WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/13560 E.  ,  2024/4388 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/171 E., 2021/76 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdure ile velisi sıfatıyla anne ve babasının sanıktan şikâyetçi olmadıklarını ve davaya katılmak istemediklerini bildirmeleri karşısında, mağdureye yaşı nedeniyle tayin edilen vekilin kamu davasına katılma ve kurulan hükümleri temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; Sanık müdafiinin sunmuş olduğu temyiz dilekçesinde gerekçeli olacak şekilde temyiz nedenlerine yer verilmediği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2018 tarihli ve 2018/75 Esas, 2018/300 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 /1 ve 62. madde uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezasına, Adana Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ile de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesinin kararının temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 02.06.2020 tarihli ve 2019/7431 Esas, 2020/2357 Karar sayılı ilamı ile sanığın mağdurenin arkasında durması şeklindeki fiziksel temas içeren eylemlerin kısa süreli, ani ve kesintili olması göz önüne alındığında sarkıntılık boyutunda kaldığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3. Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2021 tarihli ve 2020/171 Esas, 2021/76 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 /1-2. cümle ve 62. madde uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına karar verilmiştir.

4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kısmen ret, kısmen onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Vekalet ücreti talebine ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıflarıyla yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

IV. KARAR
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Mağdure vekilinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle, REDDİNE,

B.Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Sanık müdafiinin vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, REDDİNE,

C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.05. 2024 tarihinde karar verildi.