu nazara alınıp, mevcut haliyle eylemlerin değişen vasfa göre 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenip, reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun da kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilerek hükümler kurulması gerekirken hata halinin bulunmadığı şeklindeki dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle mahkumiyet kararları verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Belirtilen gerekçeyle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Katılan Mağdure Vekili ile Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekili ile katılanlar vekilinin temyiz dilekçelerinde herhangi bir temyiz sebebi göstermedikleri anlaşıldığından, vaki temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, REDDİNE,
B. Sanıklar ...,...,... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ile Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından, Suça Sürüklenen Çocuklar Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde
Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle katılanlar vekilleri, katılan Bakanlık vekili, sanık ..., sanıklar ...,...,... ile suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmekle; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 05.07.2023 tarihli ve 2023/455 Esas, 2023/1528 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre sanık ...'in TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.03.2024 tarihinde karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!