9. Ceza Dairesi 2023/13320 E. , 2024/2719 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/85 E., 2022/380 K.
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2022 tarihli ve 2022/85 Esas, 2022/380 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 09.12.2021 tarihli ve 2021/15442 Esas, 2021/9885 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle;
İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
Temyiz İncelemesinin Kapsamına Göre
1. Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2016 tarihli ve 2014/150 Esas, 2016/317 Karar sayılı kararıyla mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (d) bentleri uyarınca 10 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.12.2021 tarihli ve 2021/15442 Esas, 2021/9885 Karar sayılı kararı ile hükmün "...Sanığın aşamalardaki beyanları, İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 04.04.2016 tarihli raporunda mağdurede hafif ile orta derece sınırında zeka geriliği saptanıp, kendisinde mevcut zeka geriliğinin hekim olmayanlarca anlaşılamayabileceği, ancak kendisini tanıyanlar tarafından tekrarlayan görüşmelerle anlaşılabileceği ve ifadelerine ana hatlarıyla itibar edilebileceğinin belirtilmesi, mağdure ile tekrarlayan şekilde yüz yüze görüşmesi bulunmayan sanığın aşamalarda akıl hastası olduğunu bilmediği mağdureyle rızaen cinsel birliktelik yaşadığını bildirmesi, mağdure beyanı ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, ilk derece mahkemesince olay günü ilk kez yüz yüze geldiği mağdureyle cinsel ilişkiye giren sanığın mevcut akıl hastalığını bilerek eylemini zorla gerçekleştirdiğine yönelik ortaya konulan sübut gerekçesinin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi,..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2022 tarihli ve 2022/85 Esas, 2022/380 Karar sayılı kararı ile önceki hükümde direnilmesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (d) bentleri uyarınca 10 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Sanık hakkında bozma ilamına uyularak beraat kararı verilmesi gerekirken önceki hükümde direnilerek mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Kararın usule, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Mahkemece bozma sonrası önceki hükümde direnildiği belirtilmesine karşın, ilk kararda yer almayan yeni gerekçeler belirtilerek hüküm kurulması karşısında anılan kararın direnme niteliği taşımayıp, yeni hüküm olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanığın aşamalardaki beyanları, İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 04.04.2016 tarihli raporunda mağdurede hafif ile orta derece sınırında zeka geriliği saptanıp, kendisinde mevcut zeka geriliğinin hekim olmayanlarca anlaşılamayabileceği, ancak kendisini tanıyanlar tarafından tekrarlayan görüşmelerle anlaşılabileceği ve ifadelerine ana hatlarıyla itibar edilebileceğinin belirtilmesi, mağdure ile tekrarlayan şekilde yüz yüze görüşmesi bulunmayan sanığın aşamalarda akıl hastası olduğunu bilmediği mağdureyle rızaen cinsel birliktelik yaşadığını bildirmesi, mağdure beyanı ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, olay günü ilk kez yüz yüze geldiği mağdureyle cinsel ilişkiye giren sanığın mevcut akıl hastalığını bilerek eylemini zorla gerçekleştirdiğine yönelik ortaya konulan sübut gerekçesinin dosya içeriğiyle çeliştiği anlaşılmakla, sanığın atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Bozma sebebine göre Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2022 tarihli ve 2022/85 Esas, 2022/380 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, üye ...’ın karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.03.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Olay tarihinde müşteki ile iki yıldır telefonda görüşen sanık ...’nin buluşmaya karar vermeleri üzerine kuzeni olan temyiz dışı sanık ... ile birlikte müştekiyi evinden aldıkları, arabanın içinde yarım saat kadar muhabbet ettikleri sırada sanık ...’in 06.04.2012 tarihli müdafi huzurunda alınan beyanıyla da sabit olduğu üzere müştekinin zihinsel ve bedensel özürlü olduğunu anlaması üzerine geri götürmek istediği ancak müştekinin arabadan inmek istemediği, bu sırada arabada bulunan diğer sanık ...’nin sanık ...’e “biraz gezelim vakit geçirelim, daha sonra evlerinin arka bölümünde onu bırakırız, biz de olay yerinden gideriz” dediği, sanık ...’in de bunu kabul etmesi üzerine arabayla ormanlık alana giderek mağdurenin istememesine rağmen zorla cinsel saldırı eylemlerini gerçekleştirdikleri tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Her ne kadar sanık ... aşamalarda müştekinin zihinsel özürlü olduğunu bilmediğini savunmuş ise de sanık ...’in kovuşturma aşamasında içeriğini doğruladığı müdafi huzurunda alınan kolluk beyanında belirttiği üzere müştekinin özür durumu anlamış olmasına ve müştekiyi geri götürmek istemesine karşın aynı araç içinde bulunan sanık ...’nin gezme teklifinde bulunması ve iki yıldır müşteki ile telefonda görüşmesi nazara alındığında, zihinsel özürlü olduğunu anlamaması mümkün olmamakla birlikte, bozma sonrası alınan savunmasında mağdurenin bağırıp çağırması ve kendilerine anlattıklarından dolayı sanık ... gibi normal olmadığını kendisinin de anladığını beyan etmesi ve Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 04.04.2016 tarih ve 1057 karar sayılı raporunda da mağduredeki zeka geriliğinin hekim olmayanlarca anlaşılamayabileceği belirtilmekle anlaşılamaz şeklinde kesin bir ifade de kullanılmamıştır. Tüm bu hususlarla birlikte müştekinin kolluk beyanında sanık Ferdinin kendisine hayvan gibi davrandığını ve zorla cinsel saldırıda bulunduğunu beyan etmesi ve olayın akabinde alınan adli raporda da müştekinin vücudunda çeşitli sıyrıkların tespit edilmesi de eylemin zorla gerçekleştiğini göstermekle mahkumiyet hükmünün bozulması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!