WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/13286 E.  ,  2024/2873 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/819 E., 2023/1084 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
KARAR : Direnme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 29.05.2023 tarihli ve 2023/819 Esas, 2023/1084 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2022/10914 Esas, 2022/11389 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle;

Sanık ... hakkında tehdit suçundan bozmadan önce kurulan hükmün temyiz edilmeksizin kesinleşmesi nedeniyle yeniden kurulan hükmün yok hükmünde olduğu değerlendirilmiş, inceleme tehdit suçu dışında kalan diğer suçlar yönünden yapılmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2020 tarihli ve 2016/57 Esas, 2020/395 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanıklar ... ve ... haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatlerine,
b) Sanık ...'in çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 29.11.2021 tarihli ve 2021/1478 Esas, 2021/2429 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, Sanıklar ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan tüm hükümlere ve sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile;
a) Sanıklar ... ve ... hakkında her bir suç yönünden ayrı ayrı;
i) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
ii) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Sanık ...'in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

3. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 13.12.2022 tarihli ve 2022/10914 Esas, 2022/11389 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında hata hükümlerinin tartışılması, sanık ... hakkında da hata hükümlerinin uygulanması gerektiğinden bahisle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 29.05.2023 tarihli ve 2023/819 Esas, 2023/1084 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile;
Sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, sanıklar ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan tüm hükümlere ve sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile;
1) Sanıklar ... ve ... hakkında her bir suç yönünden ayrı ayrı;
a) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıksasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2) Sanık ...'in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A) Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Direnme kararının hukuka aykırı olduğu, Yargıtay’ın bozma kararına uyulması gerektiğine yöneliktir.

B) Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanması ve Yargıtay’ın bozma kararına uyulması gerektiğine yöneliktir.

C) Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Tevsi tahkikat taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu ve sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine yöneliktir.

III. GEREKÇE
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 13.12.2022 tarihli ve 2022/10914 Esas, 2022/11389 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında hata hükümlerinin tartışılması, sanık ... hakkında da hata hükümlerinin uygulanması gerektiğinden bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, bozma kararı sonrası Bölge Adliye Mahkemesinin direnme olarak belirttiği kararının gerekçesinde sanıklar hakkında hata hükümlerinin neden uygulanamayacağı yönünde ilk kararında bulunmayan yeni gerekçelere yer vermesi nedeniyle söz konusu kararın direnme mahiyetinde olmayıp, her bir sanık açısından yeni hüküm niteliği taşıdığı gözetilerek yapılan incelemede;
1. Yargıtay ilamında, sanık ... hakkında hata hükümlerinin uygulanması, sanıklar ... ve ... hakkında ise hata hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılması gerektiğinden bahisle bozma kararı verildiği ancak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanık ... için bozma niteliğine göre ayrı bir gerekçe, diğer sanıklar ... ve ... için de yine bozma niteliğine göre ayrı gerekçeler yazması gerekirken ... ve ... isimli sanıkların adlarını karıştırarak ... için hata hükümlerini uygulanmaması gerekçesini belirtirken, sanıklar ... ve ... için hata hükümlerini tartışarak bu sanıklar yönünden de hata hükümlerini uygulamama gerekçesini yazarak sanıklar ... ve ... hakkındaki gerekçeleri karıştırması,
2. İlk Derece Mahkemesinin yargılaması sırasında 10.03.2016 tarihli celsede mağdurenin ifadesi sırasında hazır bulunan psikolog bilirkişinin, mağdurenin fiziki görünümüyle alakalı olarak "Mağdurenin görünümü, kilo alması ve saçını boyatması nedeniyle yaşından 1 yaş kadar büyük gözükmektedir" şeklindeki tespiti de göz önünde bulundurularak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı olarak yapılan yargılamaya mağdurenin bizzat çağrılarak mahkeme heyeti tarafından mağdurenin fiziki görününüşüyle alakalı bir tespit yapılmasından sonra sanıklar hakkında hata hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken eksik kovuşturma sonucu hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 29.05.2023 tarihli ve 2023/819 Esas, 2023/1084 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2024 tarihinde karar verildi.