9. Ceza Dairesi 2023/13344 E. , 2024/4596 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/199 E., 2023/260 K.
Suç tarihinde 08.09.1997 doğumlu olup on beş yaşından küçük olan mağdurenin velayet hakkına sahip anne ve babası olan Atiye ve Halil'in bozmadan sonraki duruşma ifadelerinde mevcut şikayetlerinden vazgeçtiklerini beyan etmeleri karşısında, mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı
Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Erzincan Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2014 tarihli ve 2012/2 Esas, 2014/60 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanıkların sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair kararının temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 22.02.2023 tarihli ve 2021/26956 Esas, 2023/848 karar sayılı kararı ile, mağdure ile annesinin aşamalardaki beyanları, savunmalar, tanık Fidan ile Songül'ün beyanları, mağdurenin kilotlu çorabı ile kilotunda sanık ...'in menisinin bulunduğuna dair uzmanlık raporu, 09.10.2013 tarihli adli tıp raporunda mağdurenin olaya bağlı olarak ruh sağlığının bozulduğunu belirtilmesi ve tüm dosya içeriği nazara alındığında sanıkların mağdureyi yere yatırarak üzerindeki külotlu çorabı çıkarmak suretiyle cinsel organını, boyun, göğüs ve bacak kısımlarını ellemeleri ve öpmeleri şeklinde sübuta eren eylemlerinin sarkıntılık düzeyini aştığı gözetilerek hükümler kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulmasının hukuka aykırı olduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, kararı ile sanıklar hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın yaş raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğine, mağdurenin olaydan önce ruh sağlığının bozuk olduğuna, sanığın kan örnekleri üzerinde Adli Tıp Kurumu tarafından inceleme yapılması gerektiğine, sanığın atılı suçu işlediğine dair delil olmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurenin kıyafetleri üzerinde sanığın DNA'sının tespit edilmediğine, sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, mağdurenin ruh sağlığının yerinde olmadığına, mahkumiyet hükmünün usul ve kanuna aykırı olup bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Suç tarihinde 08.09.1997 doğumlu olup on beş yaşından küçük olan mağdurenin velayet hakkına sahip anne ve babası olan Atiye ve Halil'in bozmadan sonraki duruşma ifadelerinde mevcut şikayetlerinden vazgeçtiklerini beyan etmeleri karşısında, mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstekleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!