WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/13512 E.  ,  2024/2787 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/468 E., 2016/534 K.
SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY OLGULAR
1. Sanık hakkında zincirleme şekilde reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarından açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesinin14.06.2016 tarihli 2016/468 Esas, 2016/534 Karar sayılı kararı ile birden fazla kez katılan
mağdureyle rızayla cinsel ilişkiye girdikleri kabul edilerek zincirleme şekilde reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanığın katılan mağdureyi kanun temsilcisinin rızası dışında yanında tuttuğu kabul edilerek zincirleme şekilde çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan aynı Kanunun 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının onama görüşlü tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz Sebepleri
Hata hükümlerinin uygulanması ve hükümlerin bozulması talebine ve sair hususlara ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan alt sınırdan hüküm kurulmasının hatalı olduğuna, sanığın hata iddiasına itibar edilmemesi gerektiğine, hükmün bozularak alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi talebine ve sair hususlara ilişkindir.

I1I. GEREKÇE
A. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın aşamalarda mağdurenin reşit olduğunu bildiği yönündeki savunması, mağdur beyanları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında; 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullaarının bulunup bulunmadığı bu kapsamda tartışıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken yetersiz ve eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuş, açıklanan nedenlerle tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, deliller ve ulaşılan vicdanî kanaat arasında bağ kurulması ve bu şekilde kararın şahsileştirilmesi gerektiği, 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasındaki. eylemin ancak sürekli olarak evden veya bulunduğu yerden ayrılmakla oluşabileceği nazara alındığında; katılan mağdurun kanuni temsilcisinin rızası olmadan evden ayrılarak sanığın ne şekilde ve ne kadar süreyle yanında tuttuğunun gerekçede belirtilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.06.2016 tarihli 2016/468 Esas, 2016/534 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve katılan mağdure vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2024 tarihinde karar verildi.