WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/1331 E.  ,  2024/3645 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/205 E., 2022/206 K.

Mağdur vekilinin temyiz istemi yönünden; mağdurun sanıktan şikayetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.

Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ, OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 35/1, maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Artvin Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2018 tarihli ve 2016/80 Esas, 2018/346 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/1-a, 103/3, 43/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 09.10.2019 tarihli ve 2019/537 Esas, 2019/799 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 303/1-a ve 280/1-a maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafileri ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 12.05.2022 tarihli ve 2021/24012 Esas, 2022/4434 Karar sayılı kararı ile olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurun aşamalardaki çelişkili beyanları, inceleme dışı Hüseyin'in mağdur beyanları ile çelişen anlatımları, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

3. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Artvin Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2022/205 Esas, 2022/206 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdurun sanığın atılı suçu işlediğini ayrıntılı ve olayların oluş şekline uygun, olay örgüsünde herhangi bir kopukluk olmadan ayrıntılı ve hayatın olağan akışına uygun olarak gerçekleştiğini beyan ettiğine, mağdurun sanığa iftira atmasını gerektirir bir neden bulunmadığına, mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR
A. Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Kayden 21.12.1999 doğumlu olup, bozmadan sonra Mahkemece beyanının alındığı 23.09.2022 tarihinde reşit olan mağdurun sanıktan şikayetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, mağdur vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Artvin Ağır Ceza Mahkemesi kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Artvin Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.04.2024 tarihinde karar verildi.