WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/13367 E.  ,  2024/539 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1748 E., 2023/1621 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Kovuşturma evresinde on beş yaşından büyük olan katılan mağdure ve katılanların sanık ...'den şikayetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden davaya katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunmadığı tespit edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiş olup, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği ve sanık ...'in, sanık ...'in eylemlerine yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.01.2023 tarihli ve 2021/353 Esas, 2023/6 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık ... hakkında katılan ...'ya karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesi, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; katılan ...'ye karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; katılan mağdure ...'a karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık ...'in üzerine atılı suçları işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Anılan karara karşı katılan mağdure ve katılanlar vekili, katılan Bakanlık vekili, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafiinin istinaf yoluna başvurması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 26.04.2023 tarihli ve 2023/683 Esas, 2023/770 Karar sayılı kararı ile katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, suç tarihi itibariyle yaşları gözetilerek katılan mağdure ...'e yönelik eylemler bakımından 6763 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesi, katılan mağdure ... ile katılan ...'ye yönelik eylemler bakımından 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve sanık ... yönünden 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin uygulanıp uygulanamayacağının denetime elverecek şekilde karar yerinde tartışılıp gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması ve sanık ...'in katılan mağdure ...'yi cinsel eylemle sınırlı olarak yanında tutması karşısında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurlarıyla oluşmayacağı gözetilmeksizin mahkumiyet hükmü kurulması gerekçeleriyle 5271 sayılı Kanun'un 280 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile 289 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca hükümlerin bozulması ile dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

3. Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.06.2023 tarihli ve 2023/143 Esas, 2023/206 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında katılan ...'ya karşı farklı tarihlerde vajinal yoldan cinsel ilişkide bulunma eylemlerine uyan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesi, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; katılan ...'ye karşı parmağını makatına sokmak ve cinsel organını sürtme eylemlerine uyan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine; katılan mağdure ...'a karşı göğüslerini öpüp emme, cinsel organını sürtme ve ön cinsel bölgesine dokunma şeklindeki eylemlerine uyan çocuğun cinsel istismar suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık ...'in üzerine atılı suçları işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine dair verilen kararın o yer Cumhuriyet savcısı, katılan mağdure ve katılanlar vekili, katılan Bakanlık vekili ve Kırklareli Barosu Çocuk Hakları Komisyonu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 13.09.2023 tarihli ve 2023/1748 Esas, 2023/1621 Karar sayılı kararı ile katılma talebi reddedilen Kırklareli Barosu Çocuk Hakları Komisyonunun istinaf yoluna başvurma hakkının bulunmadığından istinaf başvurusunun reddi ile diğer istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure ve Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemleri
Katılan ... anlatımı ve sanık ... ikrarı ile sabit olduğu üzere sanığın, katılan ...’yi zorla odaya kilitlemek suretiyle cebir suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğinin sabit olduğuna, sanık ...’in, sanık ...'in eylemlerini bilmesine karşın herhangi bir engelleme çabasına girişmeyerek anılan suçlara yardım etmeye yönelik eylemlerde bulunduğuna, sanık ...’in katılan ...'yı sanık ... ile Muş'a gönderip hamile kaldıktan sonra doktora götürerek kontrollerini yaptırması, doğum yaptıktan sonra çocuğu kendi nüfusuna kaydettirmesi ve ikamete gelen kolluk kuvvetlerini göndermesi hususlarının bu durumu doğruladığına, sanık ...'in diğer sanık ...'in suç işlemesini kolaylaştırmak amacıyla yardım etmesine karşın verilen beraat kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, yargılama konusu eylemlerin uzun yıllar devam etmesi gözetilerek sanık ...’in eylemlerinin ayrı ayrı suçları oluşturmasından ötürü zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasının gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri
Katılanlar ve katılan mağdurenin uzun yıllar sanık ...’in cinsel istismara maruz kalmasına karşın bu durumu bilen sanık ...’in anılan eylemlere sessiz kalıp, aksine 2019 yılında katılan ...'yı sanık ... ile Muş'a göndermek ve doğan çocuğu kendi nüfusuna kaydettirerek adı geçenin eylemlerine yardım ettiğinden mahkumiyet hükmü verilmesi gerektiğine, eylemlerin süresinin uzunluğu dikkate alınarak sanık ...’in eylemlerinin ayrı ayrı suç oluşturmasından ötürü zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasının gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Mağdure ve Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
1. Kovuşturma evresinde on beş yaşından büyük olan katılan mağdurenin 28.12.2021 tarihli duruşmada ve katılanların 21.12.2021 tarihli duruşmada sanık ...'den şikayetçi olmadıklarını beyan ettikleri, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatlarının bulunmadığı anlaşılmakla, yaş küçüklüğü nedeniyle görevlendirilen vekilin aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık ... hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

2. Ret gerekçesine göre Tebliğname'de onama isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır.

B. Sanık ... Hakkında Katılan Mağdure ... ve Katılan ...'ya Yönelik Eylemlerinden Kurulan Hükümler ile Katılan ...'ye Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemleri ile ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlerin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptanarak eylemlerine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin ve temel ceza tayinine dair gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sanık ... Hakkında Katılan ...'ye Yönelik Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Karşı Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde
1. Katılan ...'nin soruşturma aşamasındaki 12.04.2021 tarihli ifade tutanağında yer alan dört yaşında iken sanık ...'in parmağını makatına soktuğuna dair beyanı ile aynı yöndeki iddianame anlatımı üzerine yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe kısmında sanık ...'in, katılan ...'nin on beş yaşından küçük olduğu, 2016 yılı ile on sekiz yaşını ikmal ettiği, 2021 yılı içinde makatına parmağını sokma eyleminde bulunduğu kabul olunmasına karşın, olaya kısmen şahitlik eden katılan mağdure ..., katılan ..., sanık ... ile sanık ...'in aşamalarda alınan beyanlarında parmak sokma eyleminin birden çok kez işlendiğine dair bir iddia ve kabulün bulunmaması, sanıklar ... ile ...'in parmak sokma eyleminin katılan ...'nin on sekiz yaşını ikmal ettiği 2021 yılının başlarında Kırklareli'nde yaşandığına dair anlatımları ile katılan ...'nin kovuşturma aşamasında 21.12.2021 tarihli duruşmadaki ifadesi ile bozma sonrası 29.05.2023 tarihli duruşmadaki ifadesinde parmak sokma eyleminin ablası ...'nin çocuğu doğduktan sonra Kırklareli'nde yaşandığını beyan etmesi ve soruşturma aşamasındaki ifadesine ait CD incelenmesinde anılan eylem sırasında ablası ...'nin bebek odasında bulunduğunu beyan ettiğinin görülmesi karşısında suç vasfına etkisi bakımından eylemin sayısı, işlendiği yer ve zaman hususlarında oluşan çelişkinin giderilmesi maksadıyla anılan şahısların ayrıntılı beyanları alındıktan sonra toplanacak delillere göre, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında, söz konusu karara yönelik istinaf başvurularının kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırılık bulunmuştur.

2. Kabul ve uygulamaya göre;
5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" düzenlemesi nazara alınarak yapılan değerlendirmede sanık ... hakkında tanzim edilen 01.11.2021 tarihli iddianame ile 2016 yılında sanığın parmağını katılan ...'nin makatına sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismarda bulunduğundan bahisle dava açılmış ise de iddianame anlatımı ve sevk maddelerine göre 2021 yılında da benzer mahiyette bir eylemde bulunduğuna dair bir anlatım ve usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı halde, İlk Derece Mahkemesince bu husus nazara alınmadan hüküm kurulması karşısında, söz konusu karara yönelik istinaf başvurularının kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırılık bulunmuştur.

3. Bozma gerekçesine göre Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

IV. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Mağdure ve Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan mağdure ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Bakanlık Vekili ile Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Mağdure ve Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 13.09.2023 tarihli ve 2023/1748 Esas, 2023/1621 Karar sayılı kararında katılan mağdure ve katılanlar vekili ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

C. Sanık ... Hakkında Katılan ...'ye Yönelik Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Karşı Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle; katılan mağdure ve katılanlar vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 13.09.2023 tarihli ve 2023/1748 Esas, 2023/1621 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.01.2024 tarihinde karar verildi.

...